Siyaset İlk kez bir Alman siyasetçi hakkında hakaret davası açıldı: “Ben değil Erdoğan...

İlk kez bir Alman siyasetçi hakkında hakaret davası açıldı: “Ben değil Erdoğan hakaret etti”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ilk kez bir Alman siyasetçiye hakaret davası açtı: Birlik’90 / Yeşiller partisi Federal Meclis eski Milletvekili Memet Kılıç.

 

SPOT: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ilk kez bir Alman siyasetçiye hakaret davası açtı: Birlik’90 / Yeşiller partisi Federal Meclis eski Milletvekili Memet Kılıç.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Yeşil politikacı Memet Kılıç'ın  Türkiye’deki ABC Gazetesi için yönelttiğim sorulara tam 3 yıl önce yani Temmuz 2017'de verdiği yanıtlar Cumhurbaşkanına “hakaret” olarak değerlendirildi. 

Aynı zamanda Türkiye ve Almanya barolarına bağlı olarak avukat olarak çalışmalarını sürdüren Baden-Württemberg Eyaleti Göç ve Uyum Çalışma Grubu Sözcüsü Memet Kılıç hakkındaki hakaret davası , hem Alman hem de Türk kamuoyunda şaşkınlıkla karşılandı. Kılıç, gerek Türkiye gerekse Almanya'daki birçok kişi ve kurumdan dayanışma mesajları aldı. 

Aralık ayında yapılacak ilk duruşma için Ankara’da beklenen Türkiye kökenli Alman siyasetçi Memet Kılıç, Erdoğan’a hakaret davasını HALKWEB için değerlendirdi:

ADALET SİSTEMİ SOPA OLARAK KULLANILIYOR

– Sayın Kılıç, siz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiniz mi gerçekten?

MEMET KILIÇ –Hakaret benim tarzım değildir. Ancak politik tartışmayı dozuna göre yapmasını bilirim. Erdoğan AKP başkanı şapkasını takıp cumhurun yarısından fazlasına her gün küfür ediyor. Kendi sözleriyle yanıt verildiğinde hemen "cumhurbaşkanı şapkasını" takıp, mağdur oluveriyor.

Erdoğan’ın siyasi muhaliflerine ettiği küfürlerden sadece bazıları şunlardır: 

"Kanı bozuk" (Alman Parlamentosundaki Türk kökenli vekillere), 

"Bunlara oy veren vatan haini", 

"İki ayyaş" (Atatürk ve İsmet İnönü için), 

"İsrail dölü", "Afedersiniz Ermeni", 

"MHP lideri aile nedir çocuk nedir bilmez", 

"Ananı al git buradan", 

"Cemevi cümbüş evidir", 

"Bunlar ateist, bunlar zerdüşt", 

"CHP demek tezek demektir", 

"Cibilliyetsiz",

"Alçaklar, zalimler", 

"Kadın mı kız mı bilemediğim", 

"Mert değil namertsin", 

"Artistlik yapma", 

"Haşhaşiler",

"Nebbaşlar",

"Fitne",

"Bölücü",

"Mezarlık soyguncusu", 

"Sapıklar",

"Haddini bil edepsiz kadın", 

"Çapulcular",

"Gafiller",

"Kan emiciler",

"Aydın müsveddeleri, karanlıksınız"…

Ağzından hakaret düşmeyen AKP Başkanı, istatistiki olarak dünyanın en çok hakarete uğrayan "cumhurbaşkanı" rekorunu elinde tutuyor ise, bu işte bir gariplik var demektir.

Adalet sisteminin önemli bir kısmını geçici olarak ele geçiren AKP, hukuk enstrümanlarını muhalefeti sindirmek için sopa olarak kullanmaya çalışmaktadır. Bu da Türkiye’nin itibarını dünyada yok etmektedir. 

ANNEM VE BABAMIN EVİNE TEBLİGAT GÖNDERİLMİŞ

– Hakkınızda soruşturma açıldığını nasıl öğrendiniz?

MEMET KILIÇ – Soruşturma aşamasından hiç haberim olmadı. Suç duyurusunun Temmuz 2017 tarihinde Cumhurbaşkanlığı makamı tarafından yapıldığını, hakkımda Ankara Başsavcılığının iddianame düzenlediğini, Türkiye’de anne-babamın evine yapılan tebligat ile öğrendim. Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesi duruşma tarihi belirlemiş.

