Siyaset 11 Eylül'ün 18'inci yılında “üçüncü kule” bilmecesi çözüldü gibi: Patlatılmış!

11 Eylül’ün 18’inci yılında “üçüncü kule” bilmecesi çözüldü gibi: Patlatılmış!

 Resmi açıklamalara kuşkuyla bakanların “komplo teorisyenliğiyle” suçlandığı 11 Eylül 2001 terör saldırısına yönelik yeni bir rapor, ortalığı karıştırdı. Büyük medya geçen hafta kamuoyuna açıklanan “Hulsey Raporu”nu hasır altı ederken, ünlü yazar Daniele Ganser'e göre, bu son araştırma, 11 Eylül tarihinin yeniden yazılma zamanının geldiğine dikkat çekiyor.

11 Eylül saldırılarının 18’inci yılında kamuoyuna açıklanan ama büyük medyanın ısrarla göz ardı ettiği bir rapor, bu kanlı olayın tarihinin yeniden yazılmasını gerektirecek yenilikler içeriyor. Rapora sosyal medyada gösterilen ilgi büyük medyayı zor durumda bırakırken, bu alandaki yenilikleri yakından izleyen bazı araştırmacılar, özellikle uçakların çarpmadığı üçüncü kulenin (WTC7) çöküşüne yönelik “kontrollü patlatılma” saptamasının mantıklı olduğuna dikkat çektiler.

Savaş, gizli servisler, NATO, Gladio gibi konulardaki yazı, kitap ve konferansları büyük ilgi toplayan, bu arada “Nato’nun Gizli Orduları” kitabı Türkçe olarak da yayımlanmış bulunan İsviçreli yazar ve araştırmacı Daniele Ganser, ikiz kulelerinin yanı sıra üçüncü bir kulenin patlayıcılar yardımıyla kendi içine çökmesinin sağlanmış olabileceğinin yeni bir raporla ortaya çıktığını bildirdi.

Savaş ve NATO karşıtlığı nedeniyle sık sık “komplo teorisyeni” olarak suçlanmasına rağmen açıklamalarıyla yeni kapılar açmayı başaran Ganser’e göre, Dr. Leroy Hulsey ve arkadaşlarınca hazırlanan yeni rapordan sonra 11 Eylül tarihinin yeniden yazılması gerekecek. Konuyla ilgili ABD’li uzmanların eylül başında açıkladıkları raporun önemine dikkat çeken Daniele Ganser, 18 yıl önceki saldırıların hiç de öyle anlatıldığı gibi gelişmediğinin yavaş yavaş ortaya çıktığını belirtti.

PATLAYICILAR DIŞINDA BİR AÇIKLAMA OLAMAZ!

Bağımsız ve etkili bir haber-yorum sitesi olan Rubikon’da ABD’li uzmanların son raporunu kısaca yorumlayan Ganser, yaklaşık 3 bin insanını hayatını kaybettiği saldırılarda genelde ileri sürüldüğü gibi iki kulenin değil, 186 metre yüksekliğinde bir başka kulenin daha kendi içine çöktüğünü belirterek, bu çöküşe patlayıcılarca yardım edildiğinin yeni raporlarda da en akılcı açıklama olarak meydana çıktığını hatırlattı.


İkiz kulelere uçakların çarptığını, ama üçüncü kuleye (WTC7) dışarıdan bir müdahale olmadığını kaydeden Ganser’e göre, buna rağmen bu kulenin “paraşütsüz bir paraşütçü” gibi hiçbir dirençle karşılaşmadan büyük bir hızla kendi içine çökmesi, geçmişte de birçok uzmanın tahmin ettiği gibi, ancak daha önce taşıyıcı kolonlara yerleştirilmiş patlayıcılar yardımıyla gerçekleşebilir.

Üçüncü kuleyi ayakta tutan 81 adet çelik kolonun bir anda ve hep birlikte “iflas etmesinin”, böylece binanın hiçbir dirençle karşılaşmadan yerçekimine teslim olmasının bir başka açıklaması olamayacağına işaret eden Ganser, 2001’de çalıştığı Zürih ETH’de Hugo Bachmann ve Jörg Schneider gibi artık emekli olmuş profesörlerinin o zaman kendisine bu doğrultuda yaptığı yorumları da aktardı ve ünlü uzmanların haklı çıktığını belirtti.

114 SAYFALIK HULSEY RAPORU

Alaska Fairbanks Üniversitesinden Amerikalı inşaat mühendisi Dr. Leroy Hulsey’in 114 sayfalık raporunda “WTC7’nin kendi içine çökmesine yangın neden olmadı. Binanın çökmesi ancak tüm taşıyıcı kolonların pratikte aynı anda iflas etmesiyle açıklanabilir” ifadelerinin dikkat çektiğini, ancak elbette patlatma sözcüğüne yer verilmediğini belirten Daniele Ganser’e göre, bu bulgu son derece açık ve ikna edici.

