Siyaset Erdoğan Türk okulları açmak istiyor: Almanya için zenginlik mi?

Erdoğan Türk okulları açmak istiyor: Almanya için zenginlik mi?

Türkiye'nin Almanya'da okul kurma talebi Almanya’yı karıştırdı. Ankara'nın “okul girişimini” girişimlerini destekleyenler kadar karşı çıkanlar da var.

Türk ve Alman hükümetleri Almanya’da Türkiye’nin 3 okul açmasına hukuki zemin hazırlayacak bir anlaşma üzerinde müzakerelere devam ediyor. Almanya’nın en yaygın ve etkili merkez sol eğilimli gazetesi “Süddeutsche Zeitung”un, Alman Dışişleri Bakanlığı’ndan verilen bilgilere dayandırdığı bir habere göre, Türk ve Alman hükümetlerinin üzerinde görüştüğü anlaşma taslağı, Ankara, İstanbul ve İzmir’deki Alman okullarına benzer üç okulun Almanya’da kurulmasını öngörüyor.

Özellikle Türk nüfusunun yoğun olduğu Berlin, Köln ve Frankfurt kentlerinde kurulması hedeflenen Türk okullarını, mevcut yasalara göre, Türk devleti bizzat girişimde bulunamıyor. Bu tür okullar için Türk devleti yerine özel statüdeki  sivil toplum örgütlerinin girişimci rolünü üstlenmesi gerekiyor. Ancak tam da bu nokta endişelere neden oluyor. 

(Foto: Green Chameleon on Unsplash) 

Almanya’da öğretmenlere yönelik hazırlanan bir haber portalı olan “www.news4teacher.de” bu kritik noktayı şöyle değerlendiriyor:

“YA TÜRK HÜKÜMETİNİN GÜDÜMÜNDE OLURSA” ENDİŞESİ

“Hiç kimse söz konusu derneklerin, sivil toplum örgütlerinin Türk hükümetine ne ölçüde bağlı olduğunu tam olarak takip edemeyecek. Bu, Almanya’da İslam  derslerine ilişkin tartışmalarda ve  Ankara’nın kontrolünde olduğu ileri sürülen DİTİB cami derneklerinde kendisini  zaten açıkça ortaya koyuyor. Alman Eğitim Sendikası’na (GEW) göre Türk tarafının etki altına alma girişimleri geçmişte sorunlara yol açtı ve konuyla ilgili çok sayıda öğretmen konuyu sendikaya aktardı.

Söz konusu okullarda, Türkiye tarafı eğitim ve öğrenim yöntemleri  ve  personel konusunda belirleyici olabilecek , ancak içerik olarak Alman devlet okullarıyla aynı müfredata sahip olacak. Okulların açılabilmesi için Alman devletinin izni gerekecek ve okul, bulunduğu eyaletin yasalarına tabi olacak.

Türkiye’nin Almanya’da “okul” hamlesi açıklanır açıklanmaz Alman medyasında geniş yer bulan konu sosyal medyada da, kamuoyunda da, siyasi arenada da  büyük yankı yarattı.

DIŞİŞLERİ BAKANI MAAS: UYUM KOŞULU

Federal Dışişleri Bakanı Heiko Maas  RTL ve NTV kanallarına konuya ilişkin bir açıklama yaparak tartışmalara dahil oldu. Bakan Maas  Türkiye’nin  Alman yasaları çerçevesinde okul kurmasının mümkün olabileceğini söyledi. Almanya’daki okulların, eyaletlerin eğitim tablosuna uyum sağlamakla yükümlü olduğunu ve denetleme kurulunun kontrolü altında eğitim hizmeti verebildiğini vurgulayan Dışişleri Bakanı Maas, “Okullara müfettişin erişimi varsa, Türkiye ile bu konuda yapıcı bir şekilde konuşulabilir. Değerlerimizle uyumlu olmayan şeylerin öğretilebileceği bir alana ise asla müsaade etmeyiz” dedi. 

Heiko Maas, MdB vor der Saarschleife im Landkreis Merzig-Wadern.

