Siyaset AfD sarsıntısının yankıları sürüyor: Öncü deprem mi, artçı deprem mi?

AfD sarsıntısının yankıları sürüyor: Öncü deprem mi, artçı deprem mi?

Almanya’da siyasi sahnede sağ popülistlerin yükselişine ilişkin kaygılar giderek artarken, Yeşil siyasetçi Memet Kılıç “deli cesareti” çağrısıyla dikkat çekti. Kılıç, ırkçı tehdide karşı geniş bir karşı blok kurulması gerektiğini hatırlattı.

1 Eylül 2019 pazar günkü eyalet seçimlerinde Saksonya’da Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi ve Brandenburg’da ise Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) oylarındaki düşüşe karşın zaferle çıktı. Oylarını arttıran sağ popülist “Almanya için Alternatif” (AfD) ise her iki eyalette de sandıkta ikinci güç oldu. AfD’nin beklentileri aşan oy sıçramasına yönelik tepkiler devam ediyor. Göç, mülteci ve yabancı düşmanlığını merkeze alan seçim kampanyaları ile toplumdaki korkuları ve gelecek endişelerini körükleyen AfD’nin birinci parti konumuna yükselememiş olmasının kamuoyunu rahatlatamadığı gözleniyor.

Birlik’90 / Yeşiller partili siyasetçi Memet Kılıç, AfD’nin gücüne güç kattığı seçim sonuçlarını HALKWEB için değerlendirdi.

“GÖÇMENLERİ KOVSAK BÜTÜN SORUNLAR ÇÖZÜLÜR” MANTIĞI RAĞBET GÖRÜYOR

– II. Dünya Savaşı’nın başladığı 1 Eylül 1939 tarihinden tam 80 yıl sonra Almanya’da ırkçı üyelerin ağırlıklı olduğu parti AfD, iki doğu eyaletindeki bu büyük seçim başarısını neye borçlu dersiniz?

MEMET KILIÇ –Bu partinin başarısının iç ve dış olmak üzere farklı dinamikleri var. Tüm dünyada gelecek kaygısı ve yaşananlara güvensizlik arttı. Hayat her zamankinden daha karmaşık bir hale geldi. Karmaşık sorulara anlaşılır yanıtlar verebilmek zorlaştı. Tüm dünyada ve Avrupa’da popülist partiler ve liderler şu an için rağbet görüyor. Örneğin Avrupa’nın bir çok ülkesinde “Göçmenleri ve Müslümanları kovsak bütün sorunlar çözülür” diyen popülist ırkçı partiler rağbet görür hale geldiler.

“SEÇMEN DÜZEN PARTİLERİNE MESAJ VERMEK İSTEDİ”

Almanya içerisinde yaşanan ciddi kamplaşma da, özellikle sırf protesto amaçlı oy kullanan seçmenin düzen dışı olarak gördüğü partilere yönelmesine neden oldu. Yani bu partinin seçmen potansiyelinde, onu seçmek değil de düzen partilerini rahatsız etmek isteyen seçmenlerin önemli bir oranı var. Ayrıca seçmen geleceği ilgilendiren konularda net yanıtlar veren partileri tercih etmekte. Örneğin ırkçı parti, göçmenlere ve Müslümanlara karşı olduğu için, ayrıca çevreyi koruma önlemlerini reddettiği için, ona oy verenler var. Öte taraftan da göçmenlere sahip çıkıp çevreyi koruma konusunda radikal önlemler talep eden Yeşiller var. Bakıldığında bu iki partinin oyu arttırdığı görülür.”

“ALMANYA’DA DA METAL YORGUNLUĞU VAR”

– Almanya’da seçmenleri ırkçıların kucağına iten kitle partileri CDU/CSU vee SPD sizce seçmeni neden kucaklayamıyor?

MEMET KILIÇ -İki büyük kitle partisinin federal düzeyde uzun süredir koalisyon kurmuş olmalarının yarattığı bir metal yorgunluğu var. Bunun dışında, bu partiler geleceğe yönelik konularda fikir üretemez hale geldiler ve iç tartışmalarını bir türlü bitiremediler. Bu da seçmende iki reaksiyona neden oluyor. Birincisi bu partilerden uzaklaşmak, örneğin seçime takılmamak; ikincisi ise seçime giderek AfD’ye partiye oy vererek kendi partilerini cezalandırmak veya Yeşiller’i seçerek gelecek konusunda çözümler üreten bir partiye destek olmak.

“HİÇBİR ZAMAN ÇOK GEÇ DEĞİL”

– Saksonya ve Brandenburg’da en iyi sonuçları almayı başaran aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) parlamentolarda ikinci büyük siyasi güç oldu. Her iki eyalette de en güçlü birinci parti olmaması ise kimseyi rahatlatamadı. “Şimdi artık her şey için çok geç” denilebilir mi?

