Siyaset Kriz Berlin'inde “İslam oyunları”: AfD'nin DİTİB talebi gerginliği kışkırtma amaçlı

Kriz Berlin’inde “İslam oyunları”: AfD’nin DİTİB talebi gerginliği kışkırtma amaçlı

Almanya'da beklenmedik krizler yaşanıyor. Faşizan niteliği her geçen gün daha da belirginleşen AfD, bu kez DİTİB üzerinden İslam korkusunu kışkırtıcı bir yeni atakla ortamı gerginleştirmeyi hedefliyor.

Yaklaşık 4 trilyon dolarlık yıllık GSYİH’sıyla Avrupa’nın en büyük, dünyanın da ABD, Çin ve Japonya’nın ardından dördüncü büyük ekonomisi konumundaki Almanya’da büyüme hızının 2019 sonu itibariyle “sıfırlandığı” ortaya çıktı. Bu sıkıntının Başbakan Angela Merkel çevresinde patlak veren siyasal krizi ateşlediği ileri sürülürken, krizin merkezine tekrar İslam korkusunu yerleştirme çabalarına karşı uyarılar artıyor. Özellikle iktidar partisi CDU’nun, birçok çevrenin gözünde “günleri sayılı” Merkel sonrasında AfD tehdidine karşı bu “silaha” daha yakın bir profil vermesinden çekiniliyor.

Bu arada Almanya’nın çeşitli bölgelerindeki camilere yönelik tehditler artıyor. Son birkaç günde Kuzey Ren Vestfalya’daki camilere art arda tehditlerin gelmesi bölgedeki partileri tedirgin etti. Kuzey Ren Vestfalya Sol Parti yönetimi, bir bildiri yayımlayarak bu saldırılara karşı gerekli önlemler alınması gerektiğini belirtti. Bildiride, özellikle “Müslüman karşıtı ırkçılığın” yaygınlaşmasına karşı etkili olunması istendi.

“KİLİT PARTİNİN” PROVOKASYONLARI

Bu tartışmaları ülkenin yeni “kilit partisi” AfD gündemi iyice karıştıran bir çıkışla yeni bir boyuta taşımakta kararlı olduğu anlaşıldı. Hedefe özellikle DİTİB’in “Müslüman Kardeşler” örgütüyle bağlantılandırılarak oturtulması dikkat çekti. Aşırı sağcı parti “Almanya için Alternatif” (AfD), iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatına bir çağrıda bulunarak, Diyanet İşleri Türk-İslam Birliğinin (DİTİB) incelenmesini talep etti. AfD’nin sunduğu ve “Almanya’da İslamcılığın yayılmasına karşı” önlemler alınmasının istendiği önerge, federal meclis genel kurulunda tartışmaya açıldı.

DW Türkçe tarafından hazırlanan habere göre, AfD önergede ülkedeki en büyük İslami çatı kuruluşu olan DİTİB ile “İslamcı” olarak nitelendiren Müslüman Kardeşler arasındaki bağlantının da geniş çaplı bir şekilde analiz edilmesini istedi. Önergede, eyaletlerle işbirliği yapan DİTİB’in “anayasaya aykırı siyasi hedefleri ve ağ yapıları bakımından Müslüman Kardeşler ile her türlü ilişkisinin daha kapsamlı bir şekilde analiz edilmesi ve özgürlükçü, demokratik temel düzeni korumak için gerekli tedbirlerin uygulanması” talep edildi. AfD, Müslüman Kardeşlerin dünya çapında en etkili “İslamcı hareket” olduğunu belirterek, “Müslüman Kardeşler ile bağlantılı kuruluşlarının faaliyetlerinin daha yakından izlenmesi gerektiğini” vurguladı.

AfD’nin önergesinde Almanya’da radikal İslamcıların sayılarının arttığı, demokrasi ve özgürlükçü temel değerleri tehdit eden bir boyuta ulaştığı savunuldu. AfD’ye göre, Almanya’daki en büyük tehlike halen “İslamcı terör”.