Dışişleri Bakanı Heiko Maas: “Değerlerimizle uyumlu olmayan şeylerin öğretilebileceği bir alana ise asla müsaade etmeyiz” (Foto: SPD Saar)

 Türkiye’de Alman okulları var ve Türkiye de Almanya’da aynı  muameleyi  görmek istiyor. Ancak Almanya’da Türkiye’nin okul kurma isteği gerçekte Türkiye ve Almanya arasında Alman hükümetinin yanı sıra ilgili eyalet hükümetleriyle de 2019 yazından bu yana müzakere ediliyor. Müzakereleri ise bir yıl önce İzmir’de  Alman Okulu’nun kapatılması tetikledi. Bu arada kamuoyunda Türkiye tarafının ta o zaman bugünleri planlayarak İzmir’deki Alman Okulu’nu şantaj amaçla geçici kapatmış olabileceği düşüncesi de hakim.

Milli  Eğitim Bakanlığı  İzmir’deki Alman Okulu’nun geçici olarak kapatılmasını o dönemde  yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek gerekçelendirmişti.

Alman Dışişleri Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre ise Türkiye’nin Almanya’da okul kurmasına ilişkin talebini içeren müzakerelerle  Almanya’nın da Ankara, İstanbul ve İzmir’deki Alman okullarının yasal dayanağının sağlanması hedefliyor. Anlaşma taslağının  eyalet hükümetleri tarafından  incelendiği biliniyor.

SEVİM DAĞDELEN: “ALMANYA’YI ANLAYAMIYORUM“

Dışişleri Bakanı Maas’ın tüm bu sakinleştirme çabaları Sol Parti milletvekili ve Türk-Alman Parlamenterler Grubu Başkanı Sevim Dağdelen’i teskin etmeye yetmedi.

Dagdelen_2938

Sol Parti milletvekili ve Türk-Alman Parlamenterler Grubu Başkanı Sevim Dağdelen “Erdoğan2ın okulları Almanya için zehirdir” (Foto: ww.sevimdagdelen.de)

Dağdelen’e göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Almanya’daki toplumu kutuplaştırıp bölüyor. “Onun okulları Almanya’daki uyum ve demokrasi açısından zehirdir” ifadesini kullanan Dağdelen DW Türkçe’den yer alan habere göre Alman hükümetinin, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ortamda neden Ankara ile bu görüşmeleri yaptığını anlayamadığını belirtti.

AfD: “TÜRK DEVLET VE DİN PROPAGANDASI İÇİN AÇIK KAPI”

Tüm bu tartışmalara katılmakta aşırı sağın yeni ve “başarılı” partisi Almanya için Alternatif‘li (AfD) siyasetçiler de gecikmedi.  AfD’nin Federal Meclis Grup Başkanı Alice Weidel, “Türk Diyanet İşleri’nin bir şubesi olan DİTİB ile yaşanan deneyimler, kağıt üzerinde Alman yasa ve yönetmeliklerine bağlı olunması gerektiği yönündeki maddelerin gerçek hayatta pek ciddiye alınmadığını gösteriyor” ifadesini kullandı. Weidey, özel okullarla ilgili yasalarda yer alan “eşdeğer müfredat” kavramının, “Türk devlet ve din propagandası için açık kapı bıraktığını” savundu.  

THORSTEN FREI: “ÇOCUKLARIMIZ ÖZGÜRLÜKÇÜ TOPLUMUN DIŞINDA BIRAKILAMAZ“

Almanya’da koalisyon hükümetinin büyük ortağı olan Hıristiyan Birlik Partileri‘nin (CDU/CSU) Federal Meclis Grup Başkan Yardımcısı Thorsten Frei da, DW Türkçe’de yer alan habere göre başarılı bir uyum süreci için okulların çok önemli olduğunu belirtti.

Frei “Okulların her halükârda, Türk devletinin ideolojik ve siyasi etki alanının dışında tutulması” gerektiğini kaydederek, başarılı bir uyum süreci için okulların çok önemli olduğunu belirtti. Frei ayrıca, “Bu sebepten dolayı çocukların ve gençlerin eğitiminde, onların bizim açık ve özgürlükçü toplumumuzun dışında kalmamalarına hassasiyetle dikkat etmeliyiz” dedi.