Ganser, “Bu araştırmanın sonucu bir sansasyondur. 11 Eylül 2001 terör saldırısının ve bunu izleyen ABD’nin Afganistan’a 7 Ekim 2001’de açıp bugüne kadar sürdürdüğü savaşın tüm tarihi de yeniden yazılmak zorundadır” görüşünü dile getirdi. Ünlü araştırmacı, böylece National Institute of Standards and Technology (NIST) tarafından 2008’de hazırlanan ve bu kulenin yangın nedeniyle çöktüğünü ileri süren raporunun da çürütülmüş olduğunu kaydetti. Daniele Ganser’e göre, Hulsey Raporu 11 Eylül’ün gerçekten aydınlatılmasını sağlayacak olağanüstü önemli bir katkı.

HALKWEB-FRANKFURT

FOTO: Anidaat/commons.wikimedia.org ; PH2 JIM WATSON, USN/commons.wikimedia.org

 

Popüler Haberler

İlber Ortaylı Tübingen Üniversitesi’nde Türk-Alman ilişkilerini anlatacak

Stuttgart Başkonsolosluğu’nun Tübingen Eberhard Karls Üniversitesi ile işbirliği çerçevesinde “Tarihi Süreçte Türk-Alman İlişkileri“ adı altında bir konferans düzenleniyor.

Avukat İlke Çakar uyardı: “Türkiye’den emeklilikte zam öncesi son 2 gün“

Türk hukukçu ve sosyal güvenlik alanında uzman avukat İlke Çakar, Avrupalı Türklere seslenerek “Türkiye’den emeklilikte zam öncesi son 2 gün fırsatını değerlendirin” dedi.

“Türkçe cemaatlere teslim edilemeyecek kadar kutsaldır”

Almanya’da kan kaybeden “Türkçe” dersleri için alarm veriliyor. AKP hükümetinin Türkçe derslerini cemaatlerin çatısı altına yerleştirme politikası ülkede Türkçe derslerine ilgiyi her geçen gün azaltmaya devam ediyor.

Alman uzmanın göç uyarısı: Gelen kadınların dışlanmasına karşı özel destek gerekiyor

Son yıllarda Müslüman göçmenlerin beraberlerinde birçok kısıtlayıcı normu da Avrupa’ya taşıdıklarını hatırlatan Dr. Susanne Baumgart, kadınları toplumsal yaşamdan uzak tutan eğilimlere karşı anayasal ve psikolojik destek verilmesini istedi.

Tüm Haberler

Stuttgart’ta “kültürler arası” Noel konseri

Almanya’nın Stuttgart kentinde “İnterkültürel Noel Konseri” akşamı düzenleniyor.
dd

Ahmet Arpad’ın fotoğraf sergisi: Türkiye’den insan manzaraları

Alman toplumunun iç içe yaşadığı ve hangi koşullardan bu ülkeye geldiği konusunda pek fazla bilgi sahibi olmadığını düşünen yazar Ahmet Arpad, Türkiye’den portreleri segilemeyi sürdürüyor.
dd

Alman uzmanın göç uyarısı: Gelen kadınların dışlanmasına karşı özel destek gerekiyor

Son yıllarda Müslüman göçmenlerin beraberlerinde birçok kısıtlayıcı normu da Avrupa’ya taşıdıklarını hatırlatan Dr. Susanne Baumgart, kadınları toplumsal yaşamdan uzak tutan eğilimlere karşı anayasal ve psikolojik destek verilmesini istedi.
dd

“Türkçe cemaatlere teslim edilemeyecek kadar kutsaldır”

Almanya’da kan kaybeden “Türkçe” dersleri için alarm veriliyor. AKP hükümetinin Türkçe derslerini cemaatlerin çatısı altına yerleştirme politikası ülkede Türkçe derslerine ilgiyi her geçen gün azaltmaya devam ediyor.
dd

AB’nin yaptırımları ciddi: Brüksel ve Berlin’le Ankara’nın doğalgaz sürtüşmesi ısınıyor

AB Dışişleri Bakanları, Türkiye kamuoyu ABD ve Trump ile meşgul edilirken, Ankara'ya karşı ağır bir yaptırım kararı aldı. Ankara, Doğu Akdeniz'de ve kendi ekonomik tasarruf bölgesinde kaldığını ileri sürdüğü sulardaki doğalgaz yataklarında arama ve çıkarma çalışmalarında kararlı. Özellikle Kıbrıs nedeniyle, Berlin-Brüksel hattı ve Ankara arasındaki iplerin gerildiği gözleniyor. Mültecilere kapıların açılması tehditlerine yönelik tepkiler sertleşiyor.
dd

Esslingen’e Türkiye kökenli “Yeşil Başkan”: Yalçın Bayraktar

Türkiye kökenli Almanların yerel yönetimlerde etkili görevlere gelmelerinde üst üste sürprizler yaşanıyor. Hannover'den sonra Esslingen'de de yeni bir görevlendirme yapıldı.
dd

Barışçılar tedirgin: Almanya silah ihracatında rekora yürüyor

Sol Parti’nin soru önergesine Alman hükümetinin verdiği yanıta göre, bu yılın ilk 10 ayında 7 milyar 420 milyon avro değerinde silah ihracatına onay verildi. Buna göre, silah satışı 2015 yılındaki rekora ulaştı.
dd

Avrupa’dan kesecek: Almanya’dan kendi ulusal uzay programına ek bütçe

Alman hükümeti, ulusal uzay programlarına daha fazla bütçe ayırmaya karar verdi. Almanya, Avrupa Uzay Ajansı’na yaptığı mali katkıyı ise azaltmayı planlıyor.
dd