Siyaset Gazetecilerin korunma talebini TGD Eşbaşkanı değerlendirdi: “Medya kendi ayağına sıktı”

Gazetecilerin korunma talebini TGD Eşbaşkanı değerlendirdi: “Medya kendi ayağına sıktı”

Almanya’da gazeteciler son yıllarda artarak neonazilerin hedefinde olmaya devam ediyor. TGD Eşbaşkanı Atila Karabörklü, Alman medyasındaki genel havayı Halkweb'e değerlendirdi.

Irkçıların 25 bin kişilik ölüm listesinde yer alan basın çalışanları Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer’dan korunma talebinde bulundular. Basın örgütleri Bakan Seehofer’e yazdıkları ve “Özgür basın demokrasimizin temel sütunlarından biridir” başlıklı açık mektupta aşırı sağcıların gazetecilere yönelik artan ağır tehditleri hakkında harekete geçilmesini istediler.

Alman Gazeteciler Sendikası (DJV), Birleşik Hizmetliler Sendikası verdi bünyesindeki Alman Gazeteciler Birliği (DJU) ve Yeni Alman Medya Yapıcılar adlı örgütler Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili Bakan Seehofer’e gönderdikleri mektupta, söz konusu listede yer alan kişi ve kuruluşların bilgilendirilmesini ve listedeki gazetecilerin güvenliğinin sağlanması için gereken tüm önlemlerin alınmasını talep ettiler. Mektupta, devletin bireylerin hayatını korumakla yükümlü olduğu da vurgulandı.

Almanya Türk Toplumu (TGD) Eş Başkanı Atila Karabörklü

Bir hukuk devleti ve demokrasi ülkesi olan 21’inci yüzyıl Almanya’sında basın emekçilerinin nazilerden bakana sığınıp korunma istemesinin ne anlama geldiğini Almanya Türk Toplumu (TGD) Eş Başkanı Atila Karabörklü’ye sorduk. “Göçmenler ve mültecilere yönelik nefret ve korkuyu sayfalarca, defalarca taşıyan ve halkı kışkırtan medya bindiği dalı kesti. Şimdi kendisi hedefe oturdu” diyen TGD Eşbaşkanı Atila Karabörklü’nün çarpıcı değerlendirmeleri şöyle:

“ALMANYA’DA BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE ÇOK AĞIR SALDIRI VAR”

Son 4 yıldan bu yana yaşananlara bakarsak özellikle göç ve mülteci akını ile ırkçılığın çok daha tehditkar boyutlara taşındığını söyleyebiliriz.

Almanya’da ırkçı tehdit hep vardı. Ancak marjinal yapı olarak değerlendiriliyordu. Toplumun genelini etkilemediği konuşuluyordu. Ancak bu gizli kapaklı ve üstü sürekli örtülen konu siyasal ve toplumsal bazda görünür hale geldi. Irkçı yeraltı örgütü NSU cinayetleri ve ilgili dava ile konu gündemin tepesine taşındı. Bu örgütün uzun yıllar istihbarat ve emniyet birimleri ile ilgisi tartışılmıştı. Dava soru işaretleri ile birlikte karanlığa gömüldü. Devletin çıkarları ileri sürülerek bazı çok önemli belgelere erişim engellendi.

Son yıllardaki gelişmeler ise korkutucu boyutta. Irkçılığın toplumun geneline nasıl yayıldığını ise herkes ayan beyan görüyor. Ayrıca politik açıdan da güç kazanması ve Alman siyasi sahnesinde aşırı sağcı AfD gibi bir parti ile güçlü aktörler arasında yer almayı başardılar.

Şimdi de siyasetteki aşırı sağcıların gazetecileri susturmaya yönelik hamlelerine tanık oluyoruz.

Emniyet ve ordu mensuplarının da yer aldığı neonazi örgüt Nordkreuz’un 25 bin kişilik ölüm açık toplum ilkelerini, demokrasiyi, hukuk devletini savunan, neonazilere tavır ve mesafe koyan gazeteciler var. Sadece yer altında değil artık yer üstünde de AfD gibi legal yapıları olan düzen karşıtı yapılanmaları var. Basına baskı uygulamaya çalışıyorlar. Almanya’da basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır tehdit ve saldırılar var.

