Siyaset Ankara-Berlin bağları: Beraber yürüdüler, beraber mi bırakacaklar?

Ankara-Berlin bağları: Beraber yürüdüler, beraber mi bırakacaklar?

Nüfusları hemen hemen eşit iki büyük ülkedeki siyaset kazanları kaynama noktasını çoktan aştı. Türkiye'nin başı ekonomik açıklarla dertteyken Almanya ürettiği korkunç boyutlardaki ekonomik fazlayı ne yapacağını bilemiyor. Bu iki ülkenin liderleri, Erdoğan ile Merkel'in birbirine yakın tarihlerde çıktıkları siyaset sahnesinin en üst basamaklarından yine birbirine yakın tarihlerde ve “palas pandıras” çekilecekleri anlaşılıyor.

Avrupa’nın en büyük iki ülkesindeki iki sağcı liderin siyasi kariyerlerinin son aylarını yaşadıkları yolundaki izlenim giderek güçleniyor. Türkiye ve Almanya’daki siyasi gelişmelerin şaşırtıcı bir hız kazandığı gözleniyor. İki ülke liderleri arasındaki “kader bağı” daha da bir belirginleşiyor.

PARALEL YAŞAMLAR

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Federal Almanya Başbakanı Angela Merkel, Ankara ve Berlin’de ülkelerinin kaderini birbirlerine yakın tarihlerde ellerine aldılar. Erdoğan 2003’te başbakan olurken, Merkel 2005’te başbakanlığa geldi. İki lider de o tarihlerden beri kesintisiz ülkelerindeki en yüksek siyasi sorumluluğu üstlendiler. Bu yolun şimdilerde son aşamalarına gelindiği yorumları yapılıyor. Yeni kamuoyu araştırmaları, 21’inci yüzyılın ilk çeyreğini damgalayan iki sağcı siyasi lider Erdoğan ile Merkel’in, yine birbirine yakın tarihlerde emekliye ayrılabileceklerini gösteriyor.
Türkiye’nin hem ekonomik hem de siyasi bir batağa saplandığını gösteren veriler birbiri ardına sıralanırken, AB’deki krizden kârlı çıkan “ekonomik dev” Federal Almanya’nın dış ticaret ve bütçe fazlalarında rekorlar kırmasına rağmen, ağır bir siyasi krizin eşiğinde olduğu gözleniyor. Özellikle ülkenin en büyük ve etkili medya kuruluşu sayılan sağ eğilimli bulvar gazetesi Bild’in, dün açıkça Başbakan Merkel’e bayrak açması ve “Merkel, CDU’nun yaşamını tehlikeye atıyor” başlıklı çok ağır bir yoruma yer vermesi, gelişmelerin yönüne bir işaret olarak değerlendirildi.

THÜRİNGEN SKANDALI MERKEL’İN İPİNİ Mİ ÇEKTİ?

Uzun yıllar sadece Almanya ve Avrupa’nın değil dünyanın en güçlü kadını olarak gösterilen Angela Merkel’in siyasette son aylarını, belki de haftalarını yaşadığını savunan siyasi gözlemci sayısı, Doğu Almanya’daki Thüringen eyaletinde yaşanan skandallardan sonra iyice arttı.

Thüringen eyaletinde sürekli büyüyen aşırı sağcı parti AfD’nin desteğiyle bir hükümet kurma girişimi yaşandı. Bu girişim bir siyasi krizle sonuçlandı. Hıristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) Genel Başkanı ve Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer (AKK), partisindeki eğilimlere artık hiçbir biçimde egemen olamadığını ortaya çıkaran gelişmeler sonunda, hem parti genel başkanlığını bırakacağını hem de 2021 genel seçimlerinde başbakanlık için adaylığını koymayacağını açıklamak zorunda kaldı. Bu, Merkel’in ağır bir yenilgisi olarak değerlendirildi.

Çeşitli yayın organlarında yer alan haberlere göre, AKK, Thüringen’deki skandal nitelikli gelişmeler üzerine parti merkez yönetim kurulunda bir konuşma yaptı ve burada, parti içindeki bazı kesimlerin gerek aşırı sağcı AfD gerekse sosyalist Sol Parti ile açıklık kazanmaya muhtaç bazı ilişkiler içinde bulunduğunu söyledi. Merkel’in kendisinden sonraki lider olarak seçtiği AKK, halen yürüttüğü Savunma Bakanlığı dışındaki görevlerini bırakacağını açıkladı. Bu gelişme, parti içi dizginleri tamamen ylitiren Angela Merkel’in çok zor durumda kaldığına yönelik bir işaret olarak değerlendirildi.

NE OLMUŞTU?

Thüringen eyaletinde yapılan parlamento seçimlerinden birinci güç olarak çıkan Sol Parti, Yeşiller ve SPD ile hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamayınca, geçen hafta liberal Hür Demokrat Parti’nin (FDP) adayı, sağ popülist AfD ve Hıristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) desteğiyle eyalet başbakanlığına seçilmişti. Yüzde 5’lik seçim barajını zorla aşabilmiş bir partinin hükümet kurabilmek için aşırı sağın desteğini kabul etmesi ve bu oyuna CDU’nun da katılması, “tam bir skandal” olarak yorumlanmıştı. FDP’li Thomas Kemmerich baskıların artması üzerine eyalet başbakanlığından istifasını açıklamıştı. Merkel ve ekibinin CDU içindeki gelişmeleri artık yönlendiremediğinin bu olayla birlikte iyice su yüzüne çıktığı kabul ediliyor.

Son günlerde Alman siyasetini altüst eden bu gelişmelerin ardından Thürigen’de yapılan kamuoyu yoklamalarında, Sol Parti’nin oylarını iyice artırarak yüzde 39’a ulaştığı, aşırı sağ AfD’nin ise yüzde 24’lik oranla eyaletin ikinci büyük partisi niteliğini koruduğu saptandı. Bugün Thüringen’de seçim olsa SPD yüzde 10,Yeşiller de yüzde 5’lik bir oy oranına sahip olacaklar. Bu yeni veriler, Yeşiller ve SPD ile birlikte Sol Parti’nin bu eyalette tekrar “sol bir koalisyon” kurabileceğini ortaya çıkardı.
Tüm gelişmeler, Alman siyasetinde Angela Merkel döneminin bittiğini, bundan sonraki gelişmelerin artık sadece bir siyasi kariyerin son adımlarına eşlik edeceğini gösteriyor.

HALKWEB-BERLİN

 

Popüler Haberler

Bircan Pınar göğsümüzü kabarttı: Ancak Ankara başarıya ilgisiz

Kick Boks Dünya Şampiyonu Bircan Dilber Pınar'ın başarısına Türkiye’nin kayıtsız kaldığı iddia edildi. Genç sporcuyu Türkiye'den kimsenin aramaması eleştirildi.

Kriz Berlin’inde “İslam oyunları”: AfD’nin DİTİB talebi gerginliği kışkırtma amaçlı

Almanya'da beklenmedik krizler yaşanıyor. Faşizan niteliği her geçen gün daha da belirginleşen AfD, bu kez DİTİB üzerinden İslam korkusunu kışkırtıcı bir yeni atakla ortamı gerginleştirmeyi hedefliyor.

Başkonsolos Erkan Öner: “Göçmen kadın girişimcilerin birleşmesi bize güç katar”

Stuttgart Başkonsolosu Erkan Öner Almanya’daki göçmen özellikle de Türkiye kökenli kadın girişimcilerin dayanışma içine girmesinin cesaretlendirici ve önemli bir adım olduğuna dikkat çekti.

Linç kültürü: Can Dündar ve Barbaros Şansal tartışıyor

Özgürüz Radyo kültür etkinlikleri kapsamında 10 Aralık’ta Berlin'de “Tan Gazetesi Baskını” belgeseli ardından Can Dündar ve Barbaros Şansal “linç kültürü” üzerine tartışacak.

Güldür Güldür Show Avrupa turnesine hazır

Show TV ekranlarında yayınlanan komedi programı Güldür Güldür Show 10 Kasım 14 Şubat tarihleri arasında Avrupa’nın çeşitli kentlerinde seyirci ile buluşacak.

Tüm Haberler

“Göç ve Sömürü” etkinliği 23 Şubat’ta Münih’te

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Münih Birimi tarafından düzenlenen bir gecede, Türkiye e benzeri ülkelerden Federal Almanya'ya emek göçünün çeşitli alanlardaki sonuçları tartışmaya açılacak. Özellikle beyin göçünün yaratacağı “çoklu travmalar” büyüteç altına alınacak.
dd

Bir kimlik arayışı: “Eski Müslüman”, eşcinsel ve ateist, liberal FDP’ye katılırsa…

Çağın kutuplaşma hastalığına yakalanan Almanya'da kimlik bunalımı yaşanıyor. Alman siyasi arenasında bütün “kıpırdamaz” denilen taşlar yerinden oynuyor. Ara çözümlerle bu nefret ve birbirine düşmanlık sona erecek gibi de görünmüyor. Ali Utlu olayı böyle bir örnek mi?
dd

Kriz Berlin’inde “İslam oyunları”: AfD’nin DİTİB talebi gerginliği kışkırtma amaçlı

Almanya'da beklenmedik krizler yaşanıyor. Faşizan niteliği her geçen gün daha da belirginleşen AfD, bu kez DİTİB üzerinden İslam korkusunu kışkırtıcı bir yeni atakla ortamı gerginleştirmeyi hedefliyor.
dd

Berlin’de siyaset sahnesi fena karıştı: Yeşiller ve AfD Almanya’nın yeni kitle partileri mi?

Almanya, Annegret Kramp-Karrenbauer’in Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanlığı’ndan istifası sonrasında partinin izleyeceği stratejiyi konuşuyor. CDU ve SPD'deki erime tehlikeli boyutlarda.
dd

Veda ve hüzün: Usta gazeteci Mehmet Aktan’ı son yolculuğuna meslektaşları uğurladı

Federal Almanya’da 1970’li yıllardan itibaren özellikle radyo alanında yoğun bir uğraş veren Dr. Mehmet Aktan’ın cenazesi, toprağa verilmek üzere Köln’den Türkiye’ye uğurlandı.
dd

Türkiye dahil 100’den fazla ülkeyi izlemişler: BND ve CIA imzalı skandal

Almanya'nın dış istihbarat servisi BND ve Amerikan istihbaratı CIA'in ortaklaşa 100'den fazla ülkede hükümetlerin şifreli haberleşmelerini yıllarca izlediği ortaya çıktı. Bu ülkeler arasında Türkiye de var.
dd

Batı’da da kısıtlı özgürlük: Alman akademisyenler hoşgörüsüzlükten şikayetçi

Yapılan bir ankete göre Federal Almanya'da birçok öğretim görevlisi üniversitelerdeki ortamı bilim özgürlüğü açısından kısıtlayıcı ve hoşgörüsüz buluyor.
dd

40 yıllık deneyim: Dost-Der kongresinde işçi sorunları tartışıldı

Türkiye kökenli çalışanların geleceklerini artık tamamen Almanya'da gördüğü, ancak bu insanların Türkiye konusundaki duyarlılıklarının da derinleştiği Bad Cannstatt'ta bir kez daha vurgulandı.
dd

Ankara-Berlin bağları: Beraber yürüdüler, beraber mi bırakacaklar?

Nüfusları hemen hemen eşit iki büyük ülkedeki siyaset kazanları kaynama noktasını çoktan aştı. Türkiye'nin başı ekonomik açıklarla dertteyken Almanya ürettiği korkunç boyutlardaki ekonomik fazlayı ne yapacağını bilemiyor. Bu iki ülkenin liderleri, Erdoğan ile Merkel'in birbirine yakın tarihlerde çıktıkları siyaset sahnesinin en üst basamaklarından yine birbirine yakın tarihlerde ve “palas pandıras” çekilecekleri anlaşılıyor.
dd