Siyaset Viyana'da kaset savaşları hükümeti vurdu: Türk toplumu tedirgin

Viyana’da kaset savaşları hükümeti vurdu: Türk toplumu tedirgin

Rus bir yatırımcıyla gizli pazarlık görüntüleri ortaya çıkan aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi'nin (FPÖ) Genel Başkanı Heinz-Christian Strache siyaset sahnesini karıştırdı. Avusturya Türk Kültür Cemiyeti Başkanı Birol Kılıç: Viyana'daki hükümet böyle gitmez, Türk toplumu ise kendi din bezirgânlarına karşı dikkatli olmalı...

Siyasette “kaset savaşları”, daha masum boyutlarıyla da olsa, Avrupa siyasetini vurmaya başladı. Türkiye’deki AKP-FETÖ pazarlıklarından çok daha hafif ölçüleriyle kamuoyuna sızan bir görüşme, Avusturya’da hükümeti canevinden vurdu.

24 Temmuz 2017’de İspanya’nın İbiza adasında gerçekleştiği belirtilen gizli bir görüşmenin kayıtlarına göre, Rus bir yatırımcıya seçimlerde maddi yardımda bulunması karşılığında kamu ihalelerinde kolaylık sağlama sözü verdiği ileri sürülen Başbakan Yardımcısı Heinz-Christian Strache ile Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz’un yollarını ayıracakları ortaya çıktı. Viyana’da çalışmalarını sürdüren Avusturya Türk Kültür Cemiyeti Başkanı ve yayıncı-yazar Birol Kılıç, olay duyulur duyulmaz HALKWEB.EU’ya yaptığı değerlendirmede, Viyana’daki siyasal depremin önemli sonuçları olacağını, Sebastian Kurz başkanlığındaki koalisyon hükümetinin bu şekilde devam edemeyeceğini ileri sürdü.

MEDYANIN ROLÜ

İddiayı gündeme taşıyan haftalık Spiegel dergisi ile Süddeutsche Zeitung, Rus asıllı olduğu bildirilen kadın yatırımcı ile sağ popülist siyasetçi Strache’nin “pazarlık” görüşmesinin gizli çekimle videoya kaydedildiğini duyurduğu haberleirn ardından Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz’un koalisyon ortağı FPÖ Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Heinz-Christian Strache ile işbirliğine devam etmeme kararı aldığı öne sürüldü.

Aşırı sağcı FPÖ’nün Genel Başkanı Strache, 2017 yılında yapılan bir gizli çekimde, bir Rus milyarderin yeğeni olduğunu iddia eden kadına, “kamu ihalelelerinde kolaylıklar sağlayabileceğini” belirtiyor. Videonun yayınlanmasının ardından bir açıklamada bulunan Strache, İspanya’nın İbiza adasındaki bir villada gerçekleşen buluşmanın rahat ve neşeli bir tatil atmosferinde yapıldığını, alkol de alındığını ve karşı tarafa Avusturya hukuk düzenine bağlı kalınması gerektiğini defalarca dile getirdiğini öne sürdü.

“YAKIN TARİHİN EN BÜYÜK SKANDALI”

Avusturya’daki muhalefet partileri ise Strache’nin gizlice çekilen video görüntülerini “skandal” olarak nitelendirdi. Avusturya Sosyal Demokrat Partisi (SPÖ) olayın, Avusturya yakın tarihinin en büyük skandalı olduğu açıklamasını yaptı. Yeni Avusturya ve Liberal Forum’dan (Neos) ise yaşananların ardından erken seçime gitmenin kaçınılmaz olduğu açıklaması geldi.

DW Türkçe’nin konuyla ilgili haberine göre, Alman Der Spiegel dergisi ile Süddeutsche Zeitung’un gündeme getirdiği video görüntülerinde, Heinz-Christian Strache ve kendi partisinden yakın çalışma arkadaşı Johann Gudenus, Avusturya’ya 250 bin avroluk yatırım yapma vaadinde bulunan ve bunun “kara para” olabileceğini birkaç kez dile getiren bir kadına, karşılığında kamu ihalelerinde yardım vaadinde bulunuyor. Görüntülerde ayrıca, Avusturya’nın yüksek tirajlı gazetelerinden Kronen Zeitung’un, parlamento seçimlerinden üç hafta önce Rus yatırımcı tarafından satın alınması ve bu gazetenin desteği ile FPÖ’nün birinci sıraya taşınması halinde Strache’nin “Her şey hakkında konuşabiliriz” ifadesi de dikkat çekiyor.