LİSTEDEKİ GAZETECİLER NEDEN KORUNMUYOR?

Peki listede 25 bin kişinin ismi varsa neden o kişilere bilgi verilmiyor? Korunmuyor? Konu sadece basın özgürlüğü ile ilgili değil haber yapan gazetecilerin hayatları tehdit altında.

Almanya’da yabancı düşmanlığı, ırkçılık artık açıktan ifade edilir duruma geldi. Toplumsal hassasiyetler aşılmış durumda. Bu konuda medyanın da sorumluluğu var, basının da büyük hatası var. Almanya’da medya uzun süre göçmenlere ve mültecilere karşı yarattığı algı ile toplumun korkularını ve nefretini körükledi. Mültecileri, Suriyelileri hedef alan habercilikle ırkçılığı tırmandırdı. Yabancılara karşı kışkırtmaları körükleyen yayın politikaları ile basın kendi ayağına sıktı. Irkçılar politik faaliyetlere girerek bu kez ırkçılık karşıtı gazetecilere, basına karşı savaş açtılar.

“ALMANYA KİMLİK SORUNU YAŞIYOR”

Evet, Almanya bir ayrışma, kutuplaşma yaşıyor. Oryantasyon sorunu yaşıyor. Hoşgörü, eşitlik kavramları toplumun belli bir kesiminde erozyona uğruyor ve kimlikçilik ne yazık ki öne çıkıyor. Radikalleşme artıyor.

Doğu Almanya’da bir göçmen kökenli olarak kaygısızca dolaşmanız artık mümkün değil. Güvenlik problemi var.

Almanya’nın doğusundaki Saksonya ve Brandenburg eyaletlerinde 1 Eylül 2019, Thüringen eyaletinde 27 Ekim 2019 tarihlerinde eyalet parlamentosu seçimleri var.

Saksonya’da 2014 seçimlerinde Hıristiyan demokrat CDU yüzde 40’a yakın oy almıştı, sosyal demokrat SPD yüzde 12,4, Sol Parti de yüzde 18,9 almıştı. Son anketlere göre CDU’nun oyları yüzde 30’a düşmüş, sağ popülist AfD ise yüzde 25’e yükselmiş. SPD eriyerek yüzde 9’a, Sol Parti yüzde 14’e inmiş.

“DOĞU EYALETLERİNDEKİ SEÇİMLERDEN AfD GÜÇLENEREK ÇIKACAK“

Doğu eyaletlerinde neredeyse yok denecek sayıda göçmen yaşamasına rağmen aşırı sağcı bir partinin yükselmesi ile ile karşı karşıyayız. Göçmenlerle temasları bile yok. Peki nasıl oluyor da yabancı düşmanlığı tırmanıyor derseniz eğer, yanıtı çok basit: Doğu Almanya doğu blokunun bir parçasıydı. Gelir dağılımında ciddi bir uçurum yoktu. Eşit şekilde bir yaşam sürdürüyorlardı. 1989’da her iki Almanya birleşince Doğu Almanya’daki yapı yerle bir oldu, neoliberal, kapitalist boyutlu, tüketime dayalı bir yapı hâkim oldu. ‘Güçlü olan kazanır’ mantığı ile karşı karşıya kaldılar. Hayalleri yıkıldı ve faturayı göçmenlere yüklemeye başladılar. Göç dalgası ve mülteci akını bu korkularını daha da keskinleştirdi. Gençler işsiz, boşanmalar artmış vaziyette, İslam tehdidi son yıllarda ön plana çıkarıldı, mültecilerin işlediği suçlar öne çıkarıldı ve algı oluşturuldu.

