Siyaset Berlin'de siyaset sahnesi fena karıştı: Yeşiller ve AfD Almanya'nın yeni kitle partileri...

Berlin’de siyaset sahnesi fena karıştı: Yeşiller ve AfD Almanya’nın yeni kitle partileri mi?

Almanya, Annegret Kramp-Karrenbauer’in Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanlığı’ndan istifası sonrasında partinin izleyeceği stratejiyi konuşuyor. CDU ve SPD'deki erime tehlikeli boyutlarda.

Federal Almanya’da siyaset sahnesinde bütün aktörlerin eski yerlerini ve işlevlerini yitireceği, bu arada daha önce hiç hesapta olmayan yeni aktörlerin iktidar oyununda ön saflara geçebileceği ileri sürülüyor. Özellikle Alman medyasında yeni sahne üzerine yapılan değerlendirmelerde yeni vurgular dikkat çekiyor. DW Türkçe, yapılan yorumların geçici bir dökümünü çıkardı.

MERKEL SONRASI YIPRANMA TEHDİDİ

Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi, Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin genel başkanlığına gelecek olan ismin Başbakan Angela Merkel karşısında yıpranma tehlikesi olduğuna dikkat çeken bir yorum yayınladı:

“Bu krizde fiilen bir yönetim eksikliği parti açısından zehir anlamına geliyor. Partinin acilen kendisini birleştirecek ve kendisine yön verecek birine ihtiyacı var. Annegret Kramp-Karrenbauer’in (AKK) bu kişinin aynı zamanda başbakan adayı da olması talebine, yaşanan deneyimler sonrasında kimse karşı çıkmıyor. Ancak seçim tarihinden bir buçuk yıl önce başbakan adayı ilan edilecek kişinin de önünde aylar sürecek bir yıpranma tehlikesi bulunuyor. Hıristiyan Birlik Partileri’nin (CDU/CSU) başbakan adayı, hayatını adadığı politik eserini bir aslanın yavrularını koruduğu gibi savunan Merkel’in yanında kendini ortaya koymak zorunda olacağı için yıpranma tehlikesi özellikle büyük. Kramp-Karrenbauer de bu yüzden başarısız oldu.”

SOL POLİTİKALAR ELEŞTİRİLDİ

DW Türkçe’nin Alman basınından derlediği haberde, Neue Osnabrücker Zeitung gazetesinin değerlendirmelerine de yer verildi. Gazete, Merkel’in başbakanlığı döneminde izlediği “sol siyasetin” partinin politik profilini içeriksizleştirdiğini vurguladı:

“Başbakanın mirası CDU açısından hafif değil. Kriz, Thüringen ve AKK’dan daha önce başlamıştı. Sosyal Demokrat Parti’nin çöküşü nedeniyle örtbas olmuştu. Şimdi ise parçalanan, Hrıstiyan Birlik Partileri. Bozgun bir soru üzerinde düğümleniyor: CDU neyi savunuyor? Başbakan sığınmacı politikalarında SPD’yi solladığından, iklim sorununda adeta dünya çok yakında yanıp kül olacakmış gibi Greta’yı bağrına bastığından beri merkez oylar da lime lime oluyor. İster nükleer enerji ister ordu ya da tarım ekonomisi olsun. Merkel tam bir ana akım sörfçüsü. Başbakanlığını da yaptığı manevralarla pekiştirdi. Ancak içerik açısından Hristiyan Demokratlar ruhsuz.”

“EYALET SEÇİMLERİ ÖNCESİ SORUNLAR HALLEDİLMELİ”

Mannheimer Morgen gazetesi, gelecek yıl yapılacak eyalet seçimleri öncesinde Hıristiyan demokratların kendi iç sorunlarını halletmiş olması gerektiğini savundu:

“CDU ve CSU genel başkanlık takvimi sadece risk getiriyor ama güvence sunmuyor. Gelecek yıl beş eyalet meclisi seçimi olacak. O zamana kadar Hıristiyan Birlik Partileri’nde kişisel hır gürün bitmiş olması gerek. O nedenle Başbakan’ın Federal Meclis seçimlerinden önce başbakanlık makamına giden yolu açması gerekebilir. Zira ‘Merkel ile nasıl devam edilecek’ diye bir konu artık masada değil. Hele hele Hamburg’daki seçim Birlik açısından felaketle sonuçlanacak olursa.”

LASCHET VE MERZ ANLAŞAMAZSA…

Bavyera’nın CSU çizgisindeki sağ eğilimli Münchner Merkur gazetesi, Hıristiyan Birlik partilerinin (CDU ve CSU) krizden çıkamaması halinde Almanya’da yeni kitle partilerinin AfD ve Yeşiller olacağı öngörüsünde bulundu:

“Genel başkanlığı Merkel’in önüne attığında Kramp-Karrenbauer’in zaten zayıf olan otoritesi tamamen sönmüş oldu. Başbakan adaylığını ‘önden’ başlatma ve bunu yaza kadar sürdürme planı, bir ölü doğum oldu. Şimdi sırada en küçük parti birimlerine kadar yayılacak bir gerilla savaşı var, tabii eğer iki kanadın önderleri Armin Laschet ve Friedrich Merz aralarında bir anlaşmaya varmazlarsa. Markus Söder merkez seçmeni yeniden toplayan bir uzlaşı adayı olabilir. Ancak bu isim üzerinde anlaşmak CDU’nun her iki güçlü adamının egolarına aşılamaz bir ket vurabilir. Hayır, bu takvim işlemez. Eğer Hıristiyan Birlik partileri bunu izleyecek olursa, Almanya yazın Yeşiller ve AfD olmak üzere iki yeni kitle partisiyle karşı karşıya kalabilir.”

