Siyaset “Korkmuyoruz, gazetecilik yapmaya devam”

“Korkmuyoruz, gazetecilik yapmaya devam”

 Batı Alman devlet radyo ve televizyon kurumu WDR’in gazetecilerinden ve haber programı Monitor’ün yayın yönetmeni Georg Restle’ye yönelik ölüm tehditlerine Alman medyasında ve sosyal medyada tepkiler sürerken, meslektaşına bir destek de WDR Türkçe Servisi Koordinatörü Tuncay Özdamar’dan geldi: “Korkuyu esas alarak gazetecilik yapamayız. Yıldıramazlar, Restle’nin yanındayız.”

Sağ popülist parti Almanya İçin Alternatif (AfD) hakkında eleştirel bir yorum yapmasının ardından ağır hakarete uğrayan ve ölüm tehditlerinin hedefine yerleşen Alman gazeteci Georg Restle’ye bir destek de kanaldaki Türkiye kökenli meslektaşı Tuncay Özdamar’dan geldi.

Televizyonda yaptığı konuşmada, AfD’yi aşırı sağcı bir hareket olarak bilinen “kimlikçi hareket”in (Identitäre Bewegung) “parlamentodaki bir kolu” olarak niteleyen ve partinin “aşırı sağcı” kategorisinde ele alınmasını talep eden Georg Restle’ye yönelik ölüm tehditlerinin ardından WDR kanalı konuyla ilgili suç duyurusunda bulunmuştu. Georg Restle’yi hedef alan ölüm tehditleri kamu oyunda büyük bir tepkiyle karşılanmış Twitter’da ise tt olmuştu.

WDR Türkçe Servisi Şefi Tuncay Özdamar HALKWEB’e yaptığı açıklamada “Aşırı sağcılara pabuç bırakmayız. Georg Restle’nin yanındayız” dedi. Almanya’da tırmanan ırkçılığın ve son dönemde Alman siyasetçiler ve gazetecilere yönelik saldırı ve tehditlerin tedirgin edici boyutlara ulaştığını da vurgulayan Özdamar “Ancak Türkiye’de gazetecilere yönelik saldırı ve tehditlerle ilgili endişemiz elbette Almanya’dan daha fazla” diye konuştu.

“Korkuyu esas alarak gazetecilik yapamayız” diyen Tuncay Özdamar’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“HAKARET HEP VARDI…”

“Georg Restle, ARD’nin haber kanalı Tagesthemen’de yayınlanan cesur ve tutarlı yorumlarıyla tanınan başarılı bir arkadaşımız. AfD ile ilgili yaptığı bir yorumun sonrasında ise ölüm tehditleri aldı.

Biz zaten ne yazık ki günlük hayatta çeşitli haberlerden ötürü hakaretler, küfürler alıyoruz. Ancak ölüm tehdidi çok farklı bir boyut. Almanya’da haklarında tutuklama kararı olan ve şu anda hala yakalanamamış olan, ellerini kollarını sallayarak gezen neonaziler var. Ciddiye almamak mümkün değil.

WDR’in içinde elbette büyük bir tedirginlik yok. Bireysel bir tehdit gibi görünüyor. Ancak aşırı sağcılara pabuç bırakamayız, tehdit edilen her gazetecinin arkasındayız.

“GÖÇMENLER IRKÇILARIN ODAĞINDAN ÇIKMADI”

Irkçı saldırı ve tehditler Alman siyasetçiler ve gazetecilere dönüyor gibi görünse de bu göçmenlerin ve sığınmacıların neonazilerin odak noktasından çıktığı anlamına gelmez. Almanya’da belli bir kesimde aşırı sağcı eğilimler mevcut. Şu anda fokusun göçmenden Almanlara kayması söz konusu. Sağ popülist AfD’nin Alman basınında daha fazla yer bulmasını isteyen neonaziler var. Ne yazık ki, karşıt fikirleri içeren yorumda bulunan gazeteciler hedef haline geliyorlar. AfD’lilerle aşırı sağcıları ayırt edebilmek artık mümkün görünmüyor.

Buna karşılık Almanya’da genel bir ırkçı terör havası var diyemeyiz. Almanya hâlâ sağlam bir hukuk devleti, sağlam bir demokratik yapı mevcut. Sosyal medyada aşırı sağcı grupların birbirleriyle bağlantıları olduğunu biliyoruz. Kassel Bölge Valisi Walter Lübcke’nin öldürülmesi, Restle’nin ölüm tehdidi alması bu tür bağlantıları bir kez daha akla getirmeli.