BİROL KILIÇ: DURUM VAHİM AMA…

Avusturya Türk Kültür Cemiyeti Başkanı ve 20 yılı aşkın bir süredir Viyana’da aylık Yeni Vatan gazetesini yayımlayan Birol Kılıç, gelişmeleri sıcağı sıcağına HALKWEB.EU için yorumladı.

– Siz Viyana’daki bu küçük lağım kanalı patlamasını, Strache skandalını yani, nasıl görüyorsunuz? Gelişmeleri değerlendirebilir misiniz? 

BİROL KILIÇ – Bu skandal Strache´nin tüm görevlerinden istifası ile ya hükümetin yıkılıp yeniden seçimlere gidilmesine neden olacaktır ya da FPÖ Başkan Yardımcısı Hofer’in FPÖ’nün başına gelmesi ile devam edecektir.  Avusturya, cuma akşamı saat 6’dan itibaren tüm siyaset sınıfı ve medya başta olmak üzere, görülmemiş bir şok yaşıyor. Hayat adeta durdu. Basbakan Kurz’un yeniden seçimlere gidilirse yüzde 40’lara yakın oy alması ve hükümeti yeniden, ancak bu kez oy oranı yüzde 10’lara düşmüş, zayıflamış bir FPÖ ile kurması muhtemel. Ama ters tepki gösterme ihtimali var. “Tüm Avusturya’yı FPÖ ile hükümet kurarak dünyaya rezil ettin, sen nasıl devlet adamısın?” diyerek, Avusturya halkı Kurz’a ve takımına ceza kesip oy vermeyebilir. Artı, FPÖ lideri ve Başbakan Yardımcısı Strache’nin de, koalisyon ortaklığı yaptığı Başbakan Kurz hakkında hoş olmayan hikâyeler anlatması, dikkat çekici.

– Sadece Avusturya değil, tüm AB’de benzer bir gelişme yok değil mi? Avrupa siyaseti böyle pazarlıkların üzerinde mi yükseliyor? 

BİROL KILIÇ – Bu FPÖ, Avrupa’daki tüm popülist, aşırı sağcı partiler içinde son 30 yılın en tecrübeli popülist partisidir. İbiza’da Strache’yi tuzağa düşürenler Ruslar değil. Ama “İbiza’da böyle bir tuzağa düşmeleri, FPÖ’nün bu iki liderinin aslında tuhaf ve mesafesiz bir Rusya seviciliği ve hayranlığının sonucudur” desek yanlış olmaz. Konuştukları konular ve ifade tarzlarının ortaya çıkması popülist partilerin dilini ve olaylara bakışını göstermesi açısından aslında tüm AB’deki partilere oldukça sert bir şamar.

Avrupa siyaseti böyle pazarlıkların üzerinde yükselmiyor, ama Avrupa Birliği oturmuş ve kurumsallaşmış bir siyasi kurum değil. AB’nin zayıflaması için maddi ve manevi her yönde AB içinde popülist partilere son yıllarda açık ve seçik destek veren iki lider var: ABD Başkanı Trump ve Rusya Başkanı Putin. AB ile bu kadar ekonomik, siyasi, tarihi ve medeni olarak ilişkisi olan iki büyük süper gücün, AB’yi kendi değerleri olan eşitlik, barış ve kardeşlik projesi üzerinden zayıflatmak istemesinin sebebini, sonuçlarını ve yine bu sonuçların vesile olacağı sebepleri iyi analiz etmek gerek. AB’nin içindeki yönetici siyasiler, milletvekilleri ve bürokratları bana göre oldukca zayıf, korumasız ve çok bilmiş bir “küstahlık modundalar”. Başları dertte, hâlâ daha ne oldum delisi bir siyaset içindeler. Sorun büyük, ama tedbirler az. O yüzden bu tür küstah pazarlıklar korkusuzca yapılıyor, çünkü AB’nin nimetlerinden yararlanmak, oy kazanmak ve AB’nin altını oymak, şu anda popülist partilerin ana siyaseti. 

AŞIRI SAĞ, SİSTEME İÇKİN

– Avusturya bir tür rol modeli aslında Almanya ve diğer AB ülkeleri için. Viyana’da büyük bir siyasi dönüşüm ortaya çıkabilir mi?

