Siyaset Libya zirvesi: Barış umudu Berlin’de yarım kaldı

Libya zirvesi: Barış umudu Berlin’de yarım kaldı

Berlin’deki Libya Konferansı’na katılan ülkeler sağlanan anlaşmadan memnun, ancak temkinli. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Berlin’den ayrılırken hâlâ yanıt bekleyen çok sayıda soru olduğunu söyledi. 

Berlin’de pazar günü düzenlenen Libya Konferansı’nın katılımcılarından ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Berlinden ayrılmadan önce konferansta elde edilen sonuçları değerlendirdi. DW Türkçe’nin haberine göre konferansın iç savaşın devam ettiği Libya’da gelecekte daha az şiddet yaşanacağını gösterdiğini söyleyen Pompeo, ateşkes sağlanması yönünde ilerleme kaydedildiğini, ancak ülkedeki durumun iyi ve etkin bir şekilde nasıl gözleneceği de dahil olmak üzere hâlâ yanıt bekleyen çok sayıda soru olduğunu dile getirdi. 

“Hâlâ yapılacak çok iş var. Libya, karmaşık bir çatışma alanı” diyen Pompeo, Libya Konferansı’nın en azından gelecekte daha az silah sisteminin ve daha az silahlı birliğin ülkeye ulaşmasına katkı sağladığını ifade etti. Pompeo, konferans katılımcılarının siyasi çözüm arzusu gösterdiklerine dikkat çekti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da konferans sonuçlarına ilişkin umutlu konuşmadı. Libya’daki çatışma tarafları arasında “ciddi” bir diyaloğun sağlanamadığını belirten Lavrov, “Taraflar arasında ciddi ve kalıcı bir diyalog sağlamayı henüz başaramadığımız açık” şeklinde konuştu. Berlin’den ayrılmadan önce konferans sonuçlarını değerlendiren Lavrov, tarafların en azından ileriye doğru “küçük bir adım” attığını ve konferansın bu nedenle “çok faydalı” olduğunu belirtti.

Katılımcı ülkelerden biri olan Türkiye’den konferansa ilgili ilk değerlendirme Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’dan geldi. “Berlin Zirvesi’nin Libya’daki çatışmaların durması ve siyasi çözümün önemli bir fırsatı” olduğunu ifade eden Kalın, Türkiye’nin “vekalet savaşlarına karşı yapıcı ve barışçıl çözüm politikasını” sürdüreceğini ifade etti. 

AB: KATKIDA BULUNABİLİRİZ

Avrupa Komisyonu ise Libya Konferansı’nın sonuç bildirgesini “ileri doğru önemli bir adım” şeklinde değerlendirdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Komisyon’un Dış İlişkiler Sorumlusu Josep Borell tarafından yapılan ortak açıklamada, konferansın “Libya krizinin bu belirleyici döneminde” bölgesel ve uluslararası aktörleri bir masa etrafında topladığına işaret edildi. Libya’da barış sürecinin başlatılması gerektiği vurgulanan açıklamada, konferansta önemli bir adım atılmış olmasına rağmen hâlâ yapılacak çok iş olduğuna da işaret edildi.

Açıklamada Avrupa Birliği’nin sürecin devamında önemli bir rol üstlenebileceğini de vurgulayan von der Leyen ve Borell, Avrupa Birliği’nin ateşkesin gözlemlenmesi ve silah ambargosuna uyulması konusunda katkıda bulunabileceğini kaydetti. Açıklamada, AB’nin somut olarak nasıl bir katkıda bulunabileceği ve Berlin’de sağlanan anlaşmanın hayata geçirilmesinin bugün Brüksel’de düzenlenecek olan AB dışişleri bakanları toplantısında ele alınacağı belirtildi.

Konferansın ev sahibi Almanya’nın Dışişleri Bakanı Heiko Maas da Alman ZDF kanalına toplantıdan hemen sonra yaptığı değerlendirmede, sağlanan anlaşmanın silahlı çatışmaların sona erebileceğini ve siyasi bir barış sürecinin başlayabileceğini gösterdiğini kaydetti. “Konferansa katılan herkes, askeri bir çözümün olmaması gerektiği ve bu savaşın bitmesinin herkesin çıkarına olduğu konusunda hemfikir” şeklinde konuşan Maas, ateşkesin gözlemlenmesi için şimdilik askeri bir misyon düşünülmediğini, ancak durumun takip edildiğini ve konunun tartışıldığını sözlerine ekledi.

BERLİN’DE SAĞLANAN ANLAŞMA 

Berlin’de pazar günü düzenlenen ve 12 ülkenin üst düzey temsilcilerinin katıldığı Libya Konferansı’nda Libya’ya silah sevkıyatının durdurulması ve başka ülkelerin Libya’nın içişlerine müdahale etmeyi sonlandırması konusunda anlaşma sağlandı. Konferansta sağlanan anlaşma uyarınca ayrıca Şşubat ayından itibaren de bir devam süreci başlatılması ve şu anda geçerli olan ateşkesin kalıcı bir ateşkese dönüştürülmesi hedefleniyor.

Libya’da çatışan taraflar Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi’nin destekçisi General Halife Hafter ve Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümetinin başbakanı Fayiz es-Serrac da hafta sonu Berlin’e davet edilmişti. Ancak Hafter ve Serrac’ın konferansın katılımcıları arasında yer almadığını söyleyen ev sahibi Almanya Başkabakanı Angela Merkel, Hafter ve Serrac ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi.