“İFADEME BAŞVURULMAMASI CEZA HUKUKU İLKELERİNE AYKIRIDIR”

-2017 yılında açılan davadan neden bu kadar geç haberdar oldunuz? 

MEMET KILIÇ –Bir avukat arkadaşımızın aldığı bilgiye göre, güya Ankara ile İstanbul arasında iki yıl boyunca yetki tartışması sürmüş. Ne soruşturma, ne savcılık kovuşturması aşamasında ifademe başvurulmaya çalışılması, bu konuda bir tebligat yapılmaması hem ceza usulüne, hem de ceza hukukunun temel ilkelerine aykırıdır. 

TÜRKİYE KESMEDİ, YURTDIŞINA AÇILIYORLAR

– Bir Alman  siyasetçinin Cumhurbaşkanına hakaretten hakkında dava açılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

MEMET KILIÇ –Artık Türkiye içerisindeki muhalifleri yargı sopası ile susturmaya çalışmak AKP’yi kesmiyor, yurtdışına açılıyorlar. Siyasileri, gazetecileri, kanaat önderlerini susturabilirlerse, halkın geri kalanını sindirebileceklerini düşünüyorlar. Tam tersine, halk sinmediği için saydığım gruplar söz söylemeye devam edebiliyorlar.

Siyasal İslamcıların tüm dünyada muhaliflerine uyguladıkları üç aşamalı bir planları vardır: Bir, satın almaya çalışırlar; iki, beceremezler ise sindirmeye, ekonomik olarak bitirmeye, ezmeye çalışırlar; üç, onu da beceremezlerse yok etmeye çalışırlar. Bu Hazreti Hüseyin’e ve peygamberin torunlarına yapılan zulümden bu yana değişmemiştir.

AKP’NİN SİYASİ ÖLÜMÜ YAKLAŞIYOR

 – Bu dava ne anlama geliyor?

MEMET KILIÇ –Türkiye dışında yaşayıp, Türkiye ile bağları olan siyasetçilere de gözdağı verme anlamına geliyor. Onun da ötesinde daha önemli bir gösterge aynı zamanda: Bu AKP’nin siyasi ölümünün yaklaştığını, can çekişirken bilinçsizce çırpınıp etrafını yıktığını gösteriyor.

– Türkiye’deki yasalar “politik eleştiriler“ ile “hakareti“ net bir şekilde ayırıyor mu?

MEMET KILIÇ –Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesi AHİM tarafından defaatle yorumlanmıştır: Sövme haricindeki ifadelerin sarsıcı ve ağır eleştiri olabileceğini ve hakaret değil fikir özgürlüğü ile ilintili olduğunu hükme bağlamıştır. Bu konuda Yargıtay’ın da çokca kararları vardır (Örnek: Ceza Genel Kurulu, Esas: 2007/4-117, Karar: 2007/175, Karar Tarihi: 17.07.2007).

Ancak bu ayrımı AKP yapamamaktadır. Kendileri muhalefete söverken "hak", muhalefet onları eleştirince "hakaret" oluyor.

TÜRKİYE’NİN İMAJINA DARBE VURULDU

– Cumhurbaşkanına hakaretten dolayı hakkında dava açılan ilk  Alman siyasetçi olmak size neler hissettiriyor?

MEMET KILIÇ –Kötü bir duygu. Türkiye’nin imajına vurulan ek bir darbe.

AKP’liler kendilerini Türkiye’nin tek sahibi, kendinden olmayanları "öteki" olarak görüp, ona göre davranıyorlar. Türkiye benim de vatanım, AKP dedi diye başka türlü olmaz.

Türkiye’de adalet sisteminin yeniden yapılandırılıp, demokratik hukuk devleti gerekliliklerine uygun hale getirilmesi gereğini hissettiriyor. Türkiye’nin komşuları ve dünya ile ilişkilerinin iyileştirilmesi gereğini hissettiriyor.