TEPKİYLE KARŞILANDI

AfD’nin önergesine hem iktidar partilerinden hem de diğer muhalefet partilerinden tepki geldi. Koalisyon ortağı Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) Hamburg Milletvekili Christoph de Vries, AfD’nin sunduğu araştırma önergesini “ikiyüzlü bir uygulama” olarak nitelendirdi. De Vries, AfD milletvekillerinin, radikal İslamcılıkla İslam’ı kasıtlı olarak bir tuttuklarını ve tüm Müslümanları radikal İslamcı gibi göstermeye çalıştıklarını söyledi. Bu yaklaşımı “saçmalık” olarak niteleyen de Vries, Almanya’daki yaklaşık 4,5 milyon Müslümanın büyük çoğunluğunun barış içinde ve dostane şekilde yaşadığını kaydetti.

“AfD İZLENMELİ”

Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) Milletvekili Uli Grötsch ise hükümetin radikal İslamcıları mercek altında tuttuğunu belirterek, Anayasayı Koruma Teşkilatının AfD’yi “incelemesi” gerektiğini ifade etti. “Demokratik seçimler sizi demokratik yapmaz” diye konuşan Sosyal demokrat politikacı, AfD’nin siyasi faaliyetlerinin izlenmesi düşüncesini desteklediğini kaydetti.

Muhalefetteki Yeşiller Partisi’den İrene Mihalic de, AfD’nin önergesini sert sözlerle eleştirdi. Partinin, “ruhunu tamamen gizlediğini” ifade eden Mihalic, Almanya’da radikal İslam ve aşırı sağın en büyük iki tehdit unsurunu oluşturduğunu ifade etti.

Sol Parti’nin tepkisini dile getiren Ulla Jelpke ise AfD’nin, “Almanya’da sözde İslamlaşma tehdidi” şeklindeki gerçeği yansıtmayan söyleminin partinin “en sevdiği kuruntu” olduğunu söyledi. Hür Demokrat Parti (FDP) Milletvekili Stephan Thomae, tüm radikal düşünce ve eylemlere karşı olduklarını belirterek, “Sağdan veya soldan gelmesi ya da radikal İslamcı motivasyonu olması önemli değil” dedi. Thomae, AfD’nin önergesinde ise sadece İslam’a işaret edildiğini belirterek, hazırlanan metni “oldukça tek yönlü” sözleriyle eleştirdi.

HALKWEB-BERLİN

 

Popüler Haberler

Bircan Pınar göğsümüzü kabarttı: Ancak Ankara başarıya ilgisiz

Kick Boks Dünya Şampiyonu Bircan Dilber Pınar'ın başarısına Türkiye’nin kayıtsız kaldığı iddia edildi. Genç sporcuyu Türkiye'den kimsenin aramaması eleştirildi.

Kriz Berlin’inde “İslam oyunları”: AfD’nin DİTİB talebi gerginliği kışkırtma amaçlı

Almanya'da beklenmedik krizler yaşanıyor. Faşizan niteliği her geçen gün daha da belirginleşen AfD, bu kez DİTİB üzerinden İslam korkusunu kışkırtıcı bir yeni atakla ortamı gerginleştirmeyi hedefliyor.

Başkonsolos Erkan Öner: “Göçmen kadın girişimcilerin birleşmesi bize güç katar”

Stuttgart Başkonsolosu Erkan Öner Almanya’daki göçmen özellikle de Türkiye kökenli kadın girişimcilerin dayanışma içine girmesinin cesaretlendirici ve önemli bir adım olduğuna dikkat çekti.

Linç kültürü: Can Dündar ve Barbaros Şansal tartışıyor

Özgürüz Radyo kültür etkinlikleri kapsamında 10 Aralık’ta Berlin'de “Tan Gazetesi Baskını” belgeseli ardından Can Dündar ve Barbaros Şansal “linç kültürü” üzerine tartışacak.

