Siyaset Alman uzmanın göç uyarısı: Gelen kadınların dışlanmasına karşı özel destek gerekiyor

Alman uzmanın göç uyarısı: Gelen kadınların dışlanmasına karşı özel destek gerekiyor

Son yıllarda Müslüman göçmenlerin beraberlerinde birçok kısıtlayıcı normu da Avrupa’ya taşıdıklarını hatırlatan Dr. Susanne Baumgart, kadınları toplumsal yaşamdan uzak tutan eğilimlere karşı anayasal ve psikolojik destek verilmesini istedi.

Kadına yönelik dışlayıcı kültürün, son yıllarda Avrupa’ya olan Müslüman göçüyle istenmeyen boyutlar kazanabildiğine, ancak bu sorunun kadının modern anayasal haklarına sahip çıkılarak ve psikolojik destek verilerek aşılabileceğine dikkat çekildi. Münih’te Dr. Elif Cındık-Herbrüggen’in Türkçe yayımladığı “Yaşam & Sağlık” dergisinin sorularını yanıtlayan Alman kültür uzmanı Dr. Susanne Baumgart, kadının Müslüman toplumlardaki yeriyle Batı dünyasındaki yeri arasında bir mesafe olduğunu, bunun da büyüyen göç hareketleri üzerinden Batı Avrupa toplumlarının gündemine farklı yönleriyle girdiğini belirtti.

Uzun yıllar Goethe Enstitüsü’nün Arap dünyasındaki bürolarında yönetici olarak görev alan Dr. Susanne Baumgart’a göre, olumsuz yansımalara rağmen, kadını kuşatan ve gelişmesini engelleyen dinci zırhların aynen Avrupa toplumlarının gündemine girmesi ve bir “ur”a dönüşmesi engellenebilir. Bunun için Batı dünyasındaki anayasal haklar ve kazanımlara sahip çıkmak ilk büyük adımı oluşturduğunu kaydeden Dr. Baumgart’ın kendisine yöneltilen sorulara yanıtları şöyle:

– Müslüman toplumlarda kadına yönelik yaptırımlar, modern zamanların kadın imajına uymuyor. Batı’dan bakıldığında İslam toplumunda kadının böyle kuşatılması nasıl görülüyor? Sizce ne oluyor?

Dr. SUSANNE BAUMGART – Kuzey Afrika ve Arap dünyasında gördüğümüz şey, ana çizgileriyle, şu: Kadına ev dışına ve kamusal alana çıktığında yaşayacağı cinsel taciz gösteriliyor, böylelikle kadınların ailenin dışında kimseyle görüşmemesi, böylece çocukların babasının kesinlikle nikâhlı koca olması garantiye alınıyor.

Bu da sürekli bir izlemeyi gerekli kılıyor. Dolayısıyla, kadınların yanında hep aileden biri olması gerekiyor: Kamusal alanda sahneye çıkmak kaçınılmaz olursa, bu toplumlar bir vasinin (baba, koca, erkek kardeş) yanı sıra, kadının vücudunu görmeyi ve kadının yüzüne bakarak tanımayı imkânsızlaştıracak giyim kuralları üzerinden çok sıkı bir refakatçı eğilim gösteriyor.

KADINA YÖNELİK ACIMASIZLIK

– Sadece ailenin sürekli gözetimi ve kapanmak değil galiba… Başka yaptırımlar da var, değil mi?

Dr. SUSANNE BAUMGART – Evet, mesela kadınların sünneti. Kadının cinsel organının çeşitli derecelerde sünnet edilmesiyle de, kadının cinsel birleşmede olağanüstü acılarla karşı karşıya bırakılması garantiye alınıyor. Yani kadının bu birleşmeden “zevk” veya keyif alması ve böylelikle de “zevk için” zina yapması engelleniyor.

– İslam’a özgü bir uygulama olmadığı söyleniyor oysa…

Dr. SUSANNE BAUMGART – Evet, İslamiyet’le ilgisi yok aslında. Bu korkunç uygulama, zaman zaman dinsel gerekçelere dayandırılıyorsa da, İslam ve Hıristiyanlık öncesidirler ve Afrika’nın birçok ülkesinde en farklı dinlerden insanlarca yapılmaktadır. Örneğin Mısır’da hem Kıptiler hem Müslümanlar aynı şekilde uyguluyor. Yine örneğin El Azhar Büyük Şeyhi’nin bu pratiğe yönelik yasaklarını insanlar dinlemiyor bile.

– Batı’dan ve aydınlanmadan farklı bir geleneksel terbiye sistemi karşısındayız, öyle mi?

