Siyaset Mercedes Müzesi: Emeğin tarihine yolculuk

Mercedes Müzesi: Emeğin tarihine yolculuk

Stuttgart’ta yalnız Almanya’da değil bütün dünyada tanınan bir otomobil  fabrikası var. Şehir merkezinde dolaştığınızda bir biçimde bunu anlıyorsunuz. Ana tren garındaki kulenin tepesinde sürekli dönen kocaman Mercedes ambleminin dikkatinizi çekmemesi mümkün değil. Kamuya ait kurumlarda dağıtılan bildirilerde de Mercedes Müzesi öne çıkarılıyor.

2006 Mayıs’ında büyük bir törenle açılan Mercedes Müzesi, kısa bir sürede Stuttgart’ın en öne çıkan yerlerinde biri oldu.  Spiral şeklinde dizayn edilmiş 8 katlı müzenin 16 bin 500 metrekarelik sergi alanı var. Gruplar halinde asansörle yukarı çıkarken motor sesleriyle adeta büyüleniyorsunuz. Müze, her yıl 800 bin ile bir milyon arası ziyaretçiye ev sahipliği yapmakta.

ATLA YARIŞAN İNSAN

Çalıştırdığı on binlerce işçi sayesinde her yıl rekor kârlara imza atan Mercedes patronları müzenin konforu için bonkör davranmış. Kapıdan içeri adım atar atmaz bunu hissediyorsunuz. Sekizinci katta başlayan turda sizi kendine hayran bırakan içi dolgu ile doldurulmuş bir atla karşılaşıyorsunuz. Ve hemen atın ayakları arasına sığdırılmış  İmparator 2. Wilhelm’in “Ben atlara inanıyorum. Otomobil, geçici bir hevesten başka bir şey değil” sözüne gülmemek elde değil.

Dünyanın dört bir tarafından gelmiş insanlarla emeğin tarihine yolculuk başlıyor. Mağara insanından modern insana uzanan uzun bir yolculuk.

İlk otomobil, daha doğrusu ilk motorlu bisiklet de denebilir, 1885 yapımı bu araç 0.5 beygir gücünde. Sonra giderek gücü artan üç ve dört tekerlekli lüks paytonları çağrıştıran araçlar ile otomobilin tarihi gelişiminde  yukardan aşağıya adım adım yol alınıyor.

Müzede, Carl Benz, Gottlieb Daimlerve Wilhelm Maybachtarafında geliştirilen motorlu araçların gelişim seyrine göre dizayn edilmiş fotoğraf panolarında 1900’lü yıllarda işçi sınıfının ağır çalışma koşulları görülüyor.

ÖZGÜRLÜK VE EŞİTLİK İSTEYEN KADINLAR

Almanya’nın sömürge ülkelerdeki politikaları, Eyfel Kulesi’nin açılışı, röntgen filminin bulunuşu, seçim hakkı için yürüyüş yapan kadın panosu önünde durup koyu bir sohbete dalıyoruz. Kadınların bugün bulundukları noktaya gelebilmek için büyük bedeller ödemiş oldukları konusunda, mücadelenin hâlâ devam ettiği noktasında ortak fikre varıp yolumuza devam ediyoruz.

Einstein panosunu inceledikten sonra karşımıza ilk modern otomobil çıkıyor. 1902 yılında tüccar Emil Jellinek’in kızı Mercedes’in ismi marka olarak tescil edildiği bir başka panoda gösterilmiş.

Müzenin her katında değişik tarihlerde üretilmiş itfaiye arabası, otobüs, kamyon, taksi ve envai türden araçlar yüzlerce kişinin ilgi odağı.

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI VE EKİM DEVRİMİ

Silahlanmanın geldiği boyut ve patlak veren birinci emperyalist paylaşım savaşı. Hemen bir iki adım ötesinde tarihi konuşmasını yapan Lenin ve Ekim Devrimi’ni yansıtan, yanında 1920’lerde Amerika’daki alkol yasağı dönemi, eldeki balyoz ile koca viski varillerinin parçalanmasını gösteren fotoğraflar var.

Ve daha Birinci Dünya Savaşı’nın yaraları sarılmadan 1923’de fark edilmekte olan ekonomik krizin belirtileri; Bir litre sütün yalnızca 1500 mark olduğu okunduğunda kriz ve savaş daha iyi anlaşılıyor. Yaldızlı harflerle duvara Mercedes yazısı nakşedilmiş. Bu bölüm hayranlık uyandıran bir bölüm. Otomobillerin önünde fotoğraf çeken çekene.

