Yaşam Batı'da da kısıtlı özgürlük: Alman akademisyenler hoşgörüsüzlükten şikayetçi

Batı’da da kısıtlı özgürlük: Alman akademisyenler hoşgörüsüzlükten şikayetçi

Yapılan bir ankete göre Federal Almanya'da birçok öğretim görevlisi üniversitelerdeki ortamı bilim özgürlüğü açısından kısıtlayıcı ve hoşgörüsüz buluyor.

Allenbach Demoskopi Enstitüsü’nün anketine göre Almanya’da birçok öğretim görevlisi üniversitelerdeki ifade özgürlüğü ortamını kısıtlayıcı ve hoşgörüsüz buluyor.

Ankete katılan öğretim görevlilerinin üçte biri siyasi doğruculuğun (political correctness) resmi ya da gayrıresmi direktifler nedeniyle kısıtlandığını belirtti. Bu kanaatin en güçlü olduğu alan tıp. DW Türkçe’de yer alan habere göre tıpçıların yüzde 40’ı siyasi doğruculuk nedeniyle kısıtlandığı görüşünde. Sosyal bilimler, tarih ve kültür bilimleri, dil ve edebiyat bilimleri, ilahiyat gibi çok çeşitli disiplinleri kapsayan beşeri bilimlerde (Geisteswissenschaften) ise bu görüşü savunanların oranı yüzde 36.

Öğretim görevlilerinin birçoğu da üniversitelerdeki günlük çalışma ortamının kısıtlayıcı olduğunu ifade etti. İş yükü, gereksiz bürokrasi, kaynak eksikliği, katı ahlaki standartlar bu kısıtlamanın nedenleri arasında gösterildi.

Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisine yakın Konrad Adenauer Vakfı ve Alman Yüksek Okullar Birliği’nin yaptırdığı anketin sonuçlarına ilişkin haber Die Welt gazetesinde yayınlandı. Ankette bin 106 öğretim üyesine sorular yöneltildi.

HOŞGÖRÜSÜZLÜK ELEŞTİRİSİ

Öğretim görevlilerine fikir beyanı kapsamında üniversitelerdeki hoşgörü ortamına ilişkin sorular soruldu. Ankete katılanların yüzde 79’u üniversitede düzenlenecek bir panele bir sağ popülist görüşlünün çağrılmasının serbest olması gerektiğini savundu. Yüzde 74’lük bir kesim bunun yapılması halinde öğrencilerden ya da üniversite yönetiminden büyük bir tepkiyle karşılaşılacağını belirtti. Bir sol popülistin panele çağrılmasının mümkün olmasını destekleyenlerin oranı ise yüzde 84. Böyle bir durumda bir tepkinin ortaya çıkacağına inananların oranı ise yüzde 21.

Öğretim üyelerinin yüzde 72’si cinsiyetlere riayet eden dil kullanımının reddedilebilmesi gerektiğini savundu. Ancak bu durumda bir tepkiyle karşılaşılacağı kanaatinde olanların oranı yüzde 40. Akademisyenlerin yüzde 43’ü de üniversitelerde iklim değişikliğine karşı çıkmanın mümkün olması gerektiğini belirtti. Bunun tepki göreceğine inananların oranı ise yüzde 63.

“İSLAM DİN OLARAK REDDEDİLEBİLMELİ”

Ankete katılan öğretim üyelerine üniversite özgürlüğü dahilinde olması gereken konulara ilişkin de sorular soruldu. Katılımcıların yüzde 27’si İslam’ın bir din olarak reddedilmesinin üniversitelerde serbest olması gerektiğini söyledi. Yüzde 20’lik bir kesim İsrail devletinin reddedilmesini isterken, yüzde 16’lık bir oran insan embriyolarının klonlanmasına izin verilmesi gerektiğini ifade etti. Öğretim üyelerinin yüzde 7’si ise üniversitelerde Alman Anayasası’nın reddedilmesinin de özgürlükler kapsamında yer alması gerektiğini ifade etti.

Ankette katılımcılardan Almanya’daki bilim özgürlüğünü diğer ülkelerle karşılaştırmaları da istendi. Katılımcılar Almanya’daki bilim özgürlüğünün, İsviçre, Danimarka, Norveç ve Hollanda’nın ardından en üst üçte birlik kesim içinde olduğunu bildirdi. Akademisyenlerin yüzde 93’ü Almanya’daki bilim özgürlüğünün “çok fazla” ya da “fazla” olduğunu ifade etti. ABD’deki bilim özgürlüğünün “çok fazla” ya da “fazla” olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 87 oldu.

YARATICILIK BASKISI

Ankete katılan öğretim görevlileri yaratıcılık baskısından da yakındı. Yüzde 68’lik bir kesim, hızlı yayın yapma baskısından şikayet ederken yüzde 47 iş hayatındaki kariyer fırsatlarının iyi kadroları üniversitede tutmayı zorlaştırdığını ifade etti. Yüzde 13’lük bir kesim ise siyasi doğruculuğun belli araştırma konuları üzerine eğilmeyi engellediğini söyledi.