“BASKI GEZİ’DEN SONRA ARTTI”

Buna karşılık bir gazeteci olarak endişe ve tedirginlikten söz edeceksek, açıkçası ben Türkiye’ye girip çıkarken daha fazla tedirgin oluyorum. Kısa süre önce yayımlanan SETA listesinde birçok arkadaşımın ismi geçiyor.

Endişelerimiz var elbette. Ancak bu endişelerin veya korkunun günlük hayatıma ve işime hakim olmasına müsaade etmek istemiyorum. Türkiye Cumhuriyeti devlet yapısı içinde hukuk devletine inanan insanların olduğunu düşünüyorum. Gazetecilere yönelik baskılar ne kadar artsa da, yabancı basında çalışan arkadaşlarımızın artık gözaltına alınmayacağını umuyorum. Bundan 8-10 yıl önce asla Türkiye’ye gidip gelirken aklımıza böyle şeyler gelmezdi. Aslında Gezi hareketinden sonraki dönemde baskılar artmaya başladı. Her ne olursa olsun, gazeteci olarak yaptığımız programlarda korkuyu ölçü alarak çalışamayız. Bunu şu ana kadar bu şekilde yaptık. Zaten ne Alman hükümetinden ne de başka bir yerden baskı var. Gerçek şu ki, Türkiye ile olan endişemiz Almanya’dan daha fazla.”

“İKİ TARAFLI BASKI”

Öte yandan WDR’de çalışan Türkiye kökenli gazeteciler de HALKWEB’e yaptıkları açıklamada “iki taraflı baskı” hissettiklerine işaret ettiler.

WDR’deki isminin açıklanmasını istemeyen bazı Türkiye kökenli gazeteciler tepkilerini şöyle ifade ettiler.

“Aşırı sağ ve milliyetçilik her yerde başa bela. Hem Türk milliyetçiler hem Alman milliyetçiler, aşırı sağcılar elbette her iki tarafta da tedirginlik verici. SETA raporları var örneğin.

Ancak Almanya’ya dönersek aşırı sağcı tehditlerle ve şiddetle mücadelede başarı için NSU davasının çözülmesi gerekiyor. 5 yıl süren bir mahkeme yapıldı. Hukuki olarak sonuçlandı ama toplumsal nedeni araştırılmadı. İnsanlar neden babalarının, kardeşlerinin öldürüldüğünü öğrenemediler. Hem hukuk hem de emniyet teşkilatlarının hem yargı kurumlarının neden aşırı sağ şiddete karşı duyarlı olmadıklarının araştırılmasını gerekiyor. Irkçılık orta sınıfa kadar girdi. İşte o tehlikeli.”

“TEHDİT İĞRENÇ VE SARSICI”

Bu arada WDR Direktörü Tom Buhrow da, Georg Restle’ye yönelik ölüm tehditlerini “iğrenç ve sarsıcı” olarak niteledi. Buhrow “Georg Restle, Almanya’daki siyasi sahneye eleştirel yaklaşan mükemmel bir araştırmacı gazetecidir” dedi.

Alman Gazeteciler Birliği’nin (DJV) Kuzey Ren-Vestfalya Teşkilatı’ndan yapılan açıklamada da “Gazeteci Georg Restle’ye karşı iğrenç ölüm tehdidini kınıyoruz ve yanında olduğunu bildiriyoruz” ifadesi yer aldı.

IŞIN TOYMAZ – KÖLN

 

Popüler Haberler

Berlin desteğinin açığa çıkardığı soru: Alman kamuoyu Kaz Dağları’na neden ilgisiz? 

Kaz Dağları'ndaki çevre katliamına karşı gösteriler Almanya'daki Türk toplumunu da hareketlendirmeye başladı. Ancak, “çevre duyarlılığı” ile ünlü Alman kamuoyunda, bu doğa katliamının henüz gereğince yankılanmamış olması, yeni soru işaretlerine neden oluyor. 

Dünya devi Daimler: “Irkçılığa tahammül göstermeyeceğiz!”

Dünya otomotiv devi Daimler, Türk kökenli çalışana karşı ırkçılık yaptığı için işten çıkarılan iki kişiyi savunan aşırı sağcı sendikayı sert sözlerle eleştirdi. Daimler yönetimi, fabrikalarında ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına tahammül gösterilemeyeceğinin altını çizdi.