BİROL KILIÇ – Avusturya tüm AB ülkeleri için tarihi, çok dilli ve çok kültürlü imparatorluk geçmişi, Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında oynadığı roller ve akabinde de dünyada sosyal demokrasinin en önemli aktörlerinden biri olması ile çok özel bir ülke. Düşünebiliyor musunuz, hem Hitler bu ülkeden çıkmış hem de İsrail’i kuran siyasi siyonizmin babası Theoder Herzl. Avusturya, tüm bu acı savaşlara rağmen İkinci Dünya Savaşı’ndan ve özellikle de 1950´den itibaren ekonomi, demokrasi ve birçok alanda adeta devrim yapmış bir ülke; şu anda da AB’nin en zengin birkaç ülkesinden biri.

Bu ülke işte yangının küllerinden tekrar uyanırken 1960 yıllarında, Avusturya’da 400 bine yakın İkinci Dünya Savaşı’nda resmen Hitler’in Nazi Partisi NSDAP’ye üye olan ve orada aktif çalışmış insan vardı. Bunlar Avusturya’da çok az ceza aldı veya hayata cezasız, sorunsuz başlatıldı. Çünkü İkinci Dünya Savaşı sonrasında yetişmiş insan sorunu vardı. Bunlar siyasete, şaka değil, başta kısa adı SPÖ olan Avusturya Sosyal Demokratlarında ve Avusturya Hıristiyan Demokratlarında başlamışlar. Bu kişiler ayrıca kısa adı FPÖ olan aşırı sağcı partiyi kurmuşlar. Bu, Avrupa’da bir ilk. Ünlü sosyal demokrat Bruno Kreisky çoğunluğu kazanıp SPÖ iktidar olunca, bu FPÖ’nün hükümete dışarıdan destek vermesini sağlamıştı. Vatansever Bruno Kreisky hâlâ sağ ve sol her kesimin en çok sevilen siyasetçisidir. Bu bir tesadüf değil herhalde. Avusturya sosyal demokrasisinin bu hale gelmesinde büyük emeği olan Kreisky, eski Nazilerin kurduğu parti olan FPÖ’yü 1970’den sonra iktidara bir biçimde ortak ederek onlara hayat öpücüğü vermiş ve bugüne kadar onların Avusturya içinde partileşmesine, ehlileşmesine ve sistemin içinde kontrollü, takiyeli bir yaşam sürmesine aracı olmuştur. “Atsan atamazsın, satsan satamazsın” derler ya, işte Avusturya’da böyle sağcı bir rüzgâr var ve birlikte yaşamak için böyle bir orta yol bulunmuş.

– Peki, bu yeni durumdan ne çıkacak?

BİROL KILIÇ – Bu anlamda, Viyana’dan böyle büyük siyasi dönüşüm çıkmaz. En fazla çıkacağı, bir ÖVP-SPÖ koalisyon hükümetidir. Bayatlamış, birbirlerinden hoşlanmayan bu iki parti, 50 yıl birlikte yönetti. Ama muhalefette kalan FPÖ hep güçlendi. Çünkü SPÖ-ÖVP hükümet sistemi içinde büyük reformlar yapılamıyor. O yüzden son hükümet ÖVP ve FPÖ, “kazan-kazandır” diyerek birbirlerine mal bulmus mağribi gibi sarıldılar. Eleştirilen, ama önemli kanunlara ve reformlara kendi çaplarında son bir yılda imza atmaya başladılar. Ama Başbakan Kurz kesinlikle FPÖ lideri Strache ile bundan sonra bu hükümeti götürmez. Ya genel seçime gidilir ya da FPÖ lideri Strache çekilerek yerine mesela şu anda Ulaştırma Bakanı olan Hofer gelir ve yola öyle devam edilir. 

TÜRK TOPLUMU VE “DİN HOLDİNG A.Ş”LER

– Peki, Avusturya’da yaşayan 300 bin Türkiye kökenli insanı yeni dönemde neler bekliyor? 

BİROL KILIÇ – Bu 300 bin Türkiye kökenli insanın hepsi bir değil. Bin türlü yaşam tarzı var bu toplumda. Modern, liberal, çoğulculuğu ve demokrasiyi içsellestirmis ve Avusturya’nın aslında zor olmayan gelenek göreneklerini öğrenmiş çoğunluk Türkiye göçmenlerinin hangi kökenden olursa olsun Avusturya’da sorunu yok. Avusturya halkının da hepsi sağcı, Türk ve Müslüman düşmanı değil. Bu havanın esmesinde, aslında Türkiye’deki muhafazakâr partilerin Avusturya’da partileşmiş olması, ama adına dernek, federasyon, tarikat, cami veya cem evi vs. diyerek Türkiye’deki muhafazakârların yaşamının bile gerisinde kalması etkili. Buradaki insanlarımızın,  aslında dünyada Müslümanlığın en güzelinin yaşadığı modern Türkiye Cumhuriyeti’nin evlatlarının, devamlı bir biçimde uyum, entegrasyon konusuna ana tema olması, işte bu kesimin oluşturduğu siyaset-bürokrasi-ticaret-medya çemberi, ahlaktan yoksun mafya sistemini Avusturya’da kurmuş olması…

