Siyaset Ali Çarman katliamın ardından Hanau’yu dolaştı: “Bazı acılar dinmez”

Ali Çarman katliamın ardından Hanau’yu dolaştı: “Bazı acılar dinmez”

Almanya’nın Hanau kentindeki ırkçı terör saldırısının ardından gazeteci Ali Çarman konuyla ilgili bir yazı kaleme aldı. “İnsanı canavarlaştırıp sokağa bırakan politikalara karşı hep birlik olup mücadele etmezsek daha içimiz çok kanayacak” diyen Çarman gittiği katliamın yaşandığı Hanau kentinden izlenimlerini şöyle aktardı.

Almanya’nın Hanau kentindeki ırkçı terör saldırısının ardından gazeteci Ali Çarman konuyla ilgili bir yazı kaleme aldı. “İnsanı canavarlaştırıp sokağa bırakan politikalara karşı hep birlik olup mücadele etmezsek daha içimiz çok kanayacak” diyen Çarman gittiği katliamın yaşandığı Hanau kentinden izlenimlerini şöyle aktardı.

“Önümüzdeki yıl Türkiye kökenli işçilerin Almanya’ya göçünün 60’ıncı yılı. Birçok kurum bu konuda şimdiden hazırlıklar yapmaya başladı bile.

‘Modern’ köle anlaşmasıyla daha önceleri hiç bilmedikleri, rüyalarında dahi görmedikleri, dilini, görgüsünü, kuralını bilmedikleri bir ülkeye gelmeye gönüllü olmak çok da övünç duyulacak bir durum değil. Ancak ekmek parası peşine düşmek insanı oradan oraya savuruyor.

Almanya’ya getirilen bütün göçmenler (İtalyan, Yugoslav, Yunan, Portekizli, Kürt, Türk…) gece gündüz demeden çalışıp didindiler. Gelinen yerde önemli bir kesimde Almanya’yı ikinci yurt olarak görme bilinci gelişti.

Burada doğan, okuyan, meslek gören gençler geleceklerini Almanya’da arar oldular. Dedelerinin veya babalarının geldikleri ülke onlar için sadece gezmek görmek için görülen bir ülke oldu.

60 YILDA SONU GELMEYEN IRKÇI SALDIRILAR

Hak arama sürecinde yurt dışı edilme tehdidi, dil bilmediği için dışlanma, iş ve ev ararken Almanlara öncelik tanıyan tutumlar, İslami bir ülkeden gelindiği için horlanmalar ve bu insanlık onurunu rencide eden günlük yaptırımlara bir sonu gelmek bilmeyen ırkçı saldırılar eklenince insan diyecek bir söz bulamıyor.

Öncesi bir yana, son 30 yıl içinde 200 den fazla insan ırkçılar tarafında katledildi. Mölln, Berlin, Rostock, Solingen ve peş peşe işlenen NSU cinayetleri.

Sayısız denebilecek kadar, saldırılar, tehditler, evlere çizilen gamalı haçlar ve ‘Defolun gidin!’ demeler. Bütün bunlar ve daha da sayılabilecek onlarca olay, Almanya gibi bir ülkede yaşanmakta.

TARİHTE YENİ BİR KARA GÜN

Irkçılar 29 Mayıs 1993’te Solingen şehrinde aynı ailede beş kişiyi katlettiklerinde toplumda büyük bir tepki ve protesto hareketi görüldü. Ve birçok kişi ‘Bir daha böyle bir durum yaşanmaz’ dedi. Acı ve iyi niyetle söylenen bu sözler kısa bir süre sonra anlamını yitirdi. Irkçı saldırganlık durmak bilmedi. Zira, ırkçılığın yeşerdiği zemini kurutmak için gerçek manada çaba sarf edilmedi.

Ve 19 Şubat akşamı bütün haber ajansları insanlığı derin üzüntüye boğan haberi geçtiler. Masallar şehri olan Hanau’da ırkçı saldırganlar bir kez daha göz göre göre 9 göçmeni hunharca katlettiler. İnsanlıktan nasibini almamış cüretin bu kadarı ne ile izah edilebilir acaba?

Katliam haberi duyulur duyulmaz başta antifaşistler olmak üzere bütün duyarlı insanlar harekete geçti. Almanya’nın onlarca şehrinde anma ve protesto için harekete geçildi.

GÖZYAŞLARI İÇİNDEKİ ÇOCUKLAR

Katliamdan iki gün sonra bir grup arkadaşla katliamın yaşandığı şehirdeyiz. Yüz bin nüfuslu şehir sessiz sedasız sanki karalar giyinip yasa bürünmüş.

Katliamın başlangıç yeri Heumarkt meydanındayız. Sokak hâlâ polislerce kapatılmış. Polis incelemede bulunuyor. İnsan sormadan edemiyor. Sözde görevi vatandaşı korumak olan polisler katliam işlerken nerede idiler? Katliam sonrası kaç görevli istifa etti? Emniyet müdürü aynı koltukta hâlâ nasıl rahat oturabiliyor?