AKP TÜRKİYESİNDE HER ŞEY MÜMKÜN

– Hakkınızda soruşturma açılmasına neden olan röportajı sizinle ABC gazetesi için gerçekleştiren gazeteci olarak üzütümü ifade etmek istiyorum. Söz konusu röportaj yayınlandığında hakkınızda böyle bir soruşturma açılabileceğini 3 yıl önce tahmin ediyor muydunuz?

MEMET KILIÇ –Üç yıl önce de "AKP Türkiyesi"nde her şey mümkündü. Ancak hakkımda soruşturma başlatıldığını üç yıl sonra öğreneceğimi düşünemezdim. Kaftancıoğlu’na yedi yıl önce attığı haber niteliğindeki twitten, bazı aydınlara yedi yıl sonra "Gezi Direnişi’nden" dava açılması, sistemin düştüğü çukuru gösteriyor.

Sizin gazetecilik görevinizi yaptığınız için üzülmediğiniz, benim de siyasetçi olarak eleştiri yaptığım için davalara maruz kalmadığım bir Türkiye özlemini koruyacağız ve onun için sinmeden, yılmadan mücadele edeceğiz.

SİYASETÇİLER VE HUKUKÇULARDAN DESTEK MESAJI

– Türkiye’de “sanık“ olarak duruşmaya davet edildiğinizi öğrenen partili arkadaşlarınız ve Alman kamuoyu, hakkınızda soruşturma açılmasına yönelik endişelerini dile getirdiler mi?

MEMET KILIÇ:Avupa Basını, siyasetçileri ve dostlar büyük dayanışma ifadeleri verdiler. Sol Parti’den Sevim Dağdelen, Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Annalena Baerbock, Cem Özdemir ve daha ismini saymakla bitiremeyeceğim birçok siyasi, dayanışma mesajı gönderip beni aradılar. Parlamenterler grubu da konuyu ele alacak. Almanya’daki avukat arkadaşlar da günlerce telefonlarımı susturmadılar.

İLHAN CİHANER, KENAN KOLAT, GÜLBEY KILIÇ ARADI

– CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Adalet yürüyüşü ile ilgili destek veren sözlerinizden dolayı da soruşturuluyorsunuz. Kılıçdaroğlu’ndan ya da genel merkezden size destek verenler oldu mu? Ya da Türkiye’de muhalif kesimden dayanışma gösteren oldu mu?

MEMET KILIÇ –Henüz oralardan bir şey duymadım . Ancak İlhan Cihaner Bey aradı ve destek sözü verdi, Almanya CHP’den Kenan Kolat Bey aradı, CHP Münih’ten Gülbey Kılıç Bey’in dayanışma mesajını okudum. Burada aklıma gelmeyen ve daha sayamayacağım kadar çok bir kitlenin dayanışma mesajlarını aldım.

İFADESİNE ALMANYA’DA BAŞVURULMASI İÇİN BAŞVURACAK

– İlk duruşma aralık ayında Ankara'da. Türkiye’de hâkim karşısına çıkacak mısınız?

MEMET KILIÇ: Avukatlarımdan Veysel Ok’un tavsiyesi çerçevesinde ifademe Almanya’da başvurulması için dilekçe vereceğiz.

– Türkiye’deki muhalefete destek veren ve farklı sebeplerden dolayı Türkiye’ye gitmek isteyen  Alman siyasetçilere bir mesajınız var mı?

MEMET KILIÇ –Bu destek kıymetli. Çağdaş, evrensel hukuka ve insan haklarına saygılı, müreffeh bir Türkiye için dayanışma içerisinde, birlikte çalışmalıyız. 

IŞIN TOYMAZ – STUTTGART

 

Popüler Haberler

Suriye harekâtına Köln’de sanatsal protesto

Kuzey Suriye'deki askeri müdahaleye yönelik protesto gösterilerinde sanatın gücü de kullanılıyor. Ressam Ali Zülfikar'ın kendi tablosuna yaptığı müdahale, Köln'de bir performans halinde sergilendi.

Alman vekil: “Bütün silahlar toprağa gömülmeli”

Suriye operasyonuna yönelik Alman kamuoyundan ve siyasetçilerden tepkiler yağmaya devam ediyor. Birçok kentte irili ufaklı savaş karşıtı eylemlere katılan Almanlar, Alman hükümetininTürkiye ile yapmış olduğu tüm silah anlaşmalarını iptal etmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar.