Oysa din ile Allah diyerek ticaret ve siyaset yapanlara “din bezirgânı” denir ve Kuran-ı Kerim bunu kesinlikle yasaklıyor. Hatta Lokman süresi 33. Ayeti ile şöyle uyarıyor: “Aman o yaman aldatıcı seni Allah diyerek aldatmasın.” İşte Avusturya’da, Almanya’da olduğu gibi, hatta oradan çok ama çok daha kurumsallaşmış, din istismarıyla adeta holdingleşmiş kişi, kurum ve kuruluşlar var. İşte bu özünde Allah’ın ve Peygamber’in adını kullanarak din bezirgânlığı yapan “Din Holding A.Ş”ler oldukça, karşılarında onlara saldırarak büyüyecek FPÖ de olacaktır. Günümüzde en büyük sorun mescitlerin Allah rızası için değil, ticaret, siyaset  ve mevki makam sahibi olmak için kullanılarak sözde idrislik ve özünde iblislik, yani zulüm yapılmasıdır. Zulüm belli ise zalimler de bellidir. Ama DİN HOLDİNG A.Ş her yere el atmış durumdadır.

Unutmayalım, FPÖ lideri, yüzde 25’lerden yüzde 5’lere kadar düşen partisini, tekrar yüzde 25’lere Müslümanlara karşı ayrım yapmadan “Siyasi İslam’a karşıyız” diyerek, işte bu zalimlerin zulmü nedeniyle çıkarabildi. Bir kesim Müslümanların bu “Din Holding A.Ş”leri,  tüm şimşekleri  Avusturya’daki tüm Müslümanların üzerine çekiyor.

FPÖ vurdukça kazanıyor ve dünyanın en basit ve kârlı işi olan “Din Holding A.Ş” ise, FPÖ aslında onlara vururken tüm Müslümanlara ayrım yapmadan vurmuş olduğu için, kurumsallaşıyor. Olan, sayısı 800 yüz bine yaklaşan Müslümanlarının tümüne oluyor ve Avusturya’nın iç barışına zeval geliyor. Tüm Müslümanların temsilcisiymiş gibi hareket eden “DİN HOLDİNG A.Ş” mensuplarının, herkesi susturarak “Sadece biz, Müslümanlar adına Avusturya’da konuşuruz” demesi, sorunun temelini oluşturuyor. Çok seslilik yok. Bir yangın ortamı var aslında…  Yangın içinde zalim ve zulmün ortada olduğu bir ortam. Ama kimin itfaiye kimin kundakçı olduğu, bu göz boyamalar nedeniyle ortaya çıkamıyor. Bizim bunun için Avusturya’da aklımızı, vicdanlarımızı çalıştırıp sakin bir şekilde toplum için barışçı değerler üretmemiz ve “her şeyin daha iyi olacağına” da inanmamız gerek.  

HALKWEB  – VİYANA

Popüler Haberler

Türkiye’nin tek antika traktör fotoğrafları koleksiyonu satılıyor

Hüseyin Çiloğlu çocuklarının eğitim masraflarına çözün bulmak amacıyla ömrünü adadığı ve emek emek oluşturduğu Türkiye’nin tek antika traktör fotoğrafları koleksiyonunu satışa çıkarmak zorunda kaldı. Fotoğraf ustası, Avrupalı Türklere de arşivinin satışını duyurdu.

Berlin Duvarı’nda bir krallıktı: “Osman Amca’nın Kulübesi

Bir dönem filme çekilmesi de düşünülen bir olaydı Osman Amca’nın Kulübesi. Berlin Duvarı’nın bir parçasıydı ve bir tür krallıktı aslında. Berlin’de yaşayan tiyatrocu-yazar Yalçın Baykul, kıvrak üslubuyla bu kulübenin öyküsünü ve başkahramanını yazdı.