Saldırıların olduğu duvar dipleri, kapı girişleri, sokaklar mumlar ve çiçeklerle dolmuş. On yaşındaki çocuklar büyük bir saygı ve gözyaşları içinde ellerindeki acının güllerini usulca yere bırakmaktalar. Birçok televizyon kanalı kameralarını olay yerine çevirip yayınlar yapmakta.

Oradan Grimm Kardeşler anıtının bulunduğu alana ilerliyoruz. Belediye binası önündeki alana dikili anıtın dört tarafı mumlar, çiçekler ve küçük notlarla dolmuş. Birlikteyiz dövizinin ‘Birlik’ sözcüğü kalp içine alınmış. Defter yapraklarına yazılmış sözlerden ilk elden gözümüze çarpanlar: Irkçılığa karşı ayaktayız, hepimiz insanız, bölünmeye karşı bir olalım, ırkçılar şehrimizden defolsun…

Kürtçe yakılan ağıtlar… Ve Kürt kadınları, yürek patlatırcasına ağıtlar yakmaktalar. İnsan bu ağıtlara dayanamıyor.

GÖZ YAŞLARIMIZI TUTMAK MÜMKÜN DEĞİL..

Kurt-Schumacher alanındaki Arena Cafe/Bar’ın önü kalabalık. Hanau Demokratik Kürt Toplum Merkezi imzalı siyah pankartı önünde konuşmalar yapılmakta.

Irkçı terörün katlettiği dokuz kişinin adları tek tek gözyaşları içinde okundu.

Ferhat Ünvar, Gökhan Gültekin, Fatih Saraçoğlu, Sedat Gürbüz ile Hamza Kurtovi (Bosnalı), Mercedes Kierpacz (Polonyalı), Kaloyan Velkov (Bulgar), Vili Viorel Pun (Romanyalı), Said Nasser El Hashemi (Afganistanlı).

‘Onlar ölmediler yüreklerimize gömüldüler’ dercesine fotoğraflarını göğüsleri üzerinde taşımaktalar. Gençlerin yoğunluğu dikkat çekmekte.

IRKÇILIĞA KARŞI IRKÇILIKLA MÜCADELE EDİLEMEZ

Ağrılıların Almanya’da en çok yaşadıkları şehri olan Hanau’daki ırkçı katliamda yaşamını kaybedenlerden beş kişi Kürt. Katledilen Kürt genci Ferhat Ünvar’ın babası: ‘Oğlumun arkası dönükken ateş edilmiş. Bunu kabullenmek çok zor. Oğlumun tek suçu göçmen olmak idi.’

Demokratik kurumlar bu konuda dikkatli ve sorumlu davranırken Türk medyasında çıkan haberlerde katliamın sanki özel olarak Türklere karşı yapıldığı işlenmekte. Daha cenaze törenleri yapılmamış, aileler ve insanlar büyük bir acı içinde iken inatla öldürülenler Türk denilerek milliyetçilik körüklenmekte. Katliamı dahi istismar etme gafletine düşenler aslında ırkçılara yeni saldırılar için malzemeler vermekteler.

Evladını kaybetmiş anne ‘Irkçılık başka bir aileyi yakmasın, başka gençlerin canını almasın!’ diye yakarış için sözler sarf ederken, bir yerlerden basılırcasına el altında koca koca bayraklar dağıtmak ne ile izah edilir?

BAZI ACILAR DİNMEZ

O gün dört-beş saat deli gibi oradan oraya gezindik. Annelerinin, gençlerin, çocukların gözyaşlarına tanıklık ettik. Zaman zaman bizler de ağladık.

İnsanı canavarlaştırıp sokağa bırakan politikalara karşı hep birlik olup mücadele etmezsek daha içimiz çok kanayacak.

Artık hiçbir güç masallar şehrine kara bir leke olan düşen bu katliamı silemez. İnsanlık var oldukça Almanya’nın Hanau şehrinde dokuz göçmen gencin katledilmesi unutulmayacak.

İnsanlığı tehdit eden ırkçılığa karşı on yaşındaki Alman çocuğun yazmış olduğu ‘Hep Biriz’ sözleri kulağımıza küpe olmalı ve ona uygun davranmalı.

Belki o vakit ırkçı saldırılar yok olabilir.

Katledilen dokuz canımızın başta ailelerine, yakınlarına olmak üzere bütün insanlığa sabırlar dileriz.”

ALİ ÇARMAN – HANAU

 

Popüler Haberler

Ürküten korona senaryolarının ardı arkası kesilmiyor: “Anarşi çıkabilir”

Şimdi de Alman İçişleri Bakanlığı’na ait korona virüsüyle ilgili çok gizli bir belge basına sızdı. Tam üç senaryo üzerinde durulan rapora göre kısmi sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamaların uzaması ekonominin ağır darbe almasına, dolayısıyla anarşiye yol açabilir.