MEMET KILIÇ -Hem tarihte yaşananlar hem de günümüzde yaşananlar hiçbir zaman “Artık çok geç!” deyip enseyi karartmanın doğru olmadığını göstermektedir. Avusturyalı yazar Stefan Zweig ve eşi Brezilya’da mülteci olarak yaşamak zorunda kalmışlardı. Artık Hitler rejiminin yenilemeyeceğini ve dünyaya hâkim olacağını düşünerek intihar etmelerinden çok kısa bir süre sonra Hitler rejimi çöktü.

Dirençli ve kararlı olunursa, ırkçıları ve dincileri yenmek için hiçbir zaman geç değildir. Ayrıca Almanya’nın Hitler rejimine dayanan kötü tecrübesinden kaynaklanan dirençli bir yapısı olduğunu da unutmamak gerekir. Ancak söylediğim gibi önemli olan demokratların ve toplumun ana çatısının demokrasi konusunda gösterecekleri kararlılıktır. Bu konuda hepimize görev düşmektedir.

“IRKÇI PARTİLERE KARŞI GÜÇLÜ VE GENİŞ BLOKLAR ŞART”

-Başta sağ popülist parti olarak siyasi sahneye çıkan ancak gittikçe radikalleşen AfD’nin bu önlenemeyen yükselişi bize Almanya hakkında neyi anlatıyor?

MEMET KILIÇ -Hamaset ile kitleleri coşturmak kolay bir yöntemdir. Ancak ucuz ve aynı zamanda tehlikeli bir yöntemdir. Ekonomiyi, diplomasiyi ve barışı başarıyla korumak ise hamaset ile olmuyor. Bilgi, kurumlar ve kadrolar gerektirir. Dünyanın birçok yerinde ırkçı ve dinci oluşumların bu yeteneklerden yoksun oldukları tespit edilmektedir. Ancak bu partiler büyümeye başladıklarında karşılarında bir demokrasi birlikteliği göremezlerse, diğer partiler çeşitli nedenlerle birbirlerini ayrıştırmaya tercih ederlerse, bu partiler maalesef başarılı olabilmektedirler. Öyleyse ırkçı ve dinci partilere karşı geniş bloklar oluşturulması elzemdir.

– Soykırım geçmişi olan Almanya’da ırkçı bir partinin iktidara gelmesini mümkün görüyor musunuz?

MEMET KILIÇ:Hem tarih ve hem de günümüzde yaşananlar aynı zamanda “Şu olmaz, bu olmaz” demenin de doğru olmadığını göstermektedir. Konu demokrasi, insan hakları, huzur içinde birlikte yaşamak ise, tek tek parti veya kişilere güvenmek doğru değildir. Her bir birey ve kurum bu konularda hassasiyetini göstermek ve elinden geleni yapmak mecburiyetindedir. Gerçekçi olmak kötümser olmak anlamına gelmez. Her zaman gerçekçi analizler yapmak, ve aynı zamanda her zaman daha güzel bir gelecek için umudu ve cesareti yitirmemek önemlidir. Siyasette bilgili olmak yetmez, aynı zamanda cesur da olmak gerekir. Irkçılıkla mücadelede herkesi “deli cesaretine” davet ediyorum.

MEMET KILIÇ HAKKINDA

Malatya doğumlu 51 yaşındaki Yeşil siyasetçi Memet Kılıç aynı zamanda Türkiye ve Almanya barosu avukatı olarak da ağırlıklı olarak yabancılar hukuku, Avrupa hukuku konularında Heidelberg’de çalışmalarını sürdürüyor. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Memet Kılıç Ruprecht Karl Üniversitesi’nde master öğrenimi gördü.

Türk-Alman Hukukçular Birliği ve Avrupa Konseyi Göç Uzman Komitesi üyesi Memet Kılıç 2009-2013 yılları arasında Alman Federal Meclisi’nde Yeşiller milletvekili olarak İçişleri Komisyonu’nda görev aldı. 2017 yılında Ren Neckar bölgesinden Federal Meclis milletvekilliği için yeniden adaylığını koydu, ancak seçilemedi.

Almanya’daki Türkiye kökenli politikacıların Türkiye için daha fazla angaje olmasını destekleyen bir etkinliğe davet edilen Memet Kılıç, 2010 yılında o dönemde başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’ın davetini reddetti. Kılıç, Cem Özdemir başta olmak üzere Yeşiller Partisi’nden birçok isimle birlikte Erdoğan’a bir açık mektup yazmış ve ifade özgürlüğüne yönelik saldırılara son vermesini talep etmişti.