Maske yok, test yok: Almanya’da Türk inşaat işçileri koronaya yakalandı

Salgın döneminde “Stuttgart 21” şantiyelerinde çalışan ve Türkiye’den getirilen 6 inşaat işçisinin koronavirüse yakalandığı haberi Almanya’da ortalığı karıştırdı. Türk inşaat firması ERFA bünyesinde çalışan 6 Türk işçide koronovirüsü tespit edilirken, ikisi hastaneye kaldırıldı. 4’ü ise barınma yerlerinde iki hafta tutulacak.

Avrupa Türk Futbol Federasyonu: Tartışmalı bir yeniden doğum

Nisan ayında kurulan Avrupa Türk Futbol Federasyonu (ATFF) ile ilgili ilk tepki Avrupa’da tam 42 yıl boyunca TFF Almanya Sorumluluğunu yürüten Erol Koloğlu’ndan geldi.

Almanya’da dönere “face lifting” yapıldı

Almanyalı Türklerin göç hikâyesi ile birlikte ülkeye giren ve bugün “fast food” yiyecekler içinde krallığını ilan eden döner de çağa ayak uydurdu. Zaddy’s markasıyla Kaplan damgalı “modern döner” dünyaya açılıyor.

Tüm Haberler

Alman milliyetçilerin işçi sınıfından destek alma hesapları: Sağ popülistler sendika binasını işgal etti

Sağcı eylemcilerin Alman Sendikalar Birliği sendika işgali, yeni soru işaretlerine neden oldu. Polis binaya izinsiz giren 5 milliyetçi eylemciyi itfaiye ekiplerinin yardımı ile aşağıya indirdi ve gözaltına aldı.
dd

Avusturya fena karıştı: “Büyükelçi Ozan Ceyhun Hıristiyanları aşağıladı” iddiası

Avusturya Büyükelçisi Ozan Ceyhun'un AKP destekli Ramazan toplantısında Hıristiyan ve Avusturya değerlerini rencide edici ifadelere yer verdiği iddiası Viyana'ya bir bomba gibi düştü. Açıklama için Uyum Bakanlığına davet edilen “eski solcu” Ceyhun, “Yanlış anlaşıldım” derken, konuşmanın videosunda yer alan ifadelerin kuşkuya yer bırakmadığı ileri sürüldü. 
dd

“Merkel farkı”: Almanya’nın koronavirüsle mücadelesinde kadınca yaklaşım etkili olmuş

Federal Almanya, uluslararası değerlendirmelere göre, koronavirüsle mücadelede başarılı ülkeler arasında yer alıyor. Berlin eyalet milletvekili Emine Demirbüken-Wegner bu başarının “bir kadın farkı” olarak görülmesini önerdi.
dd

AB’nin geleceği: İngilizlere göre Avrupa yeniden nasıl şekilleniyor?

Pandeminin, Avrupa Birliği’ni çözülmeye götürebileceğine dair bir  analiz İngiliz The Guardian gazetesinde yayınlandı. Çözülmenin  birden fazla adımdan oluşacağına dikkat çekilen değerlendirmede, Avrupa Birliği’nin yıkıcı darbeler alacağı belirtiliyor.  
dd

Stuttgart Başkonsolosu Öner: “Gençlerimiz 19 Mayıs ruhuyla her iki topluma da yarar sağlayacak”

Esslingen Nürtingen ve Çevresi Türk Okul Aile Birlikleri Derneği (Toab Ess/Nür) “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” kutlamaları çerçevesinde dijital şölene damgasını vurdu.
dd

Almanya’nın dört bir köşesinde Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okudular

Almanya’daki Türkiye kökenli gençler ülkenin dört bir yanında çektikleri videolarla özel bir 19 Mayıs kutlaması gerçekleştirdiler.
dd

Kabare ustası Muhsin Omurca: “Korona çağının ‘en komiği’ sağ popülistler”

Muhsin Omurca korona yasağı karşıtlarına  seslendi: “Koronanın ‘en komiği’ sağ popülistler ve komplo teoriciler. Ne kadar komik olduklarını bilseler bu işten iyi para kazanırlardı”
dd

Stuttgart korona gösterilerinin kalesine dönüştü: Polis ceza yağdırdı

Almanya'da kentlerde düzenlenen korona önlemlerini protesto gösterileri bir kez daha sağ popülistlerin ve komplo teoricilerin şovuna dönüştü. Haftalardır korona yasağı karşıtlarının eylemlerine sahne olan Stuttgart adeta salgın gösterilerinin kalesi durumunda. Polis kurallara uymayan eylemcilere ceza yağdırdı.
dd