Yaşam Eğitim en temel haktır, çünkü...

Eğitim en temel haktır, çünkü…

Düsseldorf-Zeynel Korkmaz İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (İHEB) 2. Dünya Savaşı’nda yaşanan yıkımın ve edinilen acı deneyimlerin bir sonucu olarak 10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildi. Sovyetler Birliği, ABD, Çin, Fransa, Büyük Britanya gibi ülkelerin hazırladığı bu bildirgeyi günümüzde birçok ülke benimsemiş durumda. Bu bildirge, ayrıca kapsamlı uluslararası anlaşmalar için de zemin oluşturmuştur. Sıkça […]

Düsseldorf-Zeynel Korkmaz

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (İHEB) 2. Dünya Savaşı’nda yaşanan yıkımın ve edinilen acı deneyimlerin bir sonucu olarak 10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildi. Sovyetler Birliği, ABD, Çin, Fransa, Büyük Britanya gibi ülkelerin hazırladığı bu bildirgeyi günümüzde birçok ülke benimsemiş durumda. Bu bildirge, ayrıca kapsamlı uluslararası anlaşmalar için de zemin oluşturmuştur.

Sıkça atıfta bulunulan ve ülkeler arası ilişkilerde siyasi meşruiyetin önemli bir ölçütü haline getirilen bu belgenin ne derece hayata geçtiği tartışma konusu olagelmiştir. Batılı ülkelerin insan hakları alanında çifte standart uyguladığı suçlamalarından, kimi ülkelerde rejim değişikliğinin gerekli olduğunu kamuoyuna açıklama girişimlerine kadar uzanan geniş bir hattan söz edebiliriz. Ancak insan hakları ihlallerinden bahsedildiğinde, genelde düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü, gösteri özgürlüğü vb. özgürlükler akla gelir, belki de getirilir, bir insan hakkı olarak eğitim hakkına uyulmaması ise daima gündem dışı kalır. Siz hiç eğitim hakkını ihlal ettiği için sert eleştiriler alan ya da yaptırım uygulanan bir ülke gördünüz mü?

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 26’ncı maddesi eğitim hakkını konu almakta ve bildirgenin en geniş maddelerinden birini oluşturmaktadır:

  1. Her şahsın öğrenim hakkı vardır. Öğrenim hiç olmazsa ilk ve temel  safhalarında parasızdır. İlköğretim mecburidir. Teknik ve mesleki öğretimden herkes istifade edebilmelidir. Yüksek öğretim, liyakatlerine  göre herkese tam eşitlikle açık olmalıdır.
  2. Öğretim  insan şahsiyetinin  tam gelişmesini ve insan  haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim  bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki  çalışmalarını geliştirmelidir.
  3. Ana baba, çocuklarına verilecek eğitim türünü seçmek hakkını öncelikle haizdirler.

(http://www.ohchr.org/EN/UDHR/Pages/Language.aspx?LangID=trk)

 

İŞE BİR DÜŞÜNCEYLE BAŞLAMAK!

26’ncı maddenin günümüz koşullarına ne derece uygun olduğunun, yeni hak kazanımı anlamında genişletilmesinin gerekip gerekmediğinin ve uluslararası bir çalışma kapsamında bu maddeye eklemeler yapılıp yapılamayacağının tartışıldığı bir yazı dizisi, Eylül 2015’te PoliTeknik’te yayınlanmaya başladı.

“Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesi – 1948, Eğitim Haklarının Genişletilmesi Üzerine Düşünceler ve Öneriler” başlığı altında yayını yapılan diziye şu ana kadar Hindistan, Brezilya, Küba, ABD, Türkiye, Yunanistan, Almanya, İsviçre, Şili, İspanya gibi ülkelerden eğitim sendikaları, biliminsanları ve üniversite öğrencileri katkı sundu. Makalelerde İHEB’nin söz konusu maddesinin yenilenmeye ihtiyaç duyduğu doğrudan belirtilerek, eğitim kuramı, kavramsal boyutlar, eğitimin niteliği, uygulaması ve denetimi gibi bir dizi ölçütü de kapsayan ağırlık noktalarının ayrıntılandırılması gerektiğine işaret edildi.

Düşüncemiz, tüm dünyanın saygı duyduğu ve referans gösterdiği tarihi bir belgeye eklemeler yapılmasıydı.