Dr. SUSANNE BAUMGART – İslam toplumlarında kız çocukları “kırılganlık”, “narinlik”, “mücevher” veya “az bulunurluk” doğrultusunda terbiye ediliyor, böylece de bunlardan her türlü sorumluluk alınmış oluyor. Yardıma muhtaç hale getiren bu terbiye sayesinde, böyle eğitilen kadınlar, kocalarına veya ailelerine bağımlı kılınıyor. Bu insanlar, genelde hiç kendi yaşamlarını “kendi ellerine alabilecek” durumda değildir.

BASKININ HİSSEDİLMESİ MÜMKÜN

– Ama modern toplumlarla iç içe yaşanıyor, sonuçta küresel bir zamandan geçiyoruz. Kadınların bu baskıyı hissetmemesi ve çıkış yolu aramaması mümkün mü?

Dr. SUSANNE BAUMGART – Değil tabii… Bazı hareketlenmeleri herkes görüyor. Bir direnme var. Son yıllarda, bu kısmen toplumsal normlara kısmen de devlet nizamına karşı genelde Batı’da yüksek öğrenim gören veya Batı eğitimli özel okullarda giden, gerek kendileri gerekse onları çevreleyen toplum hakkında bir başka bakış edinmiş kadınlar direniyor. Örneğin Tunus’ta Müslüman kadınların sadece Müslümanlarla evlenebilmesine yönelik yasa engellendi ve mirasta kız evlada erkek evlatlarla eşit muamele en azından siyasal tartışmalara girmiş oldu. Çokeşlilik, ki İslam’ın savaşçı döneminden kalmadır ve kadınların bakımının sadece nikâhlı evlilikle garantiye alınabildiği bir ırsi mirastır, Tunus’ta çoktan yasaklanmış bulunuyor, Fas’ta ise en azından toplumsal bir kabul görmüyor. Şimdi Arabistan’da da kadınlar kocalarının daha başka kadınları nikâhlamasını veya hatta evlenmeyi kabullenmez oluyor. Şu sıralarda Arabistan’da kadınların yüzde 10’u bekâr ve bu, yaygın çokeşliliğe rağmen en azından şaşırtıcı bir şey. Özetle: Orada da kadınlar toplumsal baskıya rağmen kamusal alanda artık peçe takmıyor ve tırnaklarına oje sürerek de dinsel gerekçelere dayandırılan toplumsal normlara boyun eğmeye hazır olmadıkları yolunda sinyal veriyorlar.

– Tamam da, bu görece Avrupa’ya uzak ve “modern öncesi zihniyetin ürünü” gelişmeler, Almanya ve Münih’te, nasıl bir soruna dönüşüyor?

Dr. SUSANNE BAUMGART – Neresinden bakarsanız bakın, bir sorun karşısındayız: Çünkü işte bu erkek ve kadınların Batılı toplumlara göçüyle, sadece ataerkil uygulamalar değil, bunlara ait zihniyetler de toplumlarımıza girmiş oluyor. Dolayısıyla “sosyal olmayan bir devletten“ gelen biri, Almanya’daki yaşam için okuma-yazmanın büyük bir aileden çok daha önemli olduğunu hemen anlayamıyor. Hakları, güçlü bir kuzenden çok, bir avukatın alabileceğini anlayamıyor. Anayasanın gerçekten herkes için yürürlükte olduğunu ve bunun yerine belli bir cemaatin (dinsel olsun, etnik olsun) kurallarının geçemeyeceğini anlayamıyor. Bu yüzden, göç alan toplumlar için, polisiye ve hukuksal fiillerle ataerkil sistemlerin bu urların sistemimize girmesini durdurmak sürekli bir görevdir.

– Nasıl yapılabilir bu?

Dr. SUSANNE BAUMGART – Tek tek insanlara psikolojik açıdan da eşlik ederek, onları yalnız bırakmayarak yapılabilir. Hatta basit duyarlı insani bir tutumla, bu insanların toplumumuz ve sistemlerimize olan yollarını açmak da öyle bir görevdir. Sosyal devlet sistemlerimizin, değişen toplumların değişmiş taleplerini karşılayıp karşılamadıklarını, eğer karşılamıyorlarsa onları bunlara uydurmak da gözden geçirilmelidir.

HALKWEB-MÜNİH

 

Popüler Haberler

500 bin için başvurdular, Stuttgart “5 bin kişi” dedi: Kim bu “korona yasağı“ karşıtları?

Almanya’da mart ayından bu yana süren ve gittikçe büyüyen korona protestoları adeta tsunamiye dönüştü. Stuttgart’ta cumartesi günü 500 bin kişi sokağa çıkmaya hazırlanıyordu. Saatler kala Stuttgart Belediyesi salgın tedbirleri çerçevesinde  “500 bin değil 5 bin” dedi. Gösterinin organizatörleri dava açtı.

