Siyaset Almanya’daki tuhaf “Türk grevinde” yeni gelişmeler: Yine “sendika” fobisi

Almanya’daki tuhaf “Türk grevinde” yeni gelişmeler: Yine “sendika” fobisi

Avrupa’nın en güçlü sucuk, sosis, salam ve et fabrikası Egetürk’te işveren toplu iş sözleşmesini imzalamamakta direniyor. Bazı çevrelerin Egetürk ürünlerine boykot çağrıları için çağrı yapmaya hazırlandığı ileri sürülüyor.

Almanya’da uzunca bir süredir devam eden “tuhaf Türk grevinde”, sendika fobisinin dizginleri ele aldığı ileri sürülüyor. İşçileri önce kıdem tazminatı ile cezbetmenin peşinde olduğu öne sürülen Egetürk yöneticileri bu teklifin hemen yanında ise çalışma süreleri ve mesai konusunda işçilerin söz hakkına duvar çeken işyeri sözleşmesini dayatıyorlar.

Milli duyguları da istismar ederek “Hepimiz Türküz! Biz bir aileyiz!” diyerek, firmanın imajının zedelenmemesi çağrısında bulunan işverenin hamlesine karşı, Alman Gıda, Lezzet ve Gastronomi Sendikası NGG’yi temsilen Thomas Bernhard işçileri sendika binasında toplantıya çağırdı ve işverenin tekliflerine karşı bilgilendirmede bulundu.

Toplantıyı, gazeteci Yücel Özdemir takip etti. Yeni Hayat gazetesinde yer alan Yücel Özdemir imzalı haberde toplantıyla ilgili aktarılanlar özetle şöyle:

SENDİKAYLA MASAYA OTURMAYAN İŞVEREN ZAM YAPTI

“Sendikayla masaya oturmadan zam artışı yaparak, sendikanın işyerine resmen girmesini önüne geçmek isteyen işveren, ardından işçiler arasında bölünmeyi derinleştirmek için yeni teklifler sundu. İlk olarak kıdem tazminatının artırılması önerildi. Yıllara göre önerilen kıdem tazminatı saat başı 20 sentten başlayarak, 3 avroya varan değişen miktarlar önerildi. Buna göre 2-5 beş yıl arasında çalışanlara saat başı 20 cent önerilirken, 20-25 yıl arasında çalışanlara saat başı 2 avro, 25-30 yıl çalışanlar için saat başı 2,5 avro, 30 yıldan fazla çalışanlara ise saat başı 3 avro kıdem tazminatı önerildi. Ancak Ahmet Eden, işçiler tarafından cazip bulunan bu teklife çalışma sürelerinin artırılması şartına bağlayarak bunun işyeri temsilciliği tarafından onaylanmasını şart koştu. Sunulan kıdem tazminatı teklifini imzalayarak işverene veren işyeri temsilciliği, çalışma sürelerinin daha fazla üretim için artırılmasına ise karşı çıktı.

EGETÜRK ÇALIŞMA SÜRESİNİ 10 SAATE ÇIKARMAK İSTİYOR

Düzenlenen işçi toplantısında işveren tarafından sunulan ve işyeri düzeyinde geçerli olması planlanan anlaşmada işçilerin aleyhine pek çok maddenin olduğuna dikkat çeken NGG Sendikası Yöneticisi Thomas Bernhard, ‘İşveren açıkça 8 saatlik günlük çalışma süresini 10 saate çıkarmayı amaçlıyor. İşyerine daha fazla işçi alma yerine var olan işçileri daha uzun çalıştırarak fazla üretim için hedefine varmak istiyor’ dedi.

İşveren tarafından sunulan teklifte, işe başlama saati 05.00, 06.00, 07.00 olarak sunuluyor. Paydos saatinin 16.00 olduğu Egetürk’te böylece çalışma süresi öne çekilerek 10 saate çıkabiliyor. Daha önce işyeri temsilciliği ile yapılan anlaşmada günde en fazla bir, haftada üç saat uzun çalışma mümkün hale getirilmişti. İşveren şimdi bu süreyi günde 2, haftada 5 saate çıkarmayı dayatıyor. Böylece esnek çalışma uygulanmak isteniyor. Şimdilik işçilerin istedikleri zaman işyerine gelebileceklerini, istedikleri zaman gidecekleri şeklinde propaganda yapılırken, bu model asıl olarak, işverene çalışma sürelerini istediği şekilde ayarlama imkanı veriyor. En önemlisi de bu konuda işyeri temsilciliğinin söz ve karar hakkı elinden alınıyor. Sendikadan sonra işyeri temsilciliğinin de patronun hedefinde olduğu, toplantıya katılan temsilcik üyeleri tarafından ifade etti.