Ortaya çıkan bu gerekliliği daha geniş bir platformda tartışmaya açmak için PoliTeknik Gazetesi girişiminde bir bilim ve koordinasyon grubu oluşturuldu. Jena Üniversitesi Eğitim ve Kültür Enstitüsü, Wuppertal Üniversitesi Çocuklar.Toplumlar Disiplinlerarası Araştırma Merkezi, Prof. Dr. Armin Bernhard, Prof. Dr. Marlies W. Fröse ve Dr. Benjamin Bunk’un üyesi olduğu bu oluşum, yukarıda belirtilen amaçtan hareketle 29 Ekim’de Köln Üniversitesi’nde uluslararası bir sempozyum düzenledi.

Alman Eğitim ve Bilim Sendikası Başkanı Marlis Tepe, Köln Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Manuela Günter ve koordinasyon adına Prof. Dr. Michael Winkler’in açılış konuşmalarıyla başlayan ve tamgün süren etkinlikte, uzmanlar, Eğitim Enternasyonali, Hindistan eğitim sendikası, Syriza Partisi gençlik grubu temsilcileri ve Maltepe ve Heidelberg üniversitesi öğrencileri sunumlarda bulundu. Sempozyum küresel ve yerel ölçekte eğitimin güncel durumunu ilgili kesimlerin kendi bakış açılarından irdelemelerine ve yeni evrensel hakları önermelerine olanak sundu.

DÜŞÜNCEDEN UYGULAMAYA

Şimdi 2018’e kadar sürmesi planlanan ve uluslararası bir ilişki ağının kurulmasını öngören bir proje ile 26. maddenin genişletilmesi düşüncesi için çalışılacak. Proje bu amaçla olabildiğince çok ülkede komisyonlar kurularak, eğitim alanında etkin olan ya da bu konuya ilgi duyan tüm kesimlerin eğitim haklarının genişletilmesini hedefleyen görüşlerini bir öneri kataloğu halinde hazırlamalarına olanak tanıyacak. Farklı ülkelerde kaleme alınacak öneri kataloglarının ortak paydaları, merkezi Almanya’da bulunan bilim kurulu tarafından bir bildirge haline getirilerek, 2018’de oylamaya sunulmak üzere Birleşmiş Milletler’e destekçi devletler aracılığıyla gönderilecek. Devletlerden söz konusu desteği alabilmek için şu an Küba Eğitim Bakanlığı ile temaslar yürütülüyor ve somut olarak Yunanistan ve Hindistan eğitim bakanlıklarıyla ilişkiler de geliştirilmeye çalışılıyor. Farklı devletlere bu talebin en kısa zamanda götürülmesi gerektiği açıktır.

DÜŞ YA DA GERÇEKLİK

“Hayata geçirilememiş bir tarihi belgeye eklemeler yapmak neye yarar?” diye sorulabilir. Elbette maddeye yapılacak eklemeler uygulama ve denetime ilişkin boyutları da içerebilmelidir. Eğitim haklarının gün geçtikçe kısıtlandığı, eğitim-öğretimin dünyanın birçok ülkesinde, insanlığın büyük bir bölümü için nitelikten uzak olduğu, metalaştırıldığı ve bir yap-boz oyununa dönüştürüldüğü bir dönemde, daha iyi bir dünya için somut görevler üstlenmeye ve böylesi bir dünyanın inşası için uğraşı vermeye çağrı, sıradışı ya da hayalperest bir tutum değildir, aksine tüm ağırlığıyla kendini hissettiren bir gereksinimin dışa vurumudur.

Kaybedilen haklar nedeniyle karamsarlığa düşmek, eldekileri yitirmemeye çalışmak yerine, somut bir hedef etrafında toplanma ve uluslararası bir oluşumun parçası olma fırsatı doğduğunda bu fırsatı görebilmek ve değerlendirebilmek gerekir. Bunun bilincine varmak, düşten gerçekliğe geçilen eşiktir.

 

 

Popüler Haberler

Almanya o raporu rafta mı unuttu? Salgında 7,5 milyon kişi ölebilir

Ortalıkta sayısız koronavirüs salgınıyla ilgili komplo teorisi ve senaryolar dolaşsa da, Almanya’nın bundan sekiz yıl önce hazırlattığı “Sivil Halkı Korumada Risk Analiz Raporu“ aslında hedefi en iyi tutturan senaryo olmuş. O rapor rafta unutulmuş olabilir mi? Almanya günümüzde yani 2020‘deki küresel salgınla ilgili şaşılacak derecede, bire bir benzeyen bir rapor hazırlamasına karşılık gereken tüm tedbirleri de beraberinde almış mı gerçekten?

Deniz bitti: AKP’nin gözü, yurtdışındaki Türklerin emekliliğinde

AKP hükümeti tarafından Meclis’e sunulan “Yeni Ekonomi Paketi” yurtdışı Türklerinin emeklilik hakları ile ilgili olumsuz düzenlemeleri de beraberinde getiriyor. Söz konusu paketle AKP, SSK borçlanmasının kaldırılmasını da teklif etti.