Her şey üst üste bindiğinde nefret tohumları iyice ekildikten sonra özellikle bölgede, doğu eyaletlerinde, kimlik sorunu ve kaygılar baş gösterdi. Korkuyu kullanan bilinçli bir şekilde kanalize etmek üzere aşırı sağcı parti AfD de sahneye çıktı. Son dört yıldan bu yana aşırı sağcı bir yapıyla, çok boyutlu sorunları teke indirgeyen bir ideolojik yapı ile karşı karşıyayız. Almanya’daki demokrasi için, özellikle de göçmenler için çok önemli bir handikap. Saksonya’da da, Brandenburg’da da, Thüringen’de de güçlenecektir. AfD’nin büyük güç kazanması açıkçası çok endişe verici.

Neonazi örgüt “Nordkreuz“ (Kuzey Yıldızı / Haçı ) tarafından hazırlanan 25 bin kişilik ölüm listesi birkaç önce Wiesbaden’deki bir davanın da konusu olmuştu.

“IRKÇILARI SEEHOFER’İN SÖYLEMLERİ DE CESARETLENDİRDİ“

Almanya Türk Toplumu adına Sayın Bakan Seehofer’a şunu söylemek isterim: “Aşırı sağa uzun süreden bu yana göz yumuldu. Gereken tedbirler gerektiği şekilde ele alınmadı. Ayrıca Seehofer’ın bizzat kendi söylemlerinin de ırkçılığın körüklenmesinde etkisi var. 25 bin kişilik ölüm listesi ile ilgili açık ve net tavır koyamaması çok endişe verici. Bu kaygısız tutumu ne yazık ki Almanya aleyhine gelişen olayların önünü de açmaktadır. Daha tehlikeli boyutları önlemek için aşırı sağın önünü acilen kesmek gerekiyor. İçişleri Bakanlığı acilen önemli bakanlıklarla işbirliği ile eylem ve mücadele planı geliştirmelidir.”

Neonazi örgüt “Nordkreuz“ (Kuzey Yıldızı / Haçı ) tarafından hazırlanan 25 bin kişilik ölüm listesi birkaç önce Wiesbaden’deki bir davanın da konusu olmuştu.

Alman gazeteci Arne Semsrott, Federal Kriminal Dairesi‘ne (BKA) karşı bir dava açmıştı ancak ırkçı “Nordkreuz” örgütünün 25 bin kişilik ölüm ismin listesini ise yayınlamamayı taahhüt etmişti. Söz konusu dava karşılıklı anlaşma ile sona erdi. Wiesbaden Mahkemesi’nden bir sözcüye göre, davada anlaşma sağlanmasında federal soruşturma konusu olması önemli rol oynadı.

IŞIN TOYMAZ – FRANKFURT

 

Popüler Haberler

500 bin için başvurdular, Stuttgart “5 bin kişi” dedi: Kim bu “korona yasağı“ karşıtları?

Almanya’da mart ayından bu yana süren ve gittikçe büyüyen korona protestoları adeta tsunamiye dönüştü. Stuttgart’ta cumartesi günü 500 bin kişi sokağa çıkmaya hazırlanıyordu. Saatler kala Stuttgart Belediyesi salgın tedbirleri çerçevesinde  “500 bin değil 5 bin” dedi. Gösterinin organizatörleri dava açtı.

Almanya’nın Türkçe radyosu artık 20 yaşında bir genç

BERLİN  Fotoğraflar: Mesut HASTÜRK Artık 20 yaşında bir genç olarak bakılan ve 24 saat Türkçe yayın yapan Federal Almanya’nın en etkili radyosu Metropol FM, zorlu bir...

Maske yok, test yok: Almanya’da Türk inşaat işçileri koronaya yakalandı

Salgın döneminde “Stuttgart 21” şantiyelerinde çalışan ve Türkiye’den getirilen 6 inşaat işçisinin koronavirüse yakalandığı haberi Almanya’da ortalığı karıştırdı. Türk inşaat firması ERFA bünyesinde çalışan 6 Türk işçide koronovirüsü tespit edilirken, ikisi hastaneye kaldırıldı. 4’ü ise barınma yerlerinde iki hafta tutulacak.