FAŞİZMİN İKTİDAR YILLARI

Faşist propaganda aygıtları otomobil sektörünü sürekli kullanmıştı. Hitler’in büyük bir kalabalığa konuşma yaptığı miting fotoğrafını gösteren panoda 1936’lardan itibaren fabrikaların nasıl silah üreten yerlere dönüştüğü izah ediliyor. İşsizliğin en üst boyutlarda olduğu bu yıllarda Hitler otomobil tekelleri ve kendi gelecek planları için görülmedik biçimde yol yapımını başlatır. Mercedes sembolleri de artık faşizm sembolü ile iç içe geçmiştir. Bunu gösteren objeler azımsanmayacak kadar yoğun sergilenmiş.

Charlie Chaplin’nin “Modern Zamanlar” filmi çalışmaları, toplama kamplarından belgeler, Normandiya Çıkarması ve daha nice konuları müzede bulmak mümkün.

MİSAFİR İŞÇİLER

Faşizm yenilmiş İkinci Dünya Savaşı sona ermiştir. Şimdi yaraları sarma zamanı. Alman sermayesinin  ucuz iş gücüne ihtiyacı var. 1955’te İtalya, peşinden Yugoslavya, Yunanistan ve Ekim 1961’de Türkiye’den binlerce işçinin Münih üzerinden otobüslerle getirilişi… 1970’lerde Mercedes’te çalışan her dört işçiden biri “misafir” işçidir.

İşyeri işçi temsilciliği seçim göstergeleri, altı dilde yayınlanmış dikkat uyarı afişleri ve gazete haberlerine baktıkça zamanın nasıl aktığını fark etmiyorsunuz.

1964’te dünya boks şampiyonu olan Muhammed Ali Clay, 1968 gençlik hareketi ve ilk aya çıkış panoları. 1973 dünya petrol krizi, 1977 RAF eylemleri, sıkılı yumruğu ile özgürlüğü kazanan Mandela… Sanki Mercedes müzesi değil emeğin tarihi müzesinde geziniyoruz.

UÇAKLA YARIŞAN OTOMOBİLLER

Yukardan aşağıya inerken zaman su gibi akıyor. Bir de bakmışsınız ki iki saatten fazla geçmiş. Son durağa yani birinci kata gelindiğinde burada sürat otomobilleri ve büyük araçlar sergileniyor.

Uçakla yarışabilecek ve hızı 600 kilometreyi bulan otomobilin zarafeti sizi kendine hayran bırakıyor. Mercedes’in tarihi gerçekten çok etkileyici. Ancak insan sormadan edemiyor: On binlerce işçinin gece gündüz çalıştığı Mercedes’in yıldızı dünyanın her yerinde parıldıyor, ama kimlerin sayesinde?

Bad Cannstatt’ta bulunan müze günün her saatinde oldukça yoğun ilgi görüyor. Mercedes’in hava, kara ve denizler için ürettiği tüm ürünlerden örnekler görmek mümkün.

İnsan yaklaşık üç saatlik ziyaretin sonunda kolektif emeğin üretkenliğinin güzelliklerini ve sonuçlarını görebiliyor.

ALİ ÇARMAN – STUTTGART

Popüler Haberler

Memet Kılıç ZDF’e konuştu: “Demokratik kesim sesini gür çıkarmalı”

Avrupa’daki ırkçı terör tehlikesinin boyutlarını tüm çıplaklığıyla ortaya koyan Hanau’daki katliama ilişkin konuşan Birlik’90/Yeşiller Partili politikacı Memet Kılıç Almanya’daki toplumun geniş kısmını oluşturan demokratik kesimlerinin seslerini çok daha güçlü çıkarmakla yükümlü olduğunu dile getirdi.

Sosyalist yazarın sağcı oğlu: Ozan Ceyhun Avusturya Büyükelçisi oldu

12 Eylül'de arananlar listesinde yer alan ve darbeden bir süre sonra Viyana'ya kaçmayı başaran Ozan Ceyhun, uzun yıllar “Alman solunda” faaliyet gösterip Avrupa Parlamentosu'nda görev yaptıktan sonra AKP'li oldu ve sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Avusturya Büyükelçiliğine atandı.