Müzisyen Suavi Almanya’dan uyardı: “Alevileri tuzağa düşüremezsiniz!”

Tanınmış sanatçı Suavi, Almanya'daki konseri sonrasında Alevilere yönelik yeni oyunlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Koşu proteziyle bir mitoloji kahramanı: Ali Laçin’in öyküsü

Uluslararası alanda da başarısıyla gündeme gelen engelli sporcumuz Ali Laçin, umut dolu bir resim çizdi. Laçin, “Engellerle karşılaşınca ayağa kalkmak ve zorluklara göğüs germek gerekiyor. Her şeyden önce ilk adımı atmak çok önemli” diye konuştu.

Ürküten korona senaryolarının ardı arkası kesilmiyor: “Anarşi çıkabilir”

Şimdi de Alman İçişleri Bakanlığı’na ait korona virüsüyle ilgili çok gizli bir belge basına sızdı. Tam üç senaryo üzerinde durulan rapora göre kısmi sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamaların uzaması ekonominin ağır darbe almasına, dolayısıyla anarşiye yol açabilir.

Tüm Haberler

Ürküten korona senaryolarının ardı arkası kesilmiyor: “Anarşi çıkabilir”

Şimdi de Alman İçişleri Bakanlığı’na ait korona virüsüyle ilgili çok gizli bir belge basına sızdı. Tam üç senaryo üzerinde durulan rapora göre kısmi sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamaların uzaması ekonominin ağır darbe almasına, dolayısıyla anarşiye yol açabilir.
dd

25’inci yılda kötü şaka: Nürnberg Film Festivali ertelendi

Avrupa'da Türk sinemasıyla ilgili festivallerin en gelişkini olarak tanımlanan Nürnberg Film Festivali, “koronavirüs” salgını nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde bu tarihsel etkinliği ertelemek zorunda kaldı.
dd

Almanya o raporu rafta mı unuttu? Salgında 7,5 milyon kişi ölebilir

Ortalıkta sayısız koronavirüs salgınıyla ilgili komplo teorisi ve senaryolar dolaşsa da, Almanya’nın bundan sekiz yıl önce hazırlattığı “Sivil Halkı Korumada Risk Analiz Raporu“ aslında hedefi en iyi tutturan senaryo olmuş. O rapor rafta unutulmuş olabilir mi? Almanya günümüzde yani 2020‘deki küresel salgınla ilgili şaşılacak derecede, bire bir benzeyen bir rapor hazırlamasına karşılık gereken tüm tedbirleri de beraberinde almış mı gerçekten?
dd

Sucuk üretiminde sular durulmuyor: İşyeri işçi temsilcisi işten atılmakla tehdit ediliyor

Merkezi Federal Almanya’nın Köln kentinde bulunan ülkenin en köklü Türk et ve sucuk üreticisi Egetürk’te işçilerin toplu iş sözleşmeleri için hak aramalarıyla başlayan gerginlik tırmanmaya devam ediyor.
dd

Yeni Vatan: Viyana’nın Türkçe gazetesinden “koronavirüs özel sayısı”

Bu yıl 20 yaşını geride bırakan Viyana'nın en etkili Türkçe yerel gazetesi Yeni Vatan, mart ayı sayısını “koronavirüs” ile mücadeleye ayırdı.
dd

Berlin’de Barışlar için eyleme Afrikalı ve Kanadalı gazeteciler de destek verdi

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) tutuklu ve gözaltındaki gazeteciler için Berlin’deki Brandenburger Kapısı önünde bir eylem düzenledi. Gazetecilerin eylemine Kanadalılar ve Afrikalı gazeteciler de destek verdi.
dd

Endişe: Sanatçılar Almanya’da TRT’nin “koronavirüs” önlemine takıldı

Çin’in Wuhan şehrinden dünyaya yayılan ölümcül koronavirüs önlemlerinden TRT sanatçıları da etkilendi.
dd

Serbest bırakılmaları için Berlin’de eylem yapacaklar

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) tutuklu ve gözaltındaki gazeteciler için Berlin’deki Brandenburger Tor alanında eylem düzenliyor.
dd

DİDF ve Sidar Çarman: “Kadın mücadelesi insanlık mücadelesidir”

Almanya’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla çok sayıda etkinlik gerçekleştirildi. Stuttgart kentindeki mitingte Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Stuttgart Teşkilatı adına konuşan sendikacı Sidar Çarman “Biz kadınların mücadelesi aslında bütün insanlığın mücadelesidir” dedi.
dd