TÜRK DEVLETİNİN ETKİ RİSKİ

Deutsche Welle’ye konuşan Dortmund Teknik Üniversitesi’ne bağlı Okul Gelişimi Araştırmaları Enstitüsü’nden Nele McElvany’e göre ise, kamuoyunun konuya gösterdiği büyük hassasiyet nedeniyle, okullar üzerindeki olası Türk devleti etkisi riskinin düşük olacağını ifade etti. 

Alman eğitim sistemi talimatnameleri ve yönetmeliklerinin çok net olduğunu belirten McElvany, “Almanya’da bulunan camilerde verilen İslam dersi gibi örneklerden farklı olarak, Alman okullarında ideolojik propagandaya karşı elde pek çok imkân var” dedi. Nele McElvany, Almanya okul sisteminin bu tarz düzensiz etkilerden “ışık yılı mesafesinde uzak olduğunu” belirtti. Bilim insanı McElvany’e göre Almanya’da Türk okullarının açılması, Alman okul dünyası için bir zenginlik dahi olabilir. “Bu okullar belki de o kadar iyi olacaklar ki, Türkiye ile kültürel ya da ekonomik bağları olan Alman aileler bile çocuklarını bu eğitim merkezlerine gönderebilecek” ifadesini kullanan McElvany, bu ailelerin Türk okullarını bir seçenek olarak düşünebileceğini ve bu sayede kültürel alışverişi güçlendirebileceklerini vurguladı.

ATİLA KARABÖRKLÜ: “ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ BİRİNCİ SIRADA YER ALMALI”

Almanya Türk Toplumu Eş Başkanı (TGD) Atila Karabörklü de genel olarak, ikidilli ve çok uluslu okulların kurulmasının göçmen toplumu için memnuniyet verici olduğuna işaret etti. Karabörklü konuyu şu sözlerle yorumladı:  

Bildergebnis für atila karabörklü twitter

Almanya Türk Toplumu (TGD) Eş Başkanı Atila Karabörklü: “Okullar göçmen toplumunun gerçeklerine uyarlanmalıdır” (Foto: Twitter) 

“Müzakerelerin siyasi çıkarlardan uzak, çocukların eğitiminin birinci planda tutularak gerçekleştirilmesini umuyoruz. Dolayısıyla, politik etkiden uzak olmasını istiyorsak, her iki tarafta da şeffaf kontrol organları yaratmalıyız. Ancak, Türkiye’nin Almanya’da okul kurmak istemesi ile birlikte, Almanyalı Türklere yönelik ikidilli eğitim konseptlerinin yetersiz ve okul sistemimizin de yapısal zayıflık içinde olduğu da ortaya çıkıyor. Bu nedenle, temel olarak, okullarımız göçmen toplumunun gerçeklerine uyarlanmalıdır” diye konuştu.

 

FOTO: (Manşet Foto)  Sam Balye on Unsplash

HALKWEB – STUTTGART

Popüler Haberler

“Sağ ve antifaşist duyarlılık büyüyor: Münih ırkçılığa geçit vermedi“

Almanya’da çeşitli kentlerde ırkçılık, göçmen düşmanlığı ve savaş karşıtı  eylemler zaman zaman hızlanarak devam ediyor. Faşizan sağdaki gelişmeye karşı tepki, umut verici.

Okan Bayülgen yazdı, yönetti, oynadı: “Harem Kabare” Almanya’ya geliyor

Okan Bayülgen’in yazdığı, yönettiği ve oynadığı Harem Kabare adlı oyun Çuval Dergisi’nin organizasyonuyla Almanya’nın Stuttgart ve Frankfurt kentlerinde seyirci ile buluşacak.