Avukat İlke Çakar uyardı: “Türkiye’den emeklilikte zam öncesi son 2 gün“

Türk hukukçu ve sosyal güvenlik alanında uzman avukat İlke Çakar, Avrupalı Türklere seslenerek “Türkiye’den emeklilikte zam öncesi son 2 gün fırsatını değerlendirin” dedi.

Sosyal medyada bu karikatür dolaşıyor: “Atatürk ayakkabılı Erdoğan”

Almanya’da Twitter, WhatsApp ve Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinden, ayağına bol gelen Atatürk ayakkabıları ile aynaya bakan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karikatürü dolaşıyor.

Tüm Haberler

Alman milliyetçilerin işçi sınıfından destek alma hesapları: Sağ popülistler sendika binasını işgal etti

Sağcı eylemcilerin Alman Sendikalar Birliği sendika işgali, yeni soru işaretlerine neden oldu. Polis binaya izinsiz giren 5 milliyetçi eylemciyi itfaiye ekiplerinin yardımı ile aşağıya indirdi ve gözaltına aldı.
dd

Avusturya fena karıştı: “Büyükelçi Ozan Ceyhun Hıristiyanları aşağıladı” iddiası

Avusturya Büyükelçisi Ozan Ceyhun'un AKP destekli Ramazan toplantısında Hıristiyan ve Avusturya değerlerini rencide edici ifadelere yer verdiği iddiası Viyana'ya bir bomba gibi düştü. Açıklama için Uyum Bakanlığına davet edilen “eski solcu” Ceyhun, “Yanlış anlaşıldım” derken, konuşmanın videosunda yer alan ifadelerin kuşkuya yer bırakmadığı ileri sürüldü. 
dd

“Merkel farkı”: Almanya’nın koronavirüsle mücadelesinde kadınca yaklaşım etkili olmuş

Federal Almanya, uluslararası değerlendirmelere göre, koronavirüsle mücadelede başarılı ülkeler arasında yer alıyor. Berlin eyalet milletvekili Emine Demirbüken-Wegner bu başarının “bir kadın farkı” olarak görülmesini önerdi.
dd

AB’nin geleceği: İngilizlere göre Avrupa yeniden nasıl şekilleniyor?

Pandeminin, Avrupa Birliği’ni çözülmeye götürebileceğine dair bir  analiz İngiliz The Guardian gazetesinde yayınlandı. Çözülmenin  birden fazla adımdan oluşacağına dikkat çekilen değerlendirmede, Avrupa Birliği’nin yıkıcı darbeler alacağı belirtiliyor.  
dd

Stuttgart Başkonsolosu Öner: “Gençlerimiz 19 Mayıs ruhuyla her iki topluma da yarar sağlayacak”

Esslingen Nürtingen ve Çevresi Türk Okul Aile Birlikleri Derneği (Toab Ess/Nür) “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” kutlamaları çerçevesinde dijital şölene damgasını vurdu.
dd

Almanya’nın dört bir köşesinde Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okudular

Almanya’daki Türkiye kökenli gençler ülkenin dört bir yanında çektikleri videolarla özel bir 19 Mayıs kutlaması gerçekleştirdiler.
dd

Kabare ustası Muhsin Omurca: “Korona çağının ‘en komiği’ sağ popülistler”

Muhsin Omurca korona yasağı karşıtlarına  seslendi: “Koronanın ‘en komiği’ sağ popülistler ve komplo teoriciler. Ne kadar komik olduklarını bilseler bu işten iyi para kazanırlardı”
dd

Stuttgart korona gösterilerinin kalesine dönüştü: Polis ceza yağdırdı

Almanya'da kentlerde düzenlenen korona önlemlerini protesto gösterileri bir kez daha sağ popülistlerin ve komplo teoricilerin şovuna dönüştü. Haftalardır korona yasağı karşıtlarının eylemlerine sahne olan Stuttgart adeta salgın gösterilerinin kalesi durumunda. Polis kurallara uymayan eylemcilere ceza yağdırdı.
dd