Almanya o raporu rafta mı unuttu? Salgında 7,5 milyon kişi ölebilir

Ortalıkta sayısız koronavirüs salgınıyla ilgili komplo teorisi ve senaryolar dolaşsa da, Almanya’nın bundan sekiz yıl önce hazırlattığı “Sivil Halkı Korumada Risk Analiz Raporu“ aslında hedefi en iyi tutturan senaryo olmuş. O rapor rafta unutulmuş olabilir mi? Almanya günümüzde yani 2020‘deki küresel salgınla ilgili şaşılacak derecede, bire bir benzeyen bir rapor hazırlamasına karşılık gereken tüm tedbirleri de beraberinde almış mı gerçekten?

Deniz bitti: AKP’nin gözü, yurtdışındaki Türklerin emekliliğinde

AKP hükümeti tarafından Meclis’e sunulan “Yeni Ekonomi Paketi” yurtdışı Türklerinin emeklilik hakları ile ilgili olumsuz düzenlemeleri de beraberinde getiriyor. Söz konusu paketle AKP, SSK borçlanmasının kaldırılmasını da teklif etti.

Müzisyen Suavi Almanya’dan uyardı: “Alevileri tuzağa düşüremezsiniz!”

Tanınmış sanatçı Suavi, Almanya'daki konseri sonrasında Alevilere yönelik yeni oyunlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Koşu proteziyle bir mitoloji kahramanı: Ali Laçin’in öyküsü

Uluslararası alanda da başarısıyla gündeme gelen engelli sporcumuz Ali Laçin, umut dolu bir resim çizdi. Laçin, “Engellerle karşılaşınca ayağa kalkmak ve zorluklara göğüs germek gerekiyor. Her şeyden önce ilk adımı atmak çok önemli” diye konuştu.

Tüm Haberler

Ürküten korona senaryolarının ardı arkası kesilmiyor: “Anarşi çıkabilir”

Şimdi de Alman İçişleri Bakanlığı’na ait korona virüsüyle ilgili çok gizli bir belge basına sızdı. Tam üç senaryo üzerinde durulan rapora göre kısmi sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamaların uzaması ekonominin ağır darbe almasına, dolayısıyla anarşiye yol açabilir.
dd

25’inci yılda kötü şaka: Nürnberg Film Festivali ertelendi

Avrupa'da Türk sinemasıyla ilgili festivallerin en gelişkini olarak tanımlanan Nürnberg Film Festivali, “koronavirüs” salgını nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde bu tarihsel etkinliği ertelemek zorunda kaldı.
dd

Almanya o raporu rafta mı unuttu? Salgında 7,5 milyon kişi ölebilir

Ortalıkta sayısız koronavirüs salgınıyla ilgili komplo teorisi ve senaryolar dolaşsa da, Almanya’nın bundan sekiz yıl önce hazırlattığı “Sivil Halkı Korumada Risk Analiz Raporu“ aslında hedefi en iyi tutturan senaryo olmuş. O rapor rafta unutulmuş olabilir mi? Almanya günümüzde yani 2020‘deki küresel salgınla ilgili şaşılacak derecede, bire bir benzeyen bir rapor hazırlamasına karşılık gereken tüm tedbirleri de beraberinde almış mı gerçekten?
dd

Sucuk üretiminde sular durulmuyor: İşyeri işçi temsilcisi işten atılmakla tehdit ediliyor

Merkezi Federal Almanya’nın Köln kentinde bulunan ülkenin en köklü Türk et ve sucuk üreticisi Egetürk’te işçilerin toplu iş sözleşmeleri için hak aramalarıyla başlayan gerginlik tırmanmaya devam ediyor.
dd

Yeni Vatan: Viyana’nın Türkçe gazetesinden “koronavirüs özel sayısı”

Bu yıl 20 yaşını geride bırakan Viyana'nın en etkili Türkçe yerel gazetesi Yeni Vatan, mart ayı sayısını “koronavirüs” ile mücadeleye ayırdı.
dd

Berlin’de Barışlar için eyleme Afrikalı ve Kanadalı gazeteciler de destek verdi

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) tutuklu ve gözaltındaki gazeteciler için Berlin’deki Brandenburger Kapısı önünde bir eylem düzenledi. Gazetecilerin eylemine Kanadalılar ve Afrikalı gazeteciler de destek verdi.
dd

Endişe: Sanatçılar Almanya’da TRT’nin “koronavirüs” önlemine takıldı

Çin’in Wuhan şehrinden dünyaya yayılan ölümcül koronavirüs önlemlerinden TRT sanatçıları da etkilendi.
dd

Serbest bırakılmaları için Berlin’de eylem yapacaklar

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) tutuklu ve gözaltındaki gazeteciler için Berlin’deki Brandenburger Tor alanında eylem düzenliyor.
dd

DİDF ve Sidar Çarman: “Kadın mücadelesi insanlık mücadelesidir”

Almanya’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla çok sayıda etkinlik gerçekleştirildi. Stuttgart kentindeki mitingte Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Stuttgart Teşkilatı adına konuşan sendikacı Sidar Çarman “Biz kadınların mücadelesi aslında bütün insanlığın mücadelesidir” dedi.
dd