Öğretim görevlilerinin yüzde 71’i mali kaynakların alınabilmesi için başvuru sürecinin karmaşık ve zaman alıcı olduğunu ifade etti. Katılımcıların yüzde 63’ü mali kaynakların yetersizliğini ifade ederken yüzde 46’sı ise akademide iş pozisyonlarının kısa vadeli olmasının iyi kadroların istihdam edilmesini zorlaştırdığını belirtti.

HALKWEB – BERLİN

FOTO:  Tra Nguyen on Unsplash

Popüler Haberler

Şimdi de imamlar Türkçe dersi verecek: Avrupa Türklerinde kimlik ve anadili gerginliği

Almanya’da uzmanlar uzun zamandan bu yana Türk Dili ve Türk Kültürü derslerinin, anadili eğitiminin ve Türk çocuklarının adeta kaderlerine terk edildiği yönünde alarm veriyorlar. Türkçe derslerinin cami derneklerinin çatısı altında yapılma hesapları, Türk toplumunu tedirgin etti.

Araya mesafe koyarak eylem yaptılar: Almanya’da Helin Bölek anıldı

Konserlerinin ve sanatsal çalışmalarının yasaklanması, grup üyelerinin tutuklu olması üzerine özgürlükleri için başlatılan ölüm orucunun 288’inci gününde hayatını kaybeden Grup Yorum üyesi Helin Bölek için Almanya’da korona tedbirleri ve kısıtlamalara rağmen anma etkinliği düzenlendi.

Müzisyen Suavi Almanya’dan uyardı: “Alevileri tuzağa düşüremezsiniz!”

Tanınmış sanatçı Suavi, Almanya'daki konseri sonrasında Alevilere yönelik yeni oyunlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Serbest bırakılmaları için Berlin’de eylem yapacaklar

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) tutuklu ve gözaltındaki gazeteciler için Berlin’deki Brandenburger Tor alanında eylem düzenliyor.

Tüm Haberler

Taksicilerden sağlık emekçilerine teşekkür kolisi

Stuttgart kentinde 800'den fazla üyesi olan taksi kooperatifi “Taxizentrale“ (Taksi Merkezi) sağlık alanında çalışanlara teşekkür etmek için yiyecek-içecek kolileri bağışladı.
dd

Araya mesafe koyarak eylem yaptılar: Almanya’da Helin Bölek anıldı

Konserlerinin ve sanatsal çalışmalarının yasaklanması, grup üyelerinin tutuklu olması üzerine özgürlükleri için başlatılan ölüm orucunun 288’inci gününde hayatını kaybeden Grup Yorum üyesi Helin Bölek için Almanya’da korona tedbirleri ve kısıtlamalara rağmen anma etkinliği düzenlendi.
dd

Ürküten korona senaryolarının ardı arkası kesilmiyor: “Anarşi çıkabilir”

Şimdi de Alman İçişleri Bakanlığı’na ait korona virüsüyle ilgili çok gizli bir belge basına sızdı. Tam üç senaryo üzerinde durulan rapora göre kısmi sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamaların uzaması ekonominin ağır darbe almasına, dolayısıyla anarşiye yol açabilir.
dd

25’inci yılda kötü şaka: Nürnberg Film Festivali ertelendi

Avrupa'da Türk sinemasıyla ilgili festivallerin en gelişkini olarak tanımlanan Nürnberg Film Festivali, “koronavirüs” salgını nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde bu tarihsel etkinliği ertelemek zorunda kaldı.
dd

Almanya o raporu rafta mı unuttu? Salgında 7,5 milyon kişi ölebilir

Ortalıkta sayısız koronavirüs salgınıyla ilgili komplo teorisi ve senaryolar dolaşsa da, Almanya’nın bundan sekiz yıl önce hazırlattığı “Sivil Halkı Korumada Risk Analiz Raporu“ aslında hedefi en iyi tutturan senaryo olmuş. O rapor rafta unutulmuş olabilir mi? Almanya günümüzde yani 2020‘deki küresel salgınla ilgili şaşılacak derecede, bire bir benzeyen bir rapor hazırlamasına karşılık gereken tüm tedbirleri de beraberinde almış mı gerçekten?
dd

Sucuk üretiminde sular durulmuyor: İşyeri işçi temsilcisi işten atılmakla tehdit ediliyor

Merkezi Federal Almanya’nın Köln kentinde bulunan ülkenin en köklü Türk et ve sucuk üreticisi Egetürk’te işçilerin toplu iş sözleşmeleri için hak aramalarıyla başlayan gerginlik tırmanmaya devam ediyor.
dd

Yeni Vatan: Viyana’nın Türkçe gazetesinden “koronavirüs özel sayısı”

Bu yıl 20 yaşını geride bırakan Viyana'nın en etkili Türkçe yerel gazetesi Yeni Vatan, mart ayı sayısını “koronavirüs” ile mücadeleye ayırdı.
dd

Berlin’de Barışlar için eyleme Afrikalı ve Kanadalı gazeteciler de destek verdi

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) tutuklu ve gözaltındaki gazeteciler için Berlin’deki Brandenburger Kapısı önünde bir eylem düzenledi. Gazetecilerin eylemine Kanadalılar ve Afrikalı gazeteciler de destek verdi.
dd