Viyana siyaset laboratuvarı: ÖVP ile Yeşiller evlenebilir

Resesyon sinyalleri yoğunlaşan AB'de siyaset sahnesinde kartlar çeşitli başkentlerde yeniden dağıtılıyor. Örneğin Viyana'da muhafazakâr genç politikacı Sebastian Kurz başkanlığında bir ÖVP-Yeşiller koalisyonu için açık kapılar zorlanıyor.

Sertab Erener 8 Aralık’ta Stuttgart’ta

Almanya’nın Türkçe sözlü konser dünyasının önde gelen organizasyon kuruluşlarından Sanatolia Entertainment müzikseverleri bu kez Sertap Erener'le buluşturmaya hazırlanıyor.

Odak’tan “Bestelenmiş Şiirler” konseri

Odak Korosu Cumhuriyet’in kuruluşunun 96. yılı dolayısıyla Ulm kentinde bayrama özel bir konser vermeye hazırlanıyor.

Tüm Haberler

Suriye harekâtına Köln’de sanatsal protesto

Kuzey Suriye'deki askeri müdahaleye yönelik protesto gösterilerinde sanatın gücü de kullanılıyor. Ressam Ali Zülfikar'ın kendi tablosuna yaptığı müdahale, Köln'de bir performans halinde sergilendi.
dd

Alman vekil: “Bütün silahlar toprağa gömülmeli”

Suriye operasyonuna yönelik Alman kamuoyundan ve siyasetçilerden tepkiler yağmaya devam ediyor. Birçok kentte irili ufaklı savaş karşıtı eylemlere katılan Almanlar, Alman hükümetininTürkiye ile yapmış olduğu tüm silah anlaşmalarını iptal etmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar.
dd

Viyana siyaset laboratuvarı: ÖVP ile Yeşiller evlenebilir

Resesyon sinyalleri yoğunlaşan AB'de siyaset sahnesinde kartlar çeşitli başkentlerde yeniden dağıtılıyor. Örneğin Viyana'da muhafazakâr genç politikacı Sebastian Kurz başkanlığında bir ÖVP-Yeşiller koalisyonu için açık kapılar zorlanıyor.
dd

Sertab Erener 8 Aralık’ta Stuttgart’ta

Almanya’nın Türkçe sözlü konser dünyasının önde gelen organizasyon kuruluşlarından Sanatolia Entertainment müzikseverleri bu kez Sertap Erener'le buluşturmaya hazırlanıyor.
dd

Odak’tan “Bestelenmiş Şiirler” konseri

Odak Korosu Cumhuriyet’in kuruluşunun 96. yılı dolayısıyla Ulm kentinde bayrama özel bir konser vermeye hazırlanıyor.
dd

Müfit Can Saçıntı “İtiraz Ediyorum” ile Almanya’da

Hanım & Efendi Köln’de Volksbühne'de Müfit Can Saçıntı'nın sahnelediği tek kişilik müzikli gösteri “İtiraz Ediyorum”, Almanya’da seyirciyle buluşuyor.
dd

Hanım & Efendi Köln’de Volksbühne’de

Ekranların ve sahnelerin sevilen çifti Ceyda Düvenci ve Bülent Şakrak, “Hanım&Efendi” adlı tek perdelik oyun ile yoğun istek üzerine yeniden Köln'de seyirci karşısına çıkacak.
dd

Haluk Levent 5 yıl aradan sonra Stuttgart’ta

Haluk Levent 5 yıl aradan sonra Almanya turnesine çıktı. Anadolu rock’ın güçlü sesi Haluk Levent Stuttgart konserinde de sevenleriyle buluşacak.
dd

Ahmet Arpad: Almanya’da tarikatlar at koşturuyor

Çalışmalarını uzun yıllardır Stuttgart’ta sürdüren yazar ve çevirmen Ahmet Arpad, Federal Almanya’da güncelliğini hep koruyan dinci kuruluşlarla ilgili tehlikeye tekrar dikkat çekti. Arpad’ın değerlendirmesini sunuyoruz.
dd