Fridays for Future eylemcileri HALKWEB’e konuştu: “Göçmen gençleri de eylemlere bekliyoruz“

İklimi korumaya yönelik önlemlerin artırılması içinküresel protestolara dönüşen “Fridays For Future“ (Gelecek İçin Cumalar) hareketinin Almanya'daki eylemcileri HALKWEB’e konuştu.

Alman uzmandan çok sert Kazdağları tepkisi: “Çifte ahlaksızlık“

Ormancılık uzmanı Peter Wohlleben, Alamos Gold’un Kazdağları’ndaki altın madeni projesinde, alternatifi olmasına karşın AB’de yasaklı siyanürün kullanılacak olmasını “çifte ahlaksızlık” olarak nitelendirdi.

Gerilim artıyor: “Peki bu çocuk Almancayı nerede öğrenecek?”

İlkokula gidebilmek için Almanca bilmenin önkoşul haline getirilmesini isteyen Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) milletvekili Carsten Linnemann’a Almanya Türk Toplumu’ndan da sert bir eleştiri geldi.

Tüm Haberler

Berlin desteğinin açığa çıkardığı soru: Alman kamuoyu Kaz Dağları’na neden ilgisiz? 

Kaz Dağları'ndaki çevre katliamına karşı gösteriler Almanya'daki Türk toplumunu da hareketlendirmeye başladı. Ancak, “çevre duyarlılığı” ile ünlü Alman kamuoyunda, bu doğa katliamının henüz gereğince yankılanmamış olması, yeni soru işaretlerine neden oluyor. 
dd

Dünya devi Daimler: “Irkçılığa tahammül göstermeyeceğiz!”

Dünya otomotiv devi Daimler, Türk kökenli çalışana karşı ırkçılık yaptığı için işten çıkarılan iki kişiyi savunan aşırı sağcı sendikayı sert sözlerle eleştirdi. Daimler yönetimi, fabrikalarında ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına tahammül gösterilemeyeceğinin altını çizdi.
dd

Fridays for Future eylemcileri HALKWEB’e konuştu: “Göçmen gençleri de eylemlere bekliyoruz“

İklimi korumaya yönelik önlemlerin artırılması içinküresel protestolara dönüşen “Fridays For Future“ (Gelecek İçin Cumalar) hareketinin Almanya'daki eylemcileri HALKWEB’e konuştu.
dd

Alman uzmandan çok sert Kazdağları tepkisi: “Çifte ahlaksızlık“

Ormancılık uzmanı Peter Wohlleben, Alamos Gold’un Kazdağları’ndaki altın madeni projesinde, alternatifi olmasına karşın AB’de yasaklı siyanürün kullanılacak olmasını “çifte ahlaksızlık” olarak nitelendirdi.
dd

Gerilim artıyor: “Peki bu çocuk Almancayı nerede öğrenecek?”

İlkokula gidebilmek için Almanca bilmenin önkoşul haline getirilmesini isteyen Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) milletvekili Carsten Linnemann’a Almanya Türk Toplumu’ndan da sert bir eleştiri geldi.
dd

Ceylan Ertem Almanya’ya geliyor

Türkiye'deki alternatif pop ve rock sahnesinin en başarılı kadın yorumcularından biri olan Ceylan Ertem, uzun bir ayrılığın ardından Avrupa turnesine hazırlanıyor. İlk konser 16 Kasım'da Stuttgart'ta.
dd

Burka gündemden düşmüyor: Almanya’da “kara çarşafa yasak” hazırlıkları

Federal Almanya'da yapılan bir ankete göre halkın çoğunluğu, Hollanda'daki gibi bir burka yasağını destekliyor.
dd

Tehlikeli süreç: Sağ popülist AfD, Almanya’nın doğusunda en güçlü parti

Bir kamuoyu araştırması Almanya’nın doğusundaki eyaletlerde seçimler yaklaşırken, bölgede sağ popülist AfD’nin birinci parti haline geldiğini ortaya koydu.
dd

Yeşiller, Hıristiyan Demokratları yakaladı: Almanya’da “yeni büyük koalisyon” mu?  

Almanya'da inanılmaz şeyler oluyor. Yeşiller Partisi'nin bugün seçim yapılsa sandıktan birinci parti olarak çıkma ve başbakanlık görevini üstlenme şansı büyük. Sosyal demokrasinin erimesi durdurulamıyor. Yeşiller, artık kitle partisi. 
dd