Almanya’nın Türkçe radyosu artık 20 yaşında bir genç

BERLİN  Fotoğraflar: Mesut HASTÜRK Artık 20 yaşında bir genç olarak bakılan ve 24 saat Türkçe yayın yapan Federal Almanya’nın en etkili radyosu Metropol FM, zorlu bir...

Maske yok, test yok: Almanya’da Türk inşaat işçileri koronaya yakalandı

Salgın döneminde “Stuttgart 21” şantiyelerinde çalışan ve Türkiye’den getirilen 6 inşaat işçisinin koronavirüse yakalandığı haberi Almanya’da ortalığı karıştırdı. Türk inşaat firması ERFA bünyesinde çalışan 6 Türk işçide koronovirüsü tespit edilirken, ikisi hastaneye kaldırıldı. 4’ü ise barınma yerlerinde iki hafta tutulacak.

Avukat İlke Çakar uyardı: “Türkiye’den emeklilikte zam öncesi son 2 gün“

Türk hukukçu ve sosyal güvenlik alanında uzman avukat İlke Çakar, Avrupalı Türklere seslenerek “Türkiye’den emeklilikte zam öncesi son 2 gün fırsatını değerlendirin” dedi.

Sosyal medyada bu karikatür dolaşıyor: “Atatürk ayakkabılı Erdoğan”

Almanya’da Twitter, WhatsApp ve Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinden, ayağına bol gelen Atatürk ayakkabıları ile aynaya bakan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karikatürü dolaşıyor.

Tüm Haberler

Alman milliyetçilerin işçi sınıfından destek alma hesapları: Sağ popülistler sendika binasını işgal etti

Sağcı eylemcilerin Alman Sendikalar Birliği sendika işgali, yeni soru işaretlerine neden oldu. Polis binaya izinsiz giren 5 milliyetçi eylemciyi itfaiye ekiplerinin yardımı ile aşağıya indirdi ve gözaltına aldı.
dd

Avusturya fena karıştı: “Büyükelçi Ozan Ceyhun Hıristiyanları aşağıladı” iddiası

Avusturya Büyükelçisi Ozan Ceyhun'un AKP destekli Ramazan toplantısında Hıristiyan ve Avusturya değerlerini rencide edici ifadelere yer verdiği iddiası Viyana'ya bir bomba gibi düştü. Açıklama için Uyum Bakanlığına davet edilen “eski solcu” Ceyhun, “Yanlış anlaşıldım” derken, konuşmanın videosunda yer alan ifadelerin kuşkuya yer bırakmadığı ileri sürüldü. 
dd

“Merkel farkı”: Almanya’nın koronavirüsle mücadelesinde kadınca yaklaşım etkili olmuş

Federal Almanya, uluslararası değerlendirmelere göre, koronavirüsle mücadelede başarılı ülkeler arasında yer alıyor. Berlin eyalet milletvekili Emine Demirbüken-Wegner bu başarının “bir kadın farkı” olarak görülmesini önerdi.
dd

AB’nin geleceği: İngilizlere göre Avrupa yeniden nasıl şekilleniyor?

Pandeminin, Avrupa Birliği’ni çözülmeye götürebileceğine dair bir  analiz İngiliz The Guardian gazetesinde yayınlandı. Çözülmenin  birden fazla adımdan oluşacağına dikkat çekilen değerlendirmede, Avrupa Birliği’nin yıkıcı darbeler alacağı belirtiliyor.  
dd

Stuttgart Başkonsolosu Öner: “Gençlerimiz 19 Mayıs ruhuyla her iki topluma da yarar sağlayacak”

Esslingen Nürtingen ve Çevresi Türk Okul Aile Birlikleri Derneği (Toab Ess/Nür) “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” kutlamaları çerçevesinde dijital şölene damgasını vurdu.
dd

Almanya’nın dört bir köşesinde Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okudular

Almanya’daki Türkiye kökenli gençler ülkenin dört bir yanında çektikleri videolarla özel bir 19 Mayıs kutlaması gerçekleştirdiler.
dd

Kabare ustası Muhsin Omurca: “Korona çağının ‘en komiği’ sağ popülistler”

Muhsin Omurca korona yasağı karşıtlarına  seslendi: “Koronanın ‘en komiği’ sağ popülistler ve komplo teoriciler. Ne kadar komik olduklarını bilseler bu işten iyi para kazanırlardı”
dd

Stuttgart korona gösterilerinin kalesine dönüştü: Polis ceza yağdırdı

Almanya'da kentlerde düzenlenen korona önlemlerini protesto gösterileri bir kez daha sağ popülistlerin ve komplo teoricilerin şovuna dönüştü. Haftalardır korona yasağı karşıtlarının eylemlerine sahne olan Stuttgart adeta salgın gösterilerinin kalesi durumunda. Polis kurallara uymayan eylemcilere ceza yağdırdı.
dd