HALKWEB – BERLİN

Popüler Haberler

Bircan Pınar göğsümüzü kabarttı: Ancak Ankara başarıya ilgisiz

Kick Boks Dünya Şampiyonu Bircan Dilber Pınar'ın başarısına Türkiye’nin kayıtsız kaldığı iddia edildi. Genç sporcuyu Türkiye'den kimsenin aramaması eleştirildi.

Kriz Berlin’inde “İslam oyunları”: AfD’nin DİTİB talebi gerginliği kışkırtma amaçlı

Almanya'da beklenmedik krizler yaşanıyor. Faşizan niteliği her geçen gün daha da belirginleşen AfD, bu kez DİTİB üzerinden İslam korkusunu kışkırtıcı bir yeni atakla ortamı gerginleştirmeyi hedefliyor.

Başkonsolos Erkan Öner: “Göçmen kadın girişimcilerin birleşmesi bize güç katar”

Stuttgart Başkonsolosu Erkan Öner Almanya’daki göçmen özellikle de Türkiye kökenli kadın girişimcilerin dayanışma içine girmesinin cesaretlendirici ve önemli bir adım olduğuna dikkat çekti.

Linç kültürü: Can Dündar ve Barbaros Şansal tartışıyor

Özgürüz Radyo kültür etkinlikleri kapsamında 10 Aralık’ta Berlin'de “Tan Gazetesi Baskını” belgeseli ardından Can Dündar ve Barbaros Şansal “linç kültürü” üzerine tartışacak.

Güldür Güldür Show Avrupa turnesine hazır

Show TV ekranlarında yayınlanan komedi programı Güldür Güldür Show 10 Kasım 14 Şubat tarihleri arasında Avrupa’nın çeşitli kentlerinde seyirci ile buluşacak.

Tüm Haberler

“Göç ve Sömürü” etkinliği 23 Şubat’ta Münih’te

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Münih Birimi tarafından düzenlenen bir gecede, Türkiye e benzeri ülkelerden Federal Almanya'ya emek göçünün çeşitli alanlardaki sonuçları tartışmaya açılacak. Özellikle beyin göçünün yaratacağı “çoklu travmalar” büyüteç altına alınacak.
dd

Bir kimlik arayışı: “Eski Müslüman”, eşcinsel ve ateist, liberal FDP’ye katılırsa…

Çağın kutuplaşma hastalığına yakalanan Almanya'da kimlik bunalımı yaşanıyor. Alman siyasi arenasında bütün “kıpırdamaz” denilen taşlar yerinden oynuyor. Ara çözümlerle bu nefret ve birbirine düşmanlık sona erecek gibi de görünmüyor. Ali Utlu olayı böyle bir örnek mi?
dd

Kriz Berlin’inde “İslam oyunları”: AfD’nin DİTİB talebi gerginliği kışkırtma amaçlı

Almanya'da beklenmedik krizler yaşanıyor. Faşizan niteliği her geçen gün daha da belirginleşen AfD, bu kez DİTİB üzerinden İslam korkusunu kışkırtıcı bir yeni atakla ortamı gerginleştirmeyi hedefliyor.
dd

Berlin’de siyaset sahnesi fena karıştı: Yeşiller ve AfD Almanya’nın yeni kitle partileri mi?

Almanya, Annegret Kramp-Karrenbauer’in Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanlığı’ndan istifası sonrasında partinin izleyeceği stratejiyi konuşuyor. CDU ve SPD'deki erime tehlikeli boyutlarda.
dd

Veda ve hüzün: Usta gazeteci Mehmet Aktan’ı son yolculuğuna meslektaşları uğurladı

Federal Almanya’da 1970’li yıllardan itibaren özellikle radyo alanında yoğun bir uğraş veren Dr. Mehmet Aktan’ın cenazesi, toprağa verilmek üzere Köln’den Türkiye’ye uğurlandı.
dd

Türkiye dahil 100’den fazla ülkeyi izlemişler: BND ve CIA imzalı skandal

Almanya'nın dış istihbarat servisi BND ve Amerikan istihbaratı CIA'in ortaklaşa 100'den fazla ülkede hükümetlerin şifreli haberleşmelerini yıllarca izlediği ortaya çıktı. Bu ülkeler arasında Türkiye de var.
dd

Batı’da da kısıtlı özgürlük: Alman akademisyenler hoşgörüsüzlükten şikayetçi

Yapılan bir ankete göre Federal Almanya'da birçok öğretim görevlisi üniversitelerdeki ortamı bilim özgürlüğü açısından kısıtlayıcı ve hoşgörüsüz buluyor.
dd

40 yıllık deneyim: Dost-Der kongresinde işçi sorunları tartışıldı

Türkiye kökenli çalışanların geleceklerini artık tamamen Almanya'da gördüğü, ancak bu insanların Türkiye konusundaki duyarlılıklarının da derinleştiği Bad Cannstatt'ta bir kez daha vurgulandı.
dd

Ankara-Berlin bağları: Beraber yürüdüler, beraber mi bırakacaklar?

Nüfusları hemen hemen eşit iki büyük ülkedeki siyaset kazanları kaynama noktasını çoktan aştı. Türkiye'nin başı ekonomik açıklarla dertteyken Almanya ürettiği korkunç boyutlardaki ekonomik fazlayı ne yapacağını bilemiyor. Bu iki ülkenin liderleri, Erdoğan ile Merkel'in birbirine yakın tarihlerde çıktıkları siyaset sahnesinin en üst basamaklarından yine birbirine yakın tarihlerde ve “palas pandıras” çekilecekleri anlaşılıyor.
dd