IŞIN TOYMAZ – STUTTGART

 

Popüler Haberler

Stuttgart’ta “kültürler arası” Noel konseri

Almanya’nın Stuttgart kentinde “İnterkültürel Noel Konseri” akşamı düzenleniyor.

Ahmet Arpad’ın fotoğraf sergisi: Türkiye’den insan manzaraları

Alman toplumunun iç içe yaşadığı ve hangi koşullardan bu ülkeye geldiği konusunda pek fazla bilgi sahibi olmadığını düşünen yazar Ahmet Arpad, Türkiye’den portreleri segilemeyi sürdürüyor.

Alman uzmanın göç uyarısı: Gelen kadınların dışlanmasına karşı özel destek gerekiyor

Son yıllarda Müslüman göçmenlerin beraberlerinde birçok kısıtlayıcı normu da Avrupa’ya taşıdıklarını hatırlatan Dr. Susanne Baumgart, kadınları toplumsal yaşamdan uzak tutan eğilimlere karşı anayasal ve psikolojik destek verilmesini istedi.

“Türkçe cemaatlere teslim edilemeyecek kadar kutsaldır”

Almanya’da kan kaybeden “Türkçe” dersleri için alarm veriliyor. AKP hükümetinin Türkçe derslerini cemaatlerin çatısı altına yerleştirme politikası ülkede Türkçe derslerine ilgiyi her geçen gün azaltmaya devam ediyor.

Tüm Haberler

Stuttgart’ta “kültürler arası” Noel konseri

Almanya’nın Stuttgart kentinde “İnterkültürel Noel Konseri” akşamı düzenleniyor.
dd

Ahmet Arpad’ın fotoğraf sergisi: Türkiye’den insan manzaraları

Alman toplumunun iç içe yaşadığı ve hangi koşullardan bu ülkeye geldiği konusunda pek fazla bilgi sahibi olmadığını düşünen yazar Ahmet Arpad, Türkiye’den portreleri segilemeyi sürdürüyor.
dd

Alman uzmanın göç uyarısı: Gelen kadınların dışlanmasına karşı özel destek gerekiyor

Son yıllarda Müslüman göçmenlerin beraberlerinde birçok kısıtlayıcı normu da Avrupa’ya taşıdıklarını hatırlatan Dr. Susanne Baumgart, kadınları toplumsal yaşamdan uzak tutan eğilimlere karşı anayasal ve psikolojik destek verilmesini istedi.
dd

“Türkçe cemaatlere teslim edilemeyecek kadar kutsaldır”

Almanya’da kan kaybeden “Türkçe” dersleri için alarm veriliyor. AKP hükümetinin Türkçe derslerini cemaatlerin çatısı altına yerleştirme politikası ülkede Türkçe derslerine ilgiyi her geçen gün azaltmaya devam ediyor.
dd

AB’nin yaptırımları ciddi: Brüksel ve Berlin’le Ankara’nın doğalgaz sürtüşmesi ısınıyor

AB Dışişleri Bakanları, Türkiye kamuoyu ABD ve Trump ile meşgul edilirken, Ankara'ya karşı ağır bir yaptırım kararı aldı. Ankara, Doğu Akdeniz'de ve kendi ekonomik tasarruf bölgesinde kaldığını ileri sürdüğü sulardaki doğalgaz yataklarında arama ve çıkarma çalışmalarında kararlı. Özellikle Kıbrıs nedeniyle, Berlin-Brüksel hattı ve Ankara arasındaki iplerin gerildiği gözleniyor. Mültecilere kapıların açılması tehditlerine yönelik tepkiler sertleşiyor.
dd

Esslingen’e Türkiye kökenli “Yeşil Başkan”: Yalçın Bayraktar

Türkiye kökenli Almanların yerel yönetimlerde etkili görevlere gelmelerinde üst üste sürprizler yaşanıyor. Hannover'den sonra Esslingen'de de yeni bir görevlendirme yapıldı.
dd

Barışçılar tedirgin: Almanya silah ihracatında rekora yürüyor

Sol Parti’nin soru önergesine Alman hükümetinin verdiği yanıta göre, bu yılın ilk 10 ayında 7 milyar 420 milyon avro değerinde silah ihracatına onay verildi. Buna göre, silah satışı 2015 yılındaki rekora ulaştı.
dd

Avrupa’dan kesecek: Almanya’dan kendi ulusal uzay programına ek bütçe

Alman hükümeti, ulusal uzay programlarına daha fazla bütçe ayırmaya karar verdi. Almanya, Avrupa Uzay Ajansı’na yaptığı mali katkıyı ise azaltmayı planlıyor.
dd