“Göç ve Sömürü” etkinliği 23 Şubat’ta Münih’te

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Münih Birimi tarafından düzenlenen bir gecede, Türkiye e benzeri ülkelerden Federal Almanya'ya emek göçünün çeşitli alanlardaki sonuçları tartışmaya açılacak. Özellikle beyin göçünün yaratacağı “çoklu travmalar” büyüteç altına alınacak.

Başarılı “Gymnasium“ öğrencileri bu yıl da ödüllendirilecek

Stuttgart Başkonsolosluğu, Türk toplumunun eğitimine verdiği önemi vurgulamak ve lise (Gymnasium) düzeyinde eğitime ilgiyi teşvik etmek için her yıl “bir kız ve bir erkek öğrenci”yi ödüllendiriyor.

Sosyal medyada bu karikatür dolaşıyor: “Atatürk ayakkabılı Erdoğan”

Almanya’da Twitter, WhatsApp ve Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinden, ayağına bol gelen Atatürk ayakkabıları ile aynaya bakan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karikatürü dolaşıyor.

Tüm Haberler

Sosyalist yazarın sağcı oğlu: Ozan Ceyhun Avusturya Büyükelçisi oldu

12 Eylül'de arananlar listesinde yer alan ve darbeden bir süre sonra Viyana'ya kaçmayı başaran Ozan Ceyhun, uzun yıllar “Alman solunda” faaliyet gösterip Avrupa Parlamentosu'nda görev yaptıktan sonra AKP'li oldu ve sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Avusturya Büyükelçiliğine atandı.
dd

Memet Kılıç ZDF’e konuştu: “Demokratik kesim sesini gür çıkarmalı”

Avrupa’daki ırkçı terör tehlikesinin boyutlarını tüm çıplaklığıyla ortaya koyan Hanau’daki katliama ilişkin konuşan Birlik’90/Yeşiller Partili politikacı Memet Kılıç Almanya’daki toplumun geniş kısmını oluşturan demokratik kesimlerinin seslerini çok daha güçlü çıkarmakla yükümlü olduğunu dile getirdi.
dd

Katliamın ardından Avrupalı Türk gazeteciler tek ses: Susarsak sıra hepimize gelecek

Almanya'nın Hanau kentinde bir nargile bara saldırı düzenlenmiş saldırıda en az 9 kişi hayatını kaybetti. Aşırı sağcıların düzenlediği saldırıda ölenlerin beşi Türk kökenli. Alman yetkililer saldırı ırkçı bir terör saldırısı olarak niteledi.  Avrupa'da yaşayan Türk gazeteciler de saldırıyı ortak bir metinle kınadı. 
dd

Federal Almanya Cumhurbaşkanı ırkçı saldırıyı “terör eylemi” olarak tanımladı

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier Hanau'daki saldırı nedeniyle endişe içinde olduğunu belirtirken, “Irkçı nefretin tehdidi altında olan insanların yanındayım” dedi.
dd

Uluslararası Berlin Film Festivali başlıyor: Berlinale Türkiyesiz

Uluslararası Berlin Film Festivali 70'inci kez bugün başlıyor. Festivalin açılış filmi Philippe Falardeau imzalı “My Salinger Year” olacak. Festivalde bu yıl Türkiye'den film yer almıyor.
dd

Avrupa’dan Hanau taziyesi: “Birlikte yas tutuyoruz”

Almanya'nın Hanau kentinde 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırıya ilişkin Avrupa Birliği’nden de taziye açıklamaları geldi.
dd

Almanya’da “tehlikeli” aşırı sağcı sayısı katlanarak arttı: Berlin çare arıyor

Almanya’da tehlike arz eden aşırı sağcıların sayısındaki artış endişe verici boyut alıyor. Sayının 2012 yılından bu yana beş kat arttığı bildiriliyor.
dd

Almanya’da ırkçı katliam: Göçmenler kadar Berlin de panikte

Almanya’nın Hanau kentinde daha çok yabancıların gittiği iki nargile bara düzenlenen silahlı saldırıda 9 kişi hayatını kaybetti. Saldırının faili olduğu tahmin edilen kişi evinde annesi ile birlikte ölü olarak bulundu. Saldırganın radikal sağcı olduğu yolundaki tahminler, kesinleşirken, soruşturmayı Federal Başsavcılık üstlendi.
dd

Almanya’da ırkçı partiye işçiler tepki gösteriyor: “Faşistlerle işbirliğine hayır”

Federal Almanya'nın özellikle doğu eyaletlerinde sıçramalı bir büyüme gösteren aşırı sağcı AfD'ye karşı tepkiler işçiler tarafından sokağa taşındı.
dd