DİDF: Dövizle emeklilik skandalının sorumlusu hükümettir

Yurtdışında yaşan Türk vatandaşlarının dövizle emeklilik haklarının yakılacağı haberleri ortamı iyice gerginleştirdi. Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu, Ankara'yı sorumluluk üstlenmeye çağırdı

Bir taksiye sığan dünya, dünyaya sığmayan bir taksi

Frankfurt bir dünya şehri ve paranın, özellikle de Avrupa parasının merkezi. Yüzlerce kültür iç içe ve yan yana yaşıyor. Şehrin kilit renklerinden birini de Türkçe ve Türk edebiyatı oluşturuyor. Bu ilk bakışta fazla iddialı görünen “yalın gerçeğe” güzel bir örnek, akademik yaşamını derinleştirmek için geldiği bu şehirde farklı bir yaşam kuran Selçuk Ülger. Küçük bir taksinin penceresinden, hatta dikiz aynasından bile dünyayı zenginleştiren olmadık öyküler, yepyeni hayatlar çıkarabilen bu mütevazı yazı adamı, sorularımızı yanıtladı.

Şampiyon Gökhan Arslan kadın girişimcilere başarıya giden yolu anlatacak

Almanya’nın Stuttgart kentinde kurulma çalışmaları devam eden Uluslararası Kadın Girişimciler Birliği’nin (VİU) ilk toplantısı, Dünya Kickboks Şampiyonu Gökhan Arslan konferansı ile gerçekleşecek.

Tüm Haberler

Alman ordusunda 550 aşırı sağcı asker şüphesi

Almanya ordusunda aşırı sağcılık şüphesiyle hakkında inceleme başlatılan askerlerin sayısı 550. Konuyla ilgili açıklama askeri istihbarat servisi MAD tarafından yapıldı. 
dd

“Sağ ve antifaşist duyarlılık büyüyor: Münih ırkçılığa geçit vermedi“

Almanya’da çeşitli kentlerde ırkçılık, göçmen düşmanlığı ve savaş karşıtı  eylemler zaman zaman hızlanarak devam ediyor. Faşizan sağdaki gelişmeye karşı tepki, umut verici.
dd

DİDF: Dövizle emeklilik skandalının sorumlusu hükümettir

Yurtdışında yaşan Türk vatandaşlarının dövizle emeklilik haklarının yakılacağı haberleri ortamı iyice gerginleştirdi. Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu, Ankara'yı sorumluluk üstlenmeye çağırdı
dd

Almanya’da ilk kez görülüyor: Eşcinsel çiftin annelik davası

Almanya'da hamile olan eşcinsel bir kadın, evli olduğu kadının da doğacak çocuğunun annesi olarak kayıtlara geçmesi için hukuk mücadelesi başlattı. 
dd

Almanya’da ulusal eylem planı: Göçten önce mi, sonra mı uyum?

Almanya'da hükümet kalifiye eleman sıkıntısını çözmek için yeni bir “Ulusal Uyum Eylem Planı” hazırladı. Plana göre kalifiye göçmenler ülkelerinde Almanya konusunda bilgilendirilecek. 
dd

Yeşim ve Ömer Yaprakkıran: Ressam çiftin sergisinde yine renk cümbüşü

Değişik kültürlerden değişik tekniklerle üretilen rengârenk tablolar, Neu-Isenburg'da sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Yaprakkıranlar toplu sergileri tercih ediyor.
dd

Okan Bayülgen yazdı, yönetti, oynadı: “Harem Kabare” Almanya’ya geliyor

Okan Bayülgen’in yazdığı, yönettiği ve oynadığı Harem Kabare adlı oyun Çuval Dergisi’nin organizasyonuyla Almanya’nın Stuttgart ve Frankfurt kentlerinde seyirci ile buluşacak.
dd

Libya zirvesi: Barış umudu Berlin’de yarım kaldı

Berlin’deki Libya Konferansı’na katılan ülkeler sağlanan anlaşmadan memnun, ancak temkinli. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Berlin’den ayrılırken hâlâ yanıt bekleyen çok sayıda soru olduğunu söyledi. 
dd

Geleneksel ile moderni buluşturdu: “Tonalite” ilk konseriyle seyirci karşısında

Almanya’da yeni kurulan müzik grubu “Tonalite” ilk konserini 1 Şubat 2020 cumartesi akşamı  Esslingen kentinde verecek.
dd