HALKWEB – BERLİN

FOTO: AC Almelor on Unsplash

 

Popüler Haberler

Bircan Pınar göğsümüzü kabarttı: Ancak Ankara başarıya ilgisiz

Kick Boks Dünya Şampiyonu Bircan Dilber Pınar'ın başarısına Türkiye’nin kayıtsız kaldığı iddia edildi. Genç sporcuyu Türkiye'den kimsenin aramaması eleştirildi.

Kriz Berlin’inde “İslam oyunları”: AfD’nin DİTİB talebi gerginliği kışkırtma amaçlı

Almanya'da beklenmedik krizler yaşanıyor. Faşizan niteliği her geçen gün daha da belirginleşen AfD, bu kez DİTİB üzerinden İslam korkusunu kışkırtıcı bir yeni atakla ortamı gerginleştirmeyi hedefliyor.

Başkonsolos Erkan Öner: “Göçmen kadın girişimcilerin birleşmesi bize güç katar”

Stuttgart Başkonsolosu Erkan Öner Almanya’daki göçmen özellikle de Türkiye kökenli kadın girişimcilerin dayanışma içine girmesinin cesaretlendirici ve önemli bir adım olduğuna dikkat çekti.

Linç kültürü: Can Dündar ve Barbaros Şansal tartışıyor

Özgürüz Radyo kültür etkinlikleri kapsamında 10 Aralık’ta Berlin'de “Tan Gazetesi Baskını” belgeseli ardından Can Dündar ve Barbaros Şansal “linç kültürü” üzerine tartışacak.

Güldür Güldür Show Avrupa turnesine hazır

Show TV ekranlarında yayınlanan komedi programı Güldür Güldür Show 10 Kasım 14 Şubat tarihleri arasında Avrupa’nın çeşitli kentlerinde seyirci ile buluşacak.

Tüm Haberler

“Göç ve Sömürü” etkinliği 23 Şubat’ta Münih’te

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Münih Birimi tarafından düzenlenen bir gecede, Türkiye e benzeri ülkelerden Federal Almanya'ya emek göçünün çeşitli alanlardaki sonuçları tartışmaya açılacak. Özellikle beyin göçünün yaratacağı “çoklu travmalar” büyüteç altına alınacak.
dd

Bir kimlik arayışı: “Eski Müslüman”, eşcinsel ve ateist, liberal FDP’ye katılırsa…

Çağın kutuplaşma hastalığına yakalanan Almanya'da kimlik bunalımı yaşanıyor. Alman siyasi arenasında bütün “kıpırdamaz” denilen taşlar yerinden oynuyor. Ara çözümlerle bu nefret ve birbirine düşmanlık sona erecek gibi de görünmüyor. Ali Utlu olayı böyle bir örnek mi?
dd

Kriz Berlin’inde “İslam oyunları”: AfD’nin DİTİB talebi gerginliği kışkırtma amaçlı

Almanya'da beklenmedik krizler yaşanıyor. Faşizan niteliği her geçen gün daha da belirginleşen AfD, bu kez DİTİB üzerinden İslam korkusunu kışkırtıcı bir yeni atakla ortamı gerginleştirmeyi hedefliyor.
dd

Berlin’de siyaset sahnesi fena karıştı: Yeşiller ve AfD Almanya’nın yeni kitle partileri mi?

Almanya, Annegret Kramp-Karrenbauer’in Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanlığı’ndan istifası sonrasında partinin izleyeceği stratejiyi konuşuyor. CDU ve SPD'deki erime tehlikeli boyutlarda.
dd

Veda ve hüzün: Usta gazeteci Mehmet Aktan’ı son yolculuğuna meslektaşları uğurladı

Federal Almanya’da 1970’li yıllardan itibaren özellikle radyo alanında yoğun bir uğraş veren Dr. Mehmet Aktan’ın cenazesi, toprağa verilmek üzere Köln’den Türkiye’ye uğurlandı.
dd

Türkiye dahil 100’den fazla ülkeyi izlemişler: BND ve CIA imzalı skandal

Almanya'nın dış istihbarat servisi BND ve Amerikan istihbaratı CIA'in ortaklaşa 100'den fazla ülkede hükümetlerin şifreli haberleşmelerini yıllarca izlediği ortaya çıktı. Bu ülkeler arasında Türkiye de var.
dd

Batı’da da kısıtlı özgürlük: Alman akademisyenler hoşgörüsüzlükten şikayetçi

Yapılan bir ankete göre Federal Almanya'da birçok öğretim görevlisi üniversitelerdeki ortamı bilim özgürlüğü açısından kısıtlayıcı ve hoşgörüsüz buluyor.
dd

40 yıllık deneyim: Dost-Der kongresinde işçi sorunları tartışıldı

Türkiye kökenli çalışanların geleceklerini artık tamamen Almanya'da gördüğü, ancak bu insanların Türkiye konusundaki duyarlılıklarının da derinleştiği Bad Cannstatt'ta bir kez daha vurgulandı.
dd

Ankara-Berlin bağları: Beraber yürüdüler, beraber mi bırakacaklar?

Nüfusları hemen hemen eşit iki büyük ülkedeki siyaset kazanları kaynama noktasını çoktan aştı. Türkiye'nin başı ekonomik açıklarla dertteyken Almanya ürettiği korkunç boyutlardaki ekonomik fazlayı ne yapacağını bilemiyor. Bu iki ülkenin liderleri, Erdoğan ile Merkel'in birbirine yakın tarihlerde çıktıkları siyaset sahnesinin en üst basamaklarından yine birbirine yakın tarihlerde ve “palas pandıras” çekilecekleri anlaşılıyor.
dd