Siyaset Almanya'da ırkçılığın yeni baharı: AfD'yle acil mücadele çağrısı yapıldı

Almanya’da ırkçılığın yeni baharı: AfD’yle acil mücadele çağrısı yapıldı

Almanya merkezli Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), bir açıklama yayımlayarak, Almanya'nın iki doğu eyaletinde yapılan yerel seçimlerden ırkçı-faşist eğilimli AfD'nin başarıyla çıkmasının milyonlarca göçmene ve Alman halkına yönelik bir sinyal olduğunu hatırlattı.

Almanya’nın aşırı sağcı partisi AfD’nin hafta sonunda yapılan iki yerel seçimde oylarını katlayarak artırması, Türkiye kökenli göçmenlerde de büyük bir tedirginlik yarattı. Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu DİDF, yayımladığı bir bildiride, ülkede ırkçılığın yükseldiğini belirterek, bu tehlikeye karşı ortak ve kararlı bir mücadele verilmesini istedi. Alman solu dahil, bütün siyasi çevrelerin eleştirildiği bildiride şu ifadeler dikkat çekti:

“Pazar günü Almanya’nın Saksonya ve Brandenburg eyaletlerinde yapılan seçimlerde ırkçı-faşist söylemlerle öne çıkan aşırı sağcı parti AfD, oylarını önemli ölçüde artırdı. Her iki eyalette ortalama her dört seçmenden birisinin bu partiye oy verdiği göz önünde bulundurulduğunda, aşırı sağın yükselişinin tehlikeli boyutlara ulaştığı görülüyor.

Daha önce her iki eyalette hükümet ortağı olan partilerin önemli oranda oy kaybetmesi, sistem partilerindeki çözülmenin Doğu Almanya’da daha sarsıcı şekilde sürdüğünü bir kez daha ortaya koyuyor. Buna rağmen söz konusu partilerin yöneticileri, AfD’nin yükselişini hafifletmek için, hükümeti kuracak şekilde birinci olmamasıyla avunuyorlar.

IRKÇILIK HIZLA YÜKSELİYOR

Halbuki ortada hiç bir şekilde avunulacak, geçiştirilecek bir durum söz konusu değildir. Tersine, gelişmeler ırkçılığın tehlikeli şekilde yükselmeye devam ettiğini gösteriyor. Federal ve eyaletler düzeyinde hükümet olan partilerin ekonomik-sosyal sorunları çoğaltan politikaları aşırı sağcı partinin yükselişinin asıl nedenidir. Ayrıca yıllardır gözyumulan ırkçı örgütlenme, göçmenlere ve sığınmacılara karşı körüklenen önyargılar ırkçıların güç toplamasına hizmet etmiştir.

Aşırı sağcı partiler ve neonazi örgütler, ekonomik-sosyal sorunların faturasını göçmenlere ve yabancılara çıkararak, halkı bölen ve kutuplaştıran bir yol izlerken; hükümet partileri ise açık ve net olarak bu politikaya karşı çıkmak bir yana, bu ırkçı-milliyetçi politikalara prim veriyorlar, ona zemin hazırlıyorlar ve kendileri de daha sağ, milliyetçi politikalara yöneliyorlar.

SOL PARTİ DAHİL HEPSİ HATALI

Benzer bir durum Sol Parti için de geçerli. Uzun yıllar Doğu Almanya’da önemli bir tabana sahip olan Sol Parti, koalisyon ortaklıklarıyla bölgede farklı bir parti olmadığını göstermiştir. Hükümet ortağı olduğu eyaletlerde emekçilerin yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi yönünde ciddi bir adım atmadığı gibi, birçok alanda kısıtlamaların altına imza atmıştır. Irkçı-faşist partinin bu denli güç toplaması bu tablodan bağımsız değildir.

İki eyalet seçiminin sonuçları Almanya’da yaşayan yerli ve göçmen emekçiler açısından olumlu bir tabloyu ortaya çıkarmamıştır. Tersine, 24 Ağustos’ta Dresden’de 40 bin kişinin katılımıyla yapılan büyük gösteriye rağmen, ırkçı-faşist parti güç toplamaya devam etmiştir. Bu tablodan çıkarılacak en önemli sonuç, zaman kaybetmeden hayatın her alanında ırkçılıkla ve etnik-dini kutuplaşmayla kararlı bir şekilde mücadele edilmesidir. Almanya tarihi, “demokrasinin gereği” olarak gösterilen seçimlerle işbaşına gelen ırkçı-faşistlerin daha sonra nasıl insanlık düşmanı adımlar attığına tanıktır.

SORUNUN TEMELİ: SERMAYE POLİTİKALARI

Irkçıların güç toplamasına neden olan demagojiler boşa çıkarılmadıkça, var olan sosyal sorunlara karşı mücadele sürdürülmedikçe ırkçı yükselişi durdurmak mümkün olmayacaktır. Özellikle birleşmeden sonra, yeni eyaletlerin talan edilmesiyle büyük sosyal ve ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalan emekçilerin tepkilerinin yabancılara değil sermaye yanlısı politikalara yönelmesi büyük önem taşımaktadır.

Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenler olarak gelişmelere seyirci kalmamalı, ırkçıları ve ayrımcı-milliyetçi politikaları boşa çıkarabilmek için Alman halkı ve emekçileriyle hayatın her alanında yakınlaşıp, kaynaşacak bir çaba içinde olmalıyız. Aşırı sağcı partinin oylarını artırmış olmasından hareketle, bütün Alman halkını ırkçı-ayrımcı olarak damgalamak büyük bir yanılgı olacaktır. Almanya’da demokratik kamuoyunun ve örgütlerin, yıllardır ve ısrarla sürdürdüğü ırkçılık karşıtı hareket ortadadır ve biz göçmenler de bu harekete daha güçlü katılarak toplumu bölmek isteyen ırkçı-milliyetçi çevrelere karşı en anlamlı yanıtı vermeliyiz.

Unutulmamalı ki; Almanya’daki bütün gelişmeler bizlerin yaşamını da yakından ilgilendiriyor.”

HALKWEB-STUTTGART

Foto: commons.wikimedia.org

 

Popüler Haberler

İlber Ortaylı Tübingen Üniversitesi’nde Türk-Alman ilişkilerini anlatacak

Stuttgart Başkonsolosluğu’nun Tübingen Eberhard Karls Üniversitesi ile işbirliği çerçevesinde “Tarihi Süreçte Türk-Alman İlişkileri“ adı altında bir konferans düzenleniyor.

Avukat İlke Çakar uyardı: “Türkiye’den emeklilikte zam öncesi son 2 gün“

Türk hukukçu ve sosyal güvenlik alanında uzman avukat İlke Çakar, Avrupalı Türklere seslenerek “Türkiye’den emeklilikte zam öncesi son 2 gün fırsatını değerlendirin” dedi.

“Türkçe cemaatlere teslim edilemeyecek kadar kutsaldır”

Almanya’da kan kaybeden “Türkçe” dersleri için alarm veriliyor. AKP hükümetinin Türkçe derslerini cemaatlerin çatısı altına yerleştirme politikası ülkede Türkçe derslerine ilgiyi her geçen gün azaltmaya devam ediyor.

Alman uzmanın göç uyarısı: Gelen kadınların dışlanmasına karşı özel destek gerekiyor

Son yıllarda Müslüman göçmenlerin beraberlerinde birçok kısıtlayıcı normu da Avrupa’ya taşıdıklarını hatırlatan Dr. Susanne Baumgart, kadınları toplumsal yaşamdan uzak tutan eğilimlere karşı anayasal ve psikolojik destek verilmesini istedi.

Tüm Haberler

Stuttgart’ta “kültürler arası” Noel konseri

Almanya’nın Stuttgart kentinde “İnterkültürel Noel Konseri” akşamı düzenleniyor.
dd

Ahmet Arpad’ın fotoğraf sergisi: Türkiye’den insan manzaraları

Alman toplumunun iç içe yaşadığı ve hangi koşullardan bu ülkeye geldiği konusunda pek fazla bilgi sahibi olmadığını düşünen yazar Ahmet Arpad, Türkiye’den portreleri segilemeyi sürdürüyor.
dd

Alman uzmanın göç uyarısı: Gelen kadınların dışlanmasına karşı özel destek gerekiyor

Son yıllarda Müslüman göçmenlerin beraberlerinde birçok kısıtlayıcı normu da Avrupa’ya taşıdıklarını hatırlatan Dr. Susanne Baumgart, kadınları toplumsal yaşamdan uzak tutan eğilimlere karşı anayasal ve psikolojik destek verilmesini istedi.
dd

“Türkçe cemaatlere teslim edilemeyecek kadar kutsaldır”

Almanya’da kan kaybeden “Türkçe” dersleri için alarm veriliyor. AKP hükümetinin Türkçe derslerini cemaatlerin çatısı altına yerleştirme politikası ülkede Türkçe derslerine ilgiyi her geçen gün azaltmaya devam ediyor.
dd

AB’nin yaptırımları ciddi: Brüksel ve Berlin’le Ankara’nın doğalgaz sürtüşmesi ısınıyor

AB Dışişleri Bakanları, Türkiye kamuoyu ABD ve Trump ile meşgul edilirken, Ankara'ya karşı ağır bir yaptırım kararı aldı. Ankara, Doğu Akdeniz'de ve kendi ekonomik tasarruf bölgesinde kaldığını ileri sürdüğü sulardaki doğalgaz yataklarında arama ve çıkarma çalışmalarında kararlı. Özellikle Kıbrıs nedeniyle, Berlin-Brüksel hattı ve Ankara arasındaki iplerin gerildiği gözleniyor. Mültecilere kapıların açılması tehditlerine yönelik tepkiler sertleşiyor.
dd

Esslingen’e Türkiye kökenli “Yeşil Başkan”: Yalçın Bayraktar

Türkiye kökenli Almanların yerel yönetimlerde etkili görevlere gelmelerinde üst üste sürprizler yaşanıyor. Hannover'den sonra Esslingen'de de yeni bir görevlendirme yapıldı.
dd

Barışçılar tedirgin: Almanya silah ihracatında rekora yürüyor

Sol Parti’nin soru önergesine Alman hükümetinin verdiği yanıta göre, bu yılın ilk 10 ayında 7 milyar 420 milyon avro değerinde silah ihracatına onay verildi. Buna göre, silah satışı 2015 yılındaki rekora ulaştı.
dd

Avrupa’dan kesecek: Almanya’dan kendi ulusal uzay programına ek bütçe

Alman hükümeti, ulusal uzay programlarına daha fazla bütçe ayırmaya karar verdi. Almanya, Avrupa Uzay Ajansı’na yaptığı mali katkıyı ise azaltmayı planlıyor.
dd