Güldür Güldür Show Avrupa turnesine hazır

Show TV ekranlarında yayınlanan komedi programı Güldür Güldür Show 10 Kasım 14 Şubat tarihleri arasında Avrupa’nın çeşitli kentlerinde seyirci ile buluşacak.

Tüm Haberler

“Göç ve Sömürü” etkinliği 23 Şubat’ta Münih’te

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Münih Birimi tarafından düzenlenen bir gecede, Türkiye e benzeri ülkelerden Federal Almanya'ya emek göçünün çeşitli alanlardaki sonuçları tartışmaya açılacak. Özellikle beyin göçünün yaratacağı “çoklu travmalar” büyüteç altına alınacak.
dd

Bir kimlik arayışı: “Eski Müslüman”, eşcinsel ve ateist, liberal FDP’ye katılırsa…

Çağın kutuplaşma hastalığına yakalanan Almanya'da kimlik bunalımı yaşanıyor. Alman siyasi arenasında bütün “kıpırdamaz” denilen taşlar yerinden oynuyor. Ara çözümlerle bu nefret ve birbirine düşmanlık sona erecek gibi de görünmüyor. Ali Utlu olayı böyle bir örnek mi?
dd

Kriz Berlin’inde “İslam oyunları”: AfD’nin DİTİB talebi gerginliği kışkırtma amaçlı

Almanya'da beklenmedik krizler yaşanıyor. Faşizan niteliği her geçen gün daha da belirginleşen AfD, bu kez DİTİB üzerinden İslam korkusunu kışkırtıcı bir yeni atakla ortamı gerginleştirmeyi hedefliyor.
dd

Berlin’de siyaset sahnesi fena karıştı: Yeşiller ve AfD Almanya’nın yeni kitle partileri mi?

Almanya, Annegret Kramp-Karrenbauer’in Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanlığı’ndan istifası sonrasında partinin izleyeceği stratejiyi konuşuyor. CDU ve SPD'deki erime tehlikeli boyutlarda.
dd

Veda ve hüzün: Usta gazeteci Mehmet Aktan’ı son yolculuğuna meslektaşları uğurladı

Federal Almanya’da 1970’li yıllardan itibaren özellikle radyo alanında yoğun bir uğraş veren Dr. Mehmet Aktan’ın cenazesi, toprağa verilmek üzere Köln’den Türkiye’ye uğurlandı.
dd

Türkiye dahil 100’den fazla ülkeyi izlemişler: BND ve CIA imzalı skandal

Almanya'nın dış istihbarat servisi BND ve Amerikan istihbaratı CIA'in ortaklaşa 100'den fazla ülkede hükümetlerin şifreli haberleşmelerini yıllarca izlediği ortaya çıktı. Bu ülkeler arasında Türkiye de var.
dd

Batı’da da kısıtlı özgürlük: Alman akademisyenler hoşgörüsüzlükten şikayetçi

Yapılan bir ankete göre Federal Almanya'da birçok öğretim görevlisi üniversitelerdeki ortamı bilim özgürlüğü açısından kısıtlayıcı ve hoşgörüsüz buluyor.
dd

40 yıllık deneyim: Dost-Der kongresinde işçi sorunları tartışıldı

Türkiye kökenli çalışanların geleceklerini artık tamamen Almanya'da gördüğü, ancak bu insanların Türkiye konusundaki duyarlılıklarının da derinleştiği Bad Cannstatt'ta bir kez daha vurgulandı.
dd

Ankara-Berlin bağları: Beraber yürüdüler, beraber mi bırakacaklar?

Nüfusları hemen hemen eşit iki büyük ülkedeki siyaset kazanları kaynama noktasını çoktan aştı. Türkiye'nin başı ekonomik açıklarla dertteyken Almanya ürettiği korkunç boyutlardaki ekonomik fazlayı ne yapacağını bilemiyor. Bu iki ülkenin liderleri, Erdoğan ile Merkel'in birbirine yakın tarihlerde çıktıkları siyaset sahnesinin en üst basamaklarından yine birbirine yakın tarihlerde ve “palas pandıras” çekilecekleri anlaşılıyor.
dd