Alman Gıda, Lezzet ve Gastronomi Sendikası NGG’yi temsilen Thomas Bernhard işçileri sendika binasında toplantıya çağırdı ve işveren tekliflerine karşı bilgilendirmede bulundu

İŞVEREN, İŞYERİ TEMSİLCİLİĞİ İLE YAPILAN SÖZLEŞMEYİ GEÇERSİZ SAYABİLİR

NGG temsilcisi toplantıda ayrıntılı olarak işçilere sendika ile işyeri temsilciliği tarafından imzalanan anlaşmaların farkını anlattı.

Sendika ile yapılan anlaşmaların işverenler tarafından kolay bir şekilde geçersiz sayılamayacağını söyleyen Bernhard, işyeri temsilciliğiyle yapılan anlaşmaların ise kolayca feshedilebileceğine dikkat çekti ve örnekler sundu. Bu nedenle, Egetürk patronun sadece işyeri temsilciliğinin imzasına sunduğu anlaşmaları her an iptal edilebilecek. Bu durum kıdem tazminatı için yapılan teklif için de geçerli.

HER İŞÇİ YILDA 1 MİLYON AVRO CİRO YAPIYOR

Sendikacı Bernhard, duvara yansıttığı grafiklerde ayrıntılı olarak Egetürk’te çalışan sayısı artarken, patronun kârının arttığı somut olarak gösterdi. Ayrıca her işçinin yılda tam bir milyon avroluk ciro yaptığını anlattı. Rakamı duyan işçiler şaşkınlıklarını gizlemeden ifade ettiler. Zira yıllık brüt gelirleri en fazla 30-35 bin avro olan işçilerin yarattığı değerin büyük bir bölümü patronun kazasına giriyor.

AYNI İŞTE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN MAAŞ FARKI

Sendikacı Bernhard’ın anlattıkları arasında dikkat çeken bir başka önemli nokta ise çalışanlar arasında ücret farklarının çok fazla olmasıydı. Bernhard, bazı çalışanlara 600 avro daha fazla maaş verildiğini ifade ederek, “Sendika olarak biz aynı işi yapan herkese aynı ücretin verilmesini savunuyoruz. Ancak Egetürk patronu işçileri bölmek için bazılarına bilmediğimiz nedenlerden ötürü daha fazla maaş veriyor” dedi.

Günde 150 ton etin işlendiği; sucuk, salam ve pastırma haline getirildiği işletmede arzın attığı, depoların boşaldığı toplantıya katılan işçiler tarafından ifade edildi. Bu nedenle son zamanlarda üretimin artırılması için çeşitli yollara başvuruluyor. Bunların başında ise makinelerin hızının artırılması geliyor. Yıllardır fabrikada çalışan işçiler, hızlandırmanın asıl olarak “üretimi düzenleme” görevine yeni atanan patron Ahmet Eden’in eşi tarafından yapıldığını söylüyor. Aynı işçiler makinelerin ayarının hızlandırılması durumunda kesinlikle bozuk malların çıkacağını söyleyerek uyarıda bulundu. Buna rağmen, üretimi artırmak için plan üzerine plan yapan patronlar, bu uyarılara pek kulak asmıyorlar.

HER İŞÇİNİN NEDEN İKİ İŞİ VAR?

İlk uyarı grevinden bu yana konuştuğumuz pek çok işçi maaşı yetmediği için ikinci bir işte çalıştığını anlatıyor. Kimisi gazete dağıtıyor, kimisi temizlikçilik yapıyor. Hal böyle olunca çoğu zaman ya yorgun işe gidiyorlar ya da işten çıktıktan sonra yorgun şekilde başka bir işe gidiyorlar. Bu yorgunluk, bir işçinin değişiyle, “Araba kullanırken ya da makine başındayken bazen gözlerim kapanıyor” düzeyine çıkıyor.

Maaşlar düşük olduğu için dışarıda ikinci bir iş yapmak zorunda bırakılan işçiler bu nedenle, fazla mesaiden yana. Zira, bütçe açığını ancak fazla mesaide alacakları parayla kapatacaklarını umuyorlar. 8 saat bir işyerine çalışan işçilerin insanca yaşayabilecekleri bir maaşa sahip olmaları gerektiğini söyleyen Bernhard, “İşverenle masaya oturduğumuzda ilk işimiz daha fazla ücret talep etmek olacak. Daha biz masaya oturmadan zam yapmak zorunda kaldı. Çünkü yeterli kadar parası var. Olduğu için de kıdem tazminatıyla göz boyuyor. Biz hem kıdem tazminatını hem de maaş artışı istiyoruz. İşçiler işten çıktıktan sonra başka bir işe gitmek zorunda kalmamalı ve dinlenmek için evlerine gitmeliler. Bu insanlar ne zamana kadar mesai yaparak, uzun çalışarak yaşayabilirler” diyor.

İşveren Ahmet Eden ve ona yakın olan bazı görevliler sürekli işçiler arasında “Biz bir aileyiz”, “Hepimiz Türk’üz” diyerek, firmanın imajının zedelenmemesi çağrısında bulunuyorlar. Ancak kendileri, kârlarından biraz da olsa feragat edip, işyerinde huzurlu bir çalışma ortamı sağlamaya yanaşmıyorlar. İlk grevden sonra tam tersine huzursuzluğu büyütmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Mobbing uyguluyorlar. Uyarı grevine katılan ve kiralık firmadan gelen iki işçiyi hiç dinleme ihtiyacı duymadan işten çıkardılar. Böylece, diğer işçilere gözdağı vermeye çalıştılar. Ancak, bugüne kadar çalışma koşullarında iyileştirmeler sağlayan işyeri temsilciliği etrafında kenetlenen işçiler hakları için sonuna kadar birlikte hareket etmeye kararlı. Çünkü, işverenin çalışma sürelerini esnekleştirmesi, işyeri temsilciliğinin yetkilerini elinde alması durumunda her şeyin çok daha zor olacağının farkında.”

GREVE KATILMAYAN İŞÇİLERE 100 AVRO TEKLİFİ

Egetürk’te işçiler uyarı grevinin ardından ikinci bir grev yaptıktan sonra, işveren grevi kırmak için grev günü başına işçilere 100 avro vaat etmişti. İddialara göre, satış müdürü grevde işçilere bağırmış, şirket patronu işçilerin elindeki kağıtları yırtıp atmış, hatta tartaklamıştı. Egetürk’tetoplu iş sözleşmeleri müzakerelerinden sonuç alınamayınca işçiler ekim ayı başında NGG sendikasının da desteğiyle tam gün grev yapmıştı.

Egetürk’ün prestijini sarsacak manzaraların yaşandığı ileri sürülen grevin ardından taşeron 2 işçinin işten çıkarıldığı bildirilmişti.

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDEN 200 İŞÇİ YARARLANACAK

NGG sendikasından müzakereci Thomas Bernhard ise Kuzey Ren Vestfalya’daki et sektörüne ilişkin toplu iş sözleşmesinin Egetürk’teki yaklaşık 200 çalışanı kapsadığına işaret etmişti. Bernhard, “Bu toplu iş sözleşmesi çalışanların performansını veya niteliklerini yansıtmamaktadır. Yüksek kâr sahibi olan Egetürk sektörde diğerlerinden bir adım öne çıkıyor üstelik. Sayın Eden’in bize yönelik tutumuna en güzel yanıtı ise grevle verdik” demişti.

45 İŞÇİ GREVİ KIRDI

Merkezi Federal Almanya’nın Köln kentinde bulunan ve 52 yıl önce kurulan Egetürk bugün kıtanın en güçlü Türk et ve sucuk üreticisi olmasına karşılık kasap statüsünü bırakmayınca geçen ağustos ayı sonunda işçiler isyan etmiş ve statünün hızla değiştirilerek, toplu iş sözleşmelerine uyulmasını talep etmişlerdi.

Ancak o dönemde Alman Gıda, Lezzet ve Gastronomi Sendikası NGG’nin işverenle masaya oturma çağrısına da Egetürk yönetimi karşılık vermeyince bunun üzerine işçiler sendika ile el ele 27 Ağustos 2019 tarihinde iş bırakıp uyarı grevi yapmışlardı. Kentin Niederkassel semtindeki tesislerde gerçekleşen uyarı grevine kuruluşun 190 işçisinden sendikalı olan 75’i katılarak hak talebinde bulunmuştu. İkinci eyleme grevi kıran işçilerin ayrılmasıyla 50 işçi katılmıştı. Son dönemde direnen işçilerin sayısının 30’a kadar gerilediği belirlendi.

GÜNDE 150 TON ET, AMA HÂLÂ KASAP

Egetürk İşyeri İşçi Temsilcisi grevlerle ilgili şu açıklamayı yapmıştı:

“Egetürk günde yaklaşık 100-150 ton et üretiyor ama hâlâ kasap statüsünde. Yasaların verdiği haklara bizler de sahip olmak istiyoruz, çoktandır hak ettiğimiz toplu iş sözleşmelerine dahil olmak istiyoruz. Tüm talep ve uyarılarımıza rağmen işveren görüşmeye dahi yanaşmıyor. Son dönemde zam yapıldı, ancak biz hakkımız olanı istiyoruz. Mesele artık para meselesi değil. Biz sözleşmeye dahil edilmek istiyoruz. Bağlı olduğumuz NGG sendikası ile el ele mücadeleye devam edeceğiz. Elimizden geldiği kadar mücadeleye devam edeceğiz. Birlik olduktan sonra her hakkı elde edebilirsiniz. Almanya’daki Türkiye kökenli işçiler sendikalarda örgütlensinler ve haklarına sahip çıksınlar.

“ALMANLAR TÜRKLER KADAR TÜRK’Ü SÖMÜRMÜYOR”

Almanlar Türk işveren kadar kendi vatandaşımızı sömürmüyor. Türk işveren Türk işçiyi sömürüyor. Dönüp bir bakın Türk iş yerlerinde neden çok az Alman çalışıyor? Gelen bir gün çalışıp kaçıyor. Egetürk idaresi boşuna direniyor. Almanya gibi bir ülkede işçinin yasal hakkını teslim etmeden kaçmanın mümkünü yok, başka bir yolu yok.”

70 BİN METREKARELİK TESİSTE 49 ÇEŞİT ÜRÜN

1966’da işe küçük bir kasap olarak başlayan İzmirli işadamı Burhan Öngören ve Egetürk’ün o zamanki kurucusu, sahipleri bugün Köln’de toplam 70 bin metrekarelik bir alana yayılan tesislerinde faaliyet gösteriyor. Egetürk, toplam 49 farklı ürün piyasaya sürüyor ve milyonlarca avroluk bir ciroya sahip. Köln’deki dev entegre tesislerinde günde 150 ton sucuk ve et çeşitleri üretecek kapasiteye ulaşan Egetürk‘ün isim babası ise kurucusu Burhan Öngören.

IŞIN TOYMAZ – KÖLN

 

Popüler Haberler

Avusturya fena karıştı: “Büyükelçi Ozan Ceyhun Hıristiyanları aşağıladı” iddiası

Avusturya Büyükelçisi Ozan Ceyhun'un AKP destekli Ramazan toplantısında Hıristiyan ve Avusturya değerlerini rencide edici ifadelere yer verdiği iddiası Viyana'ya bir bomba gibi düştü. Açıklama için Uyum Bakanlığına davet edilen “eski solcu” Ceyhun, “Yanlış anlaşıldım” derken, konuşmanın videosunda yer alan ifadelerin kuşkuya yer bırakmadığı ileri sürüldü. 

Avukat İlke Çakar uyardı: “Türkiye’den emeklilikte zam öncesi son 2 gün“

Türk hukukçu ve sosyal güvenlik alanında uzman avukat İlke Çakar, Avrupalı Türklere seslenerek “Türkiye’den emeklilikte zam öncesi son 2 gün fırsatını değerlendirin” dedi.

Maske yok, test yok: Almanya’da Türk inşaat işçileri koronaya yakalandı

Salgın döneminde “Stuttgart 21” şantiyelerinde çalışan ve Türkiye’den getirilen 6 inşaat işçisinin koronavirüse yakalandığı haberi Almanya’da ortalığı karıştırdı. Türk inşaat firması ERFA bünyesinde çalışan 6 Türk işçide koronovirüsü tespit edilirken, ikisi hastaneye kaldırıldı. 4’ü ise barınma yerlerinde iki hafta tutulacak.

Sosyal medyada bu karikatür dolaşıyor: “Atatürk ayakkabılı Erdoğan”

Almanya’da Twitter, WhatsApp ve Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinden, ayağına bol gelen Atatürk ayakkabıları ile aynaya bakan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karikatürü dolaşıyor.

Avrupa Parlamentosu Milletvekili Özlem Demirel: “İktidar gücünü kaybettikçe karizmatik liderlere saldırıyor”

23 Nisan broşüründe Alevi Dedesi görseline de yer veren ve bu nedenle siyaset sahnesinde ve iktidar yanlısı basında linç edilen, hakkında yasal işlem başlatılan Ekrem İmamoğlu’na bir destek de Avrupa’dan geldi. Avrupa Parlamentosu Alevi Dostluk Grubu’ndan Sol Parti milletvekili Özlem Alev Demirel İmamoğlu’nu çalışmasından dolayı kutladı ve dayanışma içinde olduklarını bildirdi. AP Milletvekili Demirel “İktidar gücünü kaybettikçe karizmatik liderlere saldırıyor” dedi.

Tüm Haberler

Alman milliyetçilerin işçi sınıfından destek alma hesapları: Sağ popülistler sendika binasını işgal etti

Sağcı eylemcilerin Alman Sendikalar Birliği sendika işgali, yeni soru işaretlerine neden oldu. Polis binaya izinsiz giren 5 milliyetçi eylemciyi itfaiye ekiplerinin yardımı ile aşağıya indirdi ve gözaltına aldı.
dd

Avusturya fena karıştı: “Büyükelçi Ozan Ceyhun Hıristiyanları aşağıladı” iddiası

Avusturya Büyükelçisi Ozan Ceyhun'un AKP destekli Ramazan toplantısında Hıristiyan ve Avusturya değerlerini rencide edici ifadelere yer verdiği iddiası Viyana'ya bir bomba gibi düştü. Açıklama için Uyum Bakanlığına davet edilen “eski solcu” Ceyhun, “Yanlış anlaşıldım” derken, konuşmanın videosunda yer alan ifadelerin kuşkuya yer bırakmadığı ileri sürüldü. 
dd

“Merkel farkı”: Almanya’nın koronavirüsle mücadelesinde kadınca yaklaşım etkili olmuş

Federal Almanya, uluslararası değerlendirmelere göre, koronavirüsle mücadelede başarılı ülkeler arasında yer alıyor. Berlin eyalet milletvekili Emine Demirbüken-Wegner bu başarının “bir kadın farkı” olarak görülmesini önerdi.
dd

AB’nin geleceği: İngilizlere göre Avrupa yeniden nasıl şekilleniyor?

Pandeminin, Avrupa Birliği’ni çözülmeye götürebileceğine dair bir  analiz İngiliz The Guardian gazetesinde yayınlandı. Çözülmenin  birden fazla adımdan oluşacağına dikkat çekilen değerlendirmede, Avrupa Birliği’nin yıkıcı darbeler alacağı belirtiliyor.  
dd

Stuttgart Başkonsolosu Öner: “Gençlerimiz 19 Mayıs ruhuyla her iki topluma da yarar sağlayacak”

Esslingen Nürtingen ve Çevresi Türk Okul Aile Birlikleri Derneği (Toab Ess/Nür) “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” kutlamaları çerçevesinde dijital şölene damgasını vurdu.
dd

Almanya’nın dört bir köşesinde Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okudular

Almanya’daki Türkiye kökenli gençler ülkenin dört bir yanında çektikleri videolarla özel bir 19 Mayıs kutlaması gerçekleştirdiler.
dd

Kabare ustası Muhsin Omurca: “Korona çağının ‘en komiği’ sağ popülistler”

Muhsin Omurca korona yasağı karşıtlarına  seslendi: “Koronanın ‘en komiği’ sağ popülistler ve komplo teoriciler. Ne kadar komik olduklarını bilseler bu işten iyi para kazanırlardı”
dd

Stuttgart korona gösterilerinin kalesine dönüştü: Polis ceza yağdırdı

Almanya'da kentlerde düzenlenen korona önlemlerini protesto gösterileri bir kez daha sağ popülistlerin ve komplo teoricilerin şovuna dönüştü. Haftalardır korona yasağı karşıtlarının eylemlerine sahne olan Stuttgart adeta salgın gösterilerinin kalesi durumunda. Polis kurallara uymayan eylemcilere